Learn how to use kızarmış in a Turkish sentence. Over 60 hand-picked examples.
Bifteğim, yumurtalarım, kızarmış patateslerim, tostum ve kahvem var.
Translate from Turkish to English
Yüzün kızarmış.
Translate from Turkish to English
Sabahları kızarmış tost severim.
Translate from Turkish to English
Tom bir ekstra-baharat kovası, kızarmış piliç ve bir konteyner lahana salatası ısmarladı.
Translate from Turkish to English
Tom, üç yumurta ve bir dilim kızarmış ekmek yedik.
Translate from Turkish to English
Tom, kızarmış tavuk seviyor.
Translate from Turkish to English
Bu tavuk iyi kızarmış.
Translate from Turkish to English
Bu kızarmış patatesleri yiyecek misin?
Translate from Turkish to English
Genellikle kızarmış bifteğe Yorkshire pudingi eşlik eder.
Translate from Turkish to English
Masada üzerinde üç kızarmış yumurta bulunan bir tabak vardı.
Translate from Turkish to English
Kızarmış balığı sevmem.
Translate from Turkish to English
Biraz kızarmış et yedik.
Translate from Turkish to English
Kızarmış ekmeği çok severim.
Translate from Turkish to English
Biz bu akşam kızarmış yılan balığı yiyoruz.
Translate from Turkish to English
Biraz kızarmış patates yemek ister misin?
Translate from Turkish to English
Ateşin var mı? Kızarmış görünüyorsun.
Translate from Turkish to English
O, biftek ve kızarmış patates yedi.
Translate from Turkish to English
Tom biraz kızarmış ekmek parçaları aldı.
Translate from Turkish to English
Kızarmış kalamar yemeyi severim.
Translate from Turkish to English
Tom kızarmış tavuğu seviyor.
Translate from Turkish to English
Kızarmış pirinç yedim ve biraz bira içtim.
Translate from Turkish to English
Kulaklarım kızarmış mı?
Translate from Turkish to English
Tom kızarmış pirinç yemek istiyor.
Translate from Turkish to English
O bir kızarmış hamur tatlısı yiyor.
Translate from Turkish to English
Tom biraz yüzü kızarmış görünüyor.
Translate from Turkish to English
Oğlum kızarmış yumurtayı sevmez.
Translate from Turkish to English
Kızarmış pirinçli etin nasıl yapılacağını öğrenmek zorunda kalacağım.
Translate from Turkish to English
Kahvaltıda kahve ve kızarmış ekmek tercih ederim.
Translate from Turkish to English
Birçok insan kızarmış tavuğu parmaklarıyla yemeyi tercih eder.
Translate from Turkish to English
Kızarmış muz burada favori bir aperitiftir.
Translate from Turkish to English
Gözlerin ağlamaktan kızarmış.
Translate from Turkish to English
Kızarmış peynirli sandvicin nasıl yapıldığını biliyor musun?
Translate from Turkish to English
Ben kızarmış karidesi severim.
Translate from Turkish to English
Kızarmış örümcek, Kamboçya'da bölgesel bir yiyecektir.
Translate from Turkish to English
İki tane kızarmış yumurta ve kahve, lütfen.
Translate from Turkish to English
Kızarmış tavuk bu gece menüde mi?
Translate from Turkish to English
Beynim kızarmış.
Translate from Turkish to English
Ben bir Japon yemeği dükkanında bir kızarmış pirinç menüsü istedim.
Translate from Turkish to English
Salata; zeytinyağı, kızarmış ekmek parçaları ve fındık olmadan eksiktir.
Translate from Turkish to English
Birçok insan kızarmış tavuğu parmaklarıyla yer.
Translate from Turkish to English
Kızarmış tavuk servis edeceğiz.
Translate from Turkish to English
Kızarmış peynir ve orkinos sandviç yemeyi seviyorum.
Translate from Turkish to English
Kızarmış pilav yemek istiyorum.
Translate from Turkish to English
Birazcık kızarmış görünüyorsun.
Translate from Turkish to English
Tom kızarmış pirinç yemek istedi.
Translate from Turkish to English
Tom kızarmış pirinç yemek istemedi.
Translate from Turkish to English
Tom kızarmış pirinç yemek istemiyor.
Translate from Turkish to English
Kızarmış tavuk istiyorum.
Emilien kızarmış dikenli incir yemek istiyor.
Kızarmış ekmekler yanıktı.
Kızarmış ekmekler yanmıştı.
Kızarmış ekmekler tam kıvamında olmuştu.
Kızarmış ekmekler tam kıvamında kızarmıştı.
Tom kızarmış ekmeğine biraz reçel sürdü.
Yüzü kızarmış.
Kızarmış ekmeğin üstüne biraz şeker serpti.
Kızarmış tavuğu sever.
Muzlu kızarmış ekmek yiyorum.
Kızarmış kabak lezzetliydi.
Gözlerin kızarmış. Ne oldu?