Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "kızı"

Learn how to use kızı in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Kızı onunla her yere gitmeye hevesli.
Translate from Turkish to English

Onun Mary adında bir kızı var.
Translate from Turkish to English

Kızı onunla birlikte herhangi bir yere gitmeye isteklidir.
Translate from Turkish to English

Sevimli olan bir kızı var.
Translate from Turkish to English

Kralın kızı bir prensestir.
Translate from Turkish to English

Onun Mary adlı bir kızı var.
Translate from Turkish to English

Bir kralın kızı olarak düşünülen ve büyük lüks içinde yetiştirilen Eleanor kocasıyla bu tersliği paylaşmaya karar verdi.
Translate from Turkish to English

O, ne zaman bir seyahatten geri gelse, kızı için bir hediye getirir.
Translate from Turkish to English

O güzel görünümlü kızı tanıyor musunuz?
Translate from Turkish to English

Karısı ona iki kızı ve bir erkek çocuk doğurdu
Translate from Turkish to English

O kızı daha önce gördüm.
Translate from Turkish to English

Onun bir doğumda iki güzel kızı oldu.
Translate from Turkish to English

Adam kızı bileğinden yakaladı.
Translate from Turkish to English

Onların sadece küçük bir kızı vardı.
Translate from Turkish to English

O kızı ile gurur duyabilir.
Translate from Turkish to English

Kızı kurtaran Tom'du.
Translate from Turkish to English

Tom kızı Boston'da yaşayan bir adam tanıyor.
Translate from Turkish to English

Tom'un küçük kızı evlidir.
Translate from Turkish to English

Tom'un büyük kızı hâlâ bekardır.
Translate from Turkish to English

Tom kızı doğmadan önce cimri bir adamdı.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'ye en genç kızı için ne zaman bir çift yeni ayakkabı alacağını sordu.
Translate from Turkish to English

Tom ve Mary'nin bir kızı ve iki oğlu var.
Translate from Turkish to English

Helen kızı hakkında çok endişeli.
Translate from Turkish to English

Chris onun en sevdiği kızı, Kate'i gördü, Beth ile özel görüşüyordu.
Translate from Turkish to English

Kızı tanıyorum.
Translate from Turkish to English

Onun bir kızı vardı.
Translate from Turkish to English

Kızı doğduğunda, o yedi yıl boyunca Nagano'da yaşıyordu.
Translate from Turkish to English

Onun kızı bir hemşiredir.
Translate from Turkish to English

Tom'un üç kızı vardır.
Translate from Turkish to English

Onlar kızı bulmaya çalıştılar.
Translate from Turkish to English

Geçen gün kızı gördüm.
Translate from Turkish to English

O, küçük kızı evlatlık aldı.
Translate from Turkish to English

O, kızı ile gurur duyuyordu.
Translate from Turkish to English

Onun kızı yemek pişirmede kötüdür.
Translate from Turkish to English

Tenis oynayan kızı tanıyorum.
Translate from Turkish to English

Onun bir oğlu ve iki kızı vardır.
Translate from Turkish to English

Uzun olan bir kızı var.
Translate from Turkish to English

Tom'un yaklaşık senin yaşında bir kızı var.
Translate from Turkish to English

Onun kızı birçok şiiri ezbere okuyabilir.
Translate from Turkish to English

Onun büyük kızı evlidir.
Translate from Turkish to English

Tom'un Mary adında bir kızı var.
Translate from Turkish to English

Küçük kızı elinden tuttum.
Translate from Turkish to English

Kızı dürüstlüğü için övdü.
Translate from Turkish to English

O kızı bir yerde görmüş olabilirim.
Translate from Turkish to English

Bir kocası ve iki kızı vardır.
Translate from Turkish to English

Onun çok sevimli olan bir kızı var.
Translate from Turkish to English

Nehirde yüzen kızı gördüm.
Translate from Turkish to English

Tom'un müzisyen olan bir kızı var.
Translate from Turkish to English

Kızı için yeni bir elbise yaptı.
Translate from Turkish to English

Cadı zavallı küçük kızı lanetledi.
Translate from Turkish to English

Tom'un adı Mary olan bir kızı var.
Translate from Turkish to English

Bir gün o kızı tekrar görmek istiyorum.

O şarkı bana belirli bir kızı hatırlatıyor.

Kızı minyon tipli olarak tanımladılar.

Tom Mary'ye kendi kızı gibi davrandı.

Oğlu kadar kızı da ünlüydü.

Kızı için hep endişelenir.

Kızı oğlu kadar ünlüydü.

O, onun kızı.

Kızı hakkında her zaman endişeleniyor.

Onun kızı ve benim oğlum iyi arkadaşlar.

Onun kızı bir sürü şiiri ezbere okuyabilir.

Kızı güzel bir kadın oldu.

Genç adam kızı boğulmaktan kurtardı.

O, kızı gördü.

O kızı tanıyorum.

Onun kızı hasta.

Mary bir parti kızı.

Bu kızı beğeniyor musunuz?

Onun kızı, artık eski kıyafetleri gelmeyecek kadar büyümüş.

Üç kızı var.

Kızı hareketlerinde hızlıdır.

Tom'un yetişkin bir kızı var.

Tom ve Mary'nin genç bir kızı var.

O, Tom'un kızı.

Onun evli iki kızı var.

Finceyi sadece o kızı sevdin diye mi öğrendin?

Mary'nin kızı bir kazada öldü.

Sen Tom'un kızı mısın?

Onların kızı hemşire.

Onun kızı eti kızarttı.

Bir kızı hiç öpmedim.

Sevgilisi okul oyunu için başka bir kızı öpmek zorunda olduğu için Mary mutsuz.

Tom Mary'yi öpmeden önce bir kızı asla öpmemişti.

Tom her zaman kızı hakkında endişelenir.

Tom'un kızı ona bir resim çizdi.

Kızı genç bir yazarla kaçtı.

O kızı hiç düşünüyor musun?

Tom'un iki kızı var. Her ikisi de evli.

O kızı gerçekten seviyorum.

Bir kızı boğulmaktan kurtardığı için ona ödül verildi.

Tom bir okul kızı kadar uçarıdır.

Onun iki kızı var.

O kasabanın en çekici kızı.

Tom bir kızı öptü ve tüm gece onunla dans etti.

Tom'un güzel bir kızı var.

Tom'un bir kızı olduğunu neden söylemedin bana?

Belediye başkanının kızı kaçırıldı.

Bir kızı oldu.

Kızı işe alacağım çünkü Fransızca konuşabiliyor.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English