Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "kısmı"

Learn how to use kısmı in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Tom günün daha iyi bir kısmı boyunca rapor üzerinde çalıştı.
Translate from Turkish to English

Dağın üst kısmı karla kaplıdır.
Translate from Turkish to English

Onun hikayesinin bir kısmı doğrudur.
Translate from Turkish to English

Tom'un söylediğinin bir kısmı gerçekti.
Translate from Turkish to English

Paranın bir kısmı çalındı.
Translate from Turkish to English

Altı çizili kısmı tercüme et.
Translate from Turkish to English

Bu arazinin bir kısmı benim.
Translate from Turkish to English

Bu bıçağı al ve üst kısmı kes.
Translate from Turkish to English

O filmin favori kısmı nedir?
Translate from Turkish to English

Tavuğun en sevdiğin kısmı hangisi?
Translate from Turkish to English

Arazinin bu kısmı üvey anneme aittir.
Translate from Turkish to English

Herhangi bir ülkedeki suçun büyük kısmı 10' lu 20' li yaşlardaki genç erkekler tarafından işlenmektedir.
Translate from Turkish to English

Büyük bir şehrin cazibesinin bir kısmı onun binalarının mimarisinde görülebilen stillerin çeşitliliğine bağlıdır.
Translate from Turkish to English

Hikayenin en üzücü kısmı söylenilmek için kalır.
Translate from Turkish to English

Hokkaido kısmı hâlâ doğal durumunda duruyor.
Translate from Turkish to English

Onun buluşlarının büyük bir kısmı tarihe bilinmeyen olarak kalacağı tahmin edilmektedir.
Translate from Turkish to English

Hangi kısmı anlamadın?
Translate from Turkish to English

Hangi kısmı anlamadınız?
Translate from Turkish to English

Kapa çeneni! En iyi kısmı kaçıracağız.
Translate from Turkish to English

En iyi kısmı kaçırdın.
Translate from Turkish to English

En iyi kısmı kaçırdınız.
Translate from Turkish to English

Gecenin büyük kısmı uyanıktım.
Translate from Turkish to English

Bizler dijital bir çağda yaşıyoruz ve istediğimiz her bilginin de bize bir yerlerde, yazılı olarak bir kitap, kütüphane ya da bir veritabanı aracılığıyla erişilebilir olduğunu düşünmükten zevk alıyoruz. Ne var ki bu gerçek olmaktan uzak bir durum; dillerin büyük bir kısmı hiçbir zaman ne yazıldı ne de kayıt altına alındı.
Translate from Turkish to English

Öyle görünüyor ki, insanlığın zengin kısmı, fakir kısmın problemlerini çok umursamıyor.
Translate from Turkish to English

Yolun en zor kısmı önümüzde.
Translate from Turkish to English

Hayatının geriye kalan kısmı için sadece burada saklanamazsın.
Translate from Turkish to English

Bu, filmin en sevdiğim kısmı.
Translate from Turkish to English

Sanırım bu, filmin en iyi kısmı.
Translate from Turkish to English

Tom hayatının geriye kalan kısmı için hapse gidiyor.
Translate from Turkish to English

Hayatta kalanların bir kısmı da kaçmayı başarmıştı.
Translate from Turkish to English

Sana daha en iyi kısmı anlatmadım bile.
Translate from Turkish to English

En zor kısmı hâlâ yapılacak.
Translate from Turkish to English

Bu elmaların bir kısmı çürük.
Translate from Turkish to English

Kütüphanenin bu kısmı halka kapalıdır.
Translate from Turkish to English

Evin bu kısmı, sabah güneşini alır.
Translate from Turkish to English

Dil öğrenmenin en zor kısmı kelime bilgisini ezberlemektir.
Translate from Turkish to English

Tom ve Mary hayatlarının geriye kalan kısmı boyunca birlikte yaşamayı planlıyorlar.
Translate from Turkish to English

Duvarın iç kısmı beyaz, dış kısmı ise yeşil renkte.
Translate from Turkish to English

Bilgilerin bir kısmı çok önemlidir.
Translate from Turkish to English

O aynı zamanda gölün en derin kısmı.
Translate from Turkish to English

Paramın bir kısmı çalındı.
Translate from Turkish to English

Dil öğrenmenin en zor kısmı kelimeleri hatırlamaktır.

