Learn how to use kaçan in a Turkish sentence. Over 36 hand-picked examples.
Kaçan balık büyük olur.
Translate from Turkish to English
Kaçan mahkûm henüz yakalanmadı.
Translate from Turkish to English
Polisler kaçan bir mahkûmu takip ediyor.
Translate from Turkish to English
Pardon ama işten kaçan kim?
Translate from Turkish to English
Bu bir kaçan fırsattı.
Translate from Turkish to English
Tom, o hapishaneden başarıyla kaçan tek kişiydi.
Translate from Turkish to English
Kaçan tutuklu hâlâ kaçak.
Translate from Turkish to English
Polis kaçan suçluyu yakaladı.
Translate from Turkish to English
Kaçan hükümlüler yollarını ayırmaya karar verdiler.
Translate from Turkish to English
Polis kaçan bir mahkumu arıyor.
Translate from Turkish to English
Onun dudaklarından kaçan sözler hiçbir anlam taşımıyor.
Translate from Turkish to English
İki gün önce kaçan mahkum hâlâ serbest.
Translate from Turkish to English
Kaçan tutuklu henüz yakalanmadı.
Translate from Turkish to English
Polis bu alanda kaçan bir hükümlüyü arıyor.
Translate from Turkish to English
Polis kaçan mahkumu kovaladı.
Translate from Turkish to English
Kaçan tutuklu hala serbest.
Translate from Turkish to English
Kaçan mahkumlar tehlikeli olarak kabul edilirler.
Translate from Turkish to English
Kaçan tutuklu yakalanmadı.
Translate from Turkish to English
Yeraltı şehrinden kaçan atlet sen misin?
Translate from Turkish to English
Kaçan mahkumların silahlı ve tehlikeli olduğu göz önünde bulunduruluyor.
Translate from Turkish to English
Kaçan mahkumlar yakalandı mı?
Translate from Turkish to English
Polis, kaçan hırsızı kolundan yakaladı.
Translate from Turkish to English
Onun kaçan bir mahkum olabileceği aklımın ucundan geçmedi.
Translate from Turkish to English
Tom bana kaçan büyük balıktan bahsetti.
Translate from Turkish to English
Kaçan Tom yoktu.
Translate from Turkish to English
Ben insanlardan kaçan biriyim.
Translate from Turkish to English
Sınıftan kaçan oğlanı gördüm.
Translate from Turkish to English
Kaçan da Allah çağırır, kovan da.
Translate from Turkish to English
Boşa kaçan Ali top istedi.
Translate from Turkish to English
Joao sirkten kaçan hayvanlardan biri tarafından ısırıldı.
Translate from Turkish to English
Kaçan kovalanır.
Translate from Turkish to English
Maçın son dakikalarında çıkan kırmızı kartlar, kaçan penaltı ve ofsayttan verilmeyen golle taraftarlar adrenalin dolu anlar yaşadı.
Translate from Turkish to English
Yediği operasyonun ardından yurt dışına kaçan Ali'nin ismi yakında alemlerden silinecek.
Translate from Turkish to English
Umarım kimse hemen az önce ağzımdan bir fısıltı şeklinde kaçan küfrü duymamıştır.
Translate from Turkish to English
Çinli yöneticiler, Tibet'teki eski Tibet yaşam tarzını ne kadar çok ortadan kaldırmaya çalışırsa, farkında olmadan onun ülke dışında hayatta kalmasını o kadar teşvik ediyorlar. Sınırdan kaçan Tibetliler, bağımsız bir Tibet'te mümkün olandan çok daha fazla geleneklere sadık kalabilecekleri bir diaspora inşa ettiler.
Translate from Turkish to English
Canavar, kaçan tüm insanları yuttu.
Translate from Turkish to English