Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "kaba"

Learn how to use kaba in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Chris'i sevmiyorum çünkü o çok kaba ve duyarsız.
Translate from Turkish to English

Sana çakmak için iyi bir düşüncem var,zira çok kaba davrandın.
Translate from Turkish to English

Dennis'in kaba davranışları yoktur.
Translate from Turkish to English

Kaba kuvvet kullanırsan savaş başlatırsın.
Translate from Turkish to English

Mike günlüklerinden kaba bir tablo yaptı.
Translate from Turkish to English

Memur kaba davranışları gerekçesiyle görevden alındı ​​.
Translate from Turkish to English

Çok kaba ve duyarsız olduğu için Chris'ten hoşlanmıyorum.
Translate from Turkish to English

Herkese karşı kaba davranamazsın ve sonsuza dek onun yanına kalacağını bekleyemezsin.
Translate from Turkish to English

Kaba kumaş çocuğun nazik cildini incitti.
Translate from Turkish to English

Öyle kaba bir biçimde konuşulmaya alışkın değilim.
Translate from Turkish to English

Kaba olmamasına rağmen, çok nazik değildir.
Translate from Turkish to English

Onun annesine karşı çok kaba olduğu için, Tom Mary'den özür dilemeli.
Translate from Turkish to English

Tom kaba ve iğrençti.
Translate from Turkish to English

Tom onu öyle kaba şekilde söylemek zorunda değildi.
Translate from Turkish to English

Tom o kadar kaba olmak zorunda değildi.
Translate from Turkish to English

Tom oğlunun kaba davranışı için özür diledi.
Translate from Turkish to English

Kate kaba şekilde gitmesini isteyerek onun kalbini kırdı.
Translate from Turkish to English

Onun kaba bir davranışı var.
Translate from Turkish to English

O kaba bir kişidir.
Translate from Turkish to English

O, kaba bir yanıt verdi.
Translate from Turkish to English

Tom kaba bir kişidir.
Translate from Turkish to English

Öyle kaba olduğum için özür dilerim.
Translate from Turkish to English

Jackson, kaba bir adamdı.
Translate from Turkish to English

Onun kaba tavrından hoşlanmıyorum.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'nin çok kaba olduğunu düşündü.
Translate from Turkish to English

Onun kaba cevabından dolayı, o kızdı ve onun yüzüne tokat attı.
Translate from Turkish to English

Onun kaba cevabı onun yüzüne tokat atması için onu kışkırttı.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'ye öyle kaba şeyler söylememeli.
Translate from Turkish to English

Onun kaba davranışları var.
Translate from Turkish to English

İz başta kaba görünüyordu.
Translate from Turkish to English

Kimse kaba satıcıları sevmez.
Translate from Turkish to English

Onun kaba davranışı beni kızdırır.
Translate from Turkish to English

Ona kaba davrandığım için pişmanım.
Translate from Turkish to English

Kaba satıcıya kaşlarını çattı.
Translate from Turkish to English

Yerinde olsam, böyle kaba bir şey yapmazdım.
Translate from Turkish to English

Duvar kaba taşlardan yapılmıştır.
Translate from Turkish to English

Onların kaba davranışı beni kızdırır.
Translate from Turkish to English

Onun kaba davranışı tarafından rencide edildim.
Translate from Turkish to English

Size kaba davrandığı için pişman.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'ye kaba davrandığı için pişman.
Translate from Turkish to English

Onlar kaba kahverengi deriden yapılmış.
Translate from Turkish to English

O kaba fakat yine de onu severim.
Translate from Turkish to English

Ona kaba davrandığım için utanıyorum.
Translate from Turkish to English

Onun kaba davranışına göz yumamam.
Translate from Turkish to English

Ona böylesine kaba şeyler söylememelisin.
Translate from Turkish to English

Bana artık kaba davranmamak için söz verdin.
Translate from Turkish to English

Ona kaba davrandığın için özür dilemelisin.
Translate from Turkish to English

Ona kaba davrandığı için pişmanlık hissetti.

Onun kaba davranışına katlanma sorunum var.

Kaba olmayın.

Ne kaba bir adam!

Kaba bir tahminde bulunun.

Beni çok kaba şekilde yargılama.

Tom çok kaba.

Bu kadar kaba olmayın.

O çok kaba.

Bu gerçekten kaba.

Bazarov inadından vazgeçerek aşkını itiraf ediyor fakat Odintsova tarafından kaba bir biçimde reddediliyor.

Kaba olmak istemiyorum.

Kaba davranmayı sevmiyorum.

Kaba bir insan olduğum için özür dilerim.

Sizi üzdüm ve kaba davrandım özür dilerim.

Tom kaba.

O kaba, kibirli ve cahil.

Çok kaba bir insansın.

Bu kaba olur.

İnsanlar çok kaba olabilirler.

Görünmek için tamam ama bakmak için kaba.

Tom kaba bir çocukluk geçirdi.

O kaba adama nasıl tahammül edebiliyorsun?

Hakkımda aptal ve kaba diye söylemler duyuyorum, doğru mu?

Çok kaba olmak zorunda değilsin.

Tom'un kaba olduğunu düşünüyorum.

Bence Tom kaba.

Bu müşteriler çok kaba.

Kaba olma!

Kaba dili nedeniyle yanlış anlaşıldı.

Tom çok kaba, değil mi?

Tom'un kaba davranışı, çocukları korkuttu.

Tom kaba, değil mi?

Tom sana karşı kaba davranmaktan pişmanlık duyduğunu söylüyor.

Ona çok kaba davranıyorsun.

Tom kaba bir adamdır.

Tom'a karşı bu kadar kaba olmamalıydım.

Keşke Tom'a karşı her zaman bu kadar kaba olmasan.

Bu kadar kaba olmamalıydım.

Ona kaba mı davrandın?

Ona kaba davrandın mı?

Bu kaba bir oyun.

Bu kaba bir mahalle.

Sen hiç insanlara karşı kaba olmamayı denedin mi?

Tom kaba olmak istemedi.

Onun neden bu kadar kaba olduğunu merak ediyorum.

İnsanlar seni hiç kaba olmakla suçlar mı?

Onlara karşı kaba olmak istemiyorum.

Ona karşı kaba olmak istemiyorum.

Tom kaba değildir.

Bu kaba bir tahmin.

Tom'un bütçesi çok fazla kaba tahmin içeriyordu.

Kız kardeşine karşı çok kaba olduğum için üzgünüm.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English