İşin zor kısmı bu.

Son kısmı daha net izah edebilir misiniz?

Ceketin dirsek kısmı aşınıyor.

Adanın bir kısmı çok büyük dalgalar tarafından tahrip edildi.

Binanın sadece bir kısmı deprem tarafından tahrip olmuştur.

Bu konuşmanın en önemli kısmı bütün haberlerde tekrar edildi.

Dersin ikinci kısmı birinci kısmından daha zor ama üçüncü kısım en zordur.

Köprünün sadece bir kısmı yıkıldı.

Yolun sadece bir kısmı kapalıydı.

Bu zor kısmı.

Kar hakkındaki kısmı hariç, sizinle aynı düşüncedeyim.

Paranın büyük bir kısmı harcandı.

Ben zor kısmı zaten yaptım.

Bilmecenin sonraki kısmı nedir?

En zor kısmı zaten bitti .

O en kötü kısmı.

Telefon ve laptop bataryalarında kullanılan kobaltın bir kısmı Kongo'da elle aranarak bulunur.

Bu sadece buz dağının görünen kısmı mı?

Bu kısmı beğeniyorum.

O eğlence kısmı.

Kasabanın bu kısmı ne kadar güvenlidir?

Bu paranın bir kısmı Tom'dan geldi.

Derin okyanusun sadece küçük bir kısmı araştırıldı.

Afrika'nın birçok kısmı Avrupa ülkeleri tarafından sömürgeleştirildi.

Okyanusun en derin kısmı Challenger Deep olarak adlandırılır ve Mariana Çukurunun güney ucunda batı Pasifik Okyanusu'nun altında yer alır.

Okyanus sularının en az yüzde 15'i yılın bir kısmı deniz buzu ile kaplıdır.

İşin zor kısmı burası.

Bu kısmı anlamıyorum.

Bu kısmı gerçekten anlamıyorum.

Zor kısmı çoktan yaptın.

Şehrin bu kısmı çok tehlikelidir.

Dün gece fırtınada çatımızın bir kısmı havaya savruldu.

İşte bu kısmı pek anlamadım.

Buzdağının sadece görünen kısmı.

En kötü kısmı atlattın.

Bu senin yeni romanının bir kısmı mı? Ne zaman kitapçılarda görünecek?

Dil öğrenmenin en zor kısmı kelimeleri ezbere bilmektir.

Bu bölgedeki çiftçilerin büyük kısmı pirinç yetiştirir.

Çok fazla yiyecek getirmişti, bu yüzden bir kısmı arttı.

Yolculuğun en sevdiğin kısmı neydi?

''Romantik akşam yemeği'' sözcük öbeğinin ''Romantik'' kısmı daha çok kadınlara hitap ediyor iken, erkekler için önem arz eden ''Akşam yemeği'' olmaktadır.

Turistlerin büyük kısmı Kosova'dan geliyor.

Fakat bu sürecin bir de kabullenme kısmı var.

Fakat bu yaz, bunların bir kısmı adadan ayrıldı.

İşin asıl zor kısmı şimdi başlıyor.

Yalnızca ücretin bir kısmı alınabiliyor.

İşin en zor kısmı aileleri ikna etmek.

Nüfusun geri kalan kısmı ise on beş yaşın altında.

Bunların yalnızca bir kısmı kaldı.

Malların bir kısmı Almanya'ya ulaştı.

Yol yapım çalışması nedeniyle yolun bir kısmı tek şeride düşürülecek.

Dikkatini çekerim, işin zor kısmı daha başlamadı.

Her planın en önemli kısmı, plan planlandığı şekilde gitmeyince ne yapılacağını planlamaktır.

Kadın kısmı bu işlerden fazla anlamaz.

Hayatımın büyük bir kısmı çoktan bitti.

İşin esas kısmı tamamlanmıştı.

Cezayir'in bu kısmı farklıdır.

Kıbrıs'ın kuzey kısmı şu anda Türkiye'nin işgali altında.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English