Learn how to use kıyafet in a Turkish sentence. Over 60 hand-picked examples.
Bir kıyafet zorunluluğu var mı?
Translate from Turkish to English
Kıyafet zorunluluğu yok.
Translate from Turkish to English
Bu kıyafet içinde sporcu gibi oldum da, ben hiç spor yapmıyorum ki.
Translate from Turkish to English
Muhteşem bir kıyafet giyiyordu.
Translate from Turkish to English
Kıyafet için çok para harcar.
Translate from Turkish to English
Kıyafet almayı severim.
Translate from Turkish to English
Bir kıyafet balosuna davet edildik.
Translate from Turkish to English
Kıyafet sence önemli mi?
Translate from Turkish to English
Terzi, kıyafeti yanlış adama verdi ve kıyafet o adama dar geldi.
Translate from Turkish to English
Beni üniforma veya sivil kıyafet pek enterese etmiyor.
Translate from Turkish to English
Genellikle nereden kıyafet satın alırsın?
Translate from Turkish to English
Hafta sonu gezisi için yeterince kıyafet aldı.
Translate from Turkish to English
Ben onun adına bir yeni kıyafet aldım.
Translate from Turkish to English
Tom'un dolabında artık asla giymediği bir sürü kıyafet var.
Translate from Turkish to English
Bugün birkaç kez kıyafet değiştirdim.
Translate from Turkish to English
Bunu yıllar önce bir kıyafet mağazasından almıştım.
Translate from Turkish to English
Tom ve Mary kıyafet balosuna katıldılar.
Translate from Turkish to English
Kıyafet satın alıyor.
Translate from Turkish to English
Ne çirkin bir kıyafet!
Translate from Turkish to English
Herhangi bir resmi kıyafet toplamadım.
Translate from Turkish to English
Bu harika bir kıyafet.
Translate from Turkish to English
Ne sıklıkta yeni kıyafet alıyorsun?
Translate from Turkish to English
Mandallar kıyafet asmak için kullanılır.
Translate from Turkish to English
Bu kıyafet hakkında ne düşünüyorsun?
Translate from Turkish to English
Okulun kıyafet kodu saçınızı doğal olmayan bir rengi boyamanızı yasaklıyor.
Translate from Turkish to English
Ne insanlar gördüm üzerinde kıyafet yoktu pabucu yırtıktı falan ama kadını erkeği mertti.
Translate from Turkish to English
Su geçirmez bir kıyafet giymeyi unutma.
Translate from Turkish to English
Tom diğer odada kıyafet giyiniyor.
Translate from Turkish to English
Okulda kıyafet zorunluluğu var.
Translate from Turkish to English
Mary yeni bir kıyafet giyiyordu.
Translate from Turkish to English
Uygun bir kıyafet giyerken bekle.
Translate from Turkish to English
Ayakkabıların bu kıyafet ile uymuyor.
Translate from Turkish to English
Kral, ikna oldu, terzilere kıyafet hazırlamalarını söyledi ama bu malzemeyi de göremedi.
Translate from Turkish to English
Onlar o mağazada ayakkabı ve kıyafet satarlar.
Translate from Turkish to English
Bu benim en sevdiğim kıyafet.
Translate from Turkish to English
Kıyafet tezgahlarına ulaşmak için iki kat yukarı çıktık.
Translate from Turkish to English
O halde saat beşten sonra kıyafet alışverişine gideceğiz, değil mi?
Translate from Turkish to English
Hiçbir zaman online olarak kıyafet satın almadım.
Translate from Turkish to English
O her zaman şık kıyafet giyer.
Translate from Turkish to English
Bugün elbette sıcak! Yanlış türde kıyafet giydim.
Translate from Turkish to English
O bize sadece kıyafet değil, ancak biraz da para verdi.
Translate from Turkish to English
Neden hiç kıyafet giymiyorsun?
Translate from Turkish to English
Parayı olsaydı, daha fazla kıyafet alırdım.
Translate from Turkish to English
Bu kıyafet seksi, ancak gerçekçi değil.
Translate from Turkish to English
Kıyafet almayı seviyorum.
Translate from Turkish to English
Tom bu kıyafet için 300 dolardan fazla harcadı.
Translate from Turkish to English
Sami, Leyla'ya kıyafet satın almak istedi.
Ben sık sık internet üzerinden kıyafet alırım.
Tom'un çalıştığı mağazada sık sık kıyafet alırım.
Tom genelde pahalı kıyafet almaz.
Çantama hangi tür kıyafet koyayım?
Tom iki hafta içinde kıyafet değiştirmedi.
Yanına kaç kıyafet aldın?
Bu kıyafet de ne böyle?
Elbise dolabımda kıyafet için askılar var.
Kötü hava yoktur, yanlış kıyafet vardır.
Eskiden hazır giyim bu kadar yaygın değilken insanlar terzilere gidip kıyafet diktirirdi.
Bu kıyafet.
Kendisi bozuk olana asalet mi verirmiş üniforma (kılık, kıyafet); altın palan da vursan eşek yine eşektir.
Koruyucu kıyafet olmadan fabrikaya girilemez.