Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "kadın"

Learn how to use kadın in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Kadın okuyor.
Translate from Turkish to English

Kahverengi montlu kadın kim?
Translate from Turkish to English

Kahverengi mantolu kadın kim?
Translate from Turkish to English

Kