Learn how to use kızgın in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.
Öğretmen kızgın, bu nedenle lütfen sınıfta gürültü yapmayın!
Translate from Turkish to English
Maç spikerleri vuvuzelaların seslerini "rahatsız edici" ve "şeytani" gibi çeşitli şekillerde tarif ettiler ve onu "gürültücü fillerin izdihamı", "sağır eden çekirge sürüsü", "katliam yolundaki bir keçi", "çok kızgın arılarla dolu büyük bir kovan" ve "hızlı ördek"'e benzettiler.
Translate from Turkish to English
Sebep olmadan asla kızgın olmam.
Translate from Turkish to English
Kendisi bayağı kızgın.
Translate from Turkish to English
Kara para skandalı, 11 Eylül, euronun yayılması, Eski Avrupa, IV. Hartz, Bayan Başbakan, vantilatör mili, iklim felaketi, mali kriz, enkaz primi ve kızgın vatandaş, Almanya'da yılın son 10 kelimesidir.
Translate from Turkish to English
Annem kızgın.
Translate from Turkish to English
Tom kızgın ayıdan kaçmak için elinden geldiği kadar hızlı koştu.
Translate from Turkish to English
"Sue size çok kızgın," yeni garson kız söyledi.
Translate from Turkish to English
Karım kollarını bağladığında ve ayağını yere vurduğunda, onun kızgın olduğunu biliyorum.
Translate from Turkish to English
Annem, babamın bana neden çok kızgın olduğunu bana anlattı.
Translate from Turkish to English
Onu gördüğüm an, bana kızgın olduğunu biliyordum.
Translate from Turkish to English
Bay Suziki Tom'un şakası hakkında kızgın.
Translate from Turkish to English
Onu gördüğüm an kızgın olduğunu biliyordum.
Translate from Turkish to English
O kızgın olduğunda karısı onu nasıl yöneteceğini bilir.
Translate from Turkish to English
Gök gürültüsü bilimsel olarak açıklanmıştır, ve insanlar onun tanrıların insanlara kızgın olduğunun bir işareti olduğuna artık inanmıyorlar, bu yüzden gök gürültüsü de biraz daha az korkutucudur.
Translate from Turkish to English
Onun kızgın olduğu zaman ayağa kalkma alışkanlığı vardır.
Translate from Turkish to English
Ben onun kızgın olduğunu düşündüm.
Translate from Turkish to English
O, kızgın bir ruh hali içinde.
Translate from Turkish to English
Bugün mümkünse Tom'dan uzak durmalısın. O sana çok kızgın.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'nin kızgın olacağını biliyordu.
Translate from Turkish to English
Tom eve kızgın gitti.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'yi asla o kadar kızgın görmedi.
Translate from Turkish to English
Tom'un kızgın olmak için iyi bir nedeni vardı.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'nin niçin kızgın olduğunu anlayabiliyordu.
Translate from Turkish to English
Kızgın olmak için iyi nedenin var.
Translate from Turkish to English
Onun niçin o kadar kızgın olduğu hakkında bir fikrim yok.
Translate from Turkish to English
O niçin kızgın görünüyor?
Translate from Turkish to English
Onun niçin o kadar kızgın olduğunu merak ediyorum.
Translate from Turkish to English
Kızgın mısın?
Translate from Turkish to English
Karen bana kızgın.
Translate from Turkish to English
Karen, bana kızgın değil.
Translate from Turkish to English
Jane kızgın idi.
Translate from Turkish to English
Bay Wilson, Dennis'e kızgın.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'nin niçin kızgın olduğunu anlayamıyor.
Translate from Turkish to English
O çok kızgın.
Translate from Turkish to English
O kadar kızgın olmayın.
Translate from Turkish to English
O hâlâ kızgın.
Translate from Turkish to English
O sana kızgın.
Translate from Turkish to English
O kızgın olmalı.
Translate from Turkish to English
Grace kızgın görünüyordu.
Translate from Turkish to English
O bana kızgın.
Translate from Turkish to English
Tom, Mary'ye kızgın.
Translate from Turkish to English
Eşiniz size çok kızgın.
Annem kızgın olmalı.
Öğretmenimiz kızgın görünüyordu.
O size çok kızgın.
Kızgın olduğum kadar çok üzgün değildim.
O bana kızgın olmalı.
O, bana çok kızgın.
Tom, Mary'ye kızgın olmalı.
Sana hiçbir şekilde kızgın değilim.
Babam bana çok kızgın.
Ona baktı ve onun kızgın olduğunu biliyordu.
Kızgın olduğunda ona kadar say.
Bana kızgın mısınız?
Babam bana kızgın.
Kızgın olduğunda sık sık küfür eder.
Nadiren kızgın ya da sinirli olur.
Kızgın olduğum için o üzgün görünüyordu.
Söylediğimden dolayı kızgın mısın?
Kızgın olduğunda her zaman bana bağırıyor.
Ona baktı ve onun kızgın olduğunu gördü.
Erkek kardeşin çok kızgın.
Niçin öyle bir şey hakkında kızgın?
Tom söylediğinden dolayı Mary'ye kızgın olmalı.
Onun kızgın olduğunu bu mektuptan anladım.
Kızgın değilim.
O kızgın görünüyor.
Tom kızgın görünüyor.
O niçin kızgın?
O gerçekten kızgın.
Amcam kızgın.
Onun kızgın olduğunu düşünüyorum.
Sanırım o kızgın.
Onlar sana kızgın.
O herkese kızgın.
İnsanlar kızgın.
Jim kızgın çünkü sinema randevusu gerçekleşmedi ve yağmurda onu bekleyerek bir saat geçirdi.
Tom'a kızgın mısın?
Dima kızgın bir sesle sordu: "Nubz? Bu bir oyun değil Saib! Bu hayatın kendisi!
Nedense, o bana gerçekten kızgın.
Tom'a kızgın değilim.
Tom'un bana çok kızgın olmadığını umuyorum.
Tom'u o kadar kızgın hiç görmedim.
Tom'u bu kadar kızgın hiç görmedim.
Tom hâlâ kızgın.
Tom gerçekten kızgın.
Tom'un niçin çok kızgın olduğunu bilmiyorum.
Tom Mary'nin John'a kızgın olduğunu fark etti.
Tom Mary'nin niçin çok kızgın olduğunu merak etti.
Tom Mary'ye niçin çok kızgın olduğunu sordu.
Jane kızgın bir jest yaptı.
Tom sadece kızgın.
Tom bile kızgın görünüyordu.
Kızgın görünüyorsun.
Kızgın görünüyordun.
Kızgın değil miydin?
O güzel bayan hâlâ bana kızgın mı?
Ben ölmedim kimseye kızgın da değilim ne istediğimin farkına vardım.
Kızgın değilim sadece doğruları merak ediyorum.