Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "kıyafet"

Learn how to use kıyafet in a Turkish sentence. Over 60 hand-picked examples.

Bir kıyafet zorunluluğu var mı?
Translate from Turkish to English

Kıyafet zorunluluğu yok.
Translate from Turkish to English

Bu kıyafet içinde sporcu gibi oldum da, ben hiç spor yapmıyorum ki.
Translate from Turkish to English

Muhteşem bir kıyafet giyiyordu.
Translate from Turkish to English

Kıyafet için çok para harcar.
Translate from Turkish to English

Kıyafet almayı severim.
Translate from Turkish to English

Bir kıyafet balosuna davet edildik.
Translate from Turkish to English

Kıyafet sence önemli mi?
Translate from Turkish to English

Terzi, kıyafeti yanlış adama verdi ve kıyafet o adama dar geldi.
Translate from Turkish to English

Beni üniforma veya sivil kıyafet pek enterese etmiyor.
Translate from Turkish to English

Genellikle nereden kıyafet satın alırsın?
Translate from Turkish to English

Hafta sonu gezisi için yeterince kıyafet aldı.
Translate from Turkish to English

Ben onun adına bir yeni kıyafet aldım.
Translate from Turkish to English

Tom'un dolabında artık asla giymediği bir sürü kıyafet var.
Translate from Turkish to English

Bugün birkaç kez kıyafet değiştirdim.
Translate from Turkish to English

Bunu yıllar önce bir kıyafet mağazasından almıştım.
Translate from Turkish to English

Tom ve Mary kıyafet balosuna katıldılar.
Translate from Turkish to English

Kıyafet satın alıyor.
Translate from Turkish to English

Ne çirkin bir kıyafet!
Translate from Turkish to English

Herhangi bir resmi kıyafet toplamadım.
Translate from Turkish to English

Bu harika bir kıyafet.
Translate from Turkish to English

Ne sıklıkta yeni kıyafet alıyorsun?
Translate from Turkish to English

Mandallar kıyafet asmak için kullanılır.
Translate from Turkish to English

Bu kıyafet hakkında ne düşünüyorsun?
Translate from Turkish to English

Okulun kıyafet kodu saçınızı doğal olmayan bir rengi boyamanızı yasaklıyor.
Translate from Turkish to English

Ne insanlar gördüm üzerinde kıyafet yoktu pabucu yırtıktı falan ama kadını erkeği mertti.
Translate from Turkish to English

Su geçirmez bir kıyafet giymeyi unutma.
Translate from Turkish to English

Tom diğer odada kıyafet giyiniyor.
Translate from Turkish to English

Okulda kıyafet zorunluluğu var.
Translate from Turkish to English

Mary yeni bir kıyafet giyiyordu.
Translate from Turkish to English

Uygun bir kıyafet giyerken bekle.
Translate from Turkish to English

Ayakkabıların bu kıyafet ile uymuyor.
Translate from Turkish to English

Kral, ikna oldu, terzilere kıyafet hazırlamalarını söyledi ama bu malzemeyi de göremedi.
Translate from Turkish to English

Onlar o mağazada ayakkabı ve kıyafet satarlar.
Translate from Turkish to English

Bu benim en sevdiğim kıyafet.
Translate from Turkish to English

Kıyafet tezgahlarına ulaşmak için iki kat yukarı çıktık.
Translate from Turkish to English

O halde saat beşten sonra kıyafet alışverişine gideceğiz, değil mi?
Translate from Turkish to English

Hiçbir zaman online olarak kıyafet satın almadım.
Translate from Turkish to English

O her zaman şık kıyafet giyer.
Translate from Turkish to English

Bugün elbette sıcak! Yanlış türde kıyafet giydim.
Translate from Turkish to English

O bize sadece kıyafet değil, ancak biraz da para verdi.
Translate from Turkish to English

Neden hiç kıyafet giymiyorsun?
Translate from Turkish to English

Parayı olsaydı, daha fazla kıyafet alırdım.
Translate from Turkish to English

Bu kıyafet seksi, ancak gerçekçi değil.
Translate from Turkish to English

Kıyafet almayı seviyorum.
Translate from Turkish to English

Tom bu kıyafet için 300 dolardan fazla harcadı.
Translate from Turkish to English

Sami, Leyla'ya kıyafet satın almak istedi.

Ben sık sık internet üzerinden kıyafet alırım.

Tom'un çalıştığı mağazada sık sık kıyafet alırım.

Tom genelde pahalı kıyafet almaz.

Çantama hangi tür kıyafet koyayım?

Tom iki hafta içinde kıyafet değiştirmedi.

Yanına kaç kıyafet aldın?

Bu kıyafet de ne böyle?

Elbise dolabımda kıyafet için askılar var.

Kötü hava yoktur, yanlış kıyafet vardır.

Eskiden hazır giyim bu kadar yaygın değilken insanlar terzilere gidip kıyafet diktirirdi.

Bu kıyafet.

Kendisi bozuk olana asalet mi verirmiş üniforma (kılık, kıyafet); altın palan da vursan eşek yine eşektir.

Koruyucu kıyafet olmadan fabrikaya girilemez.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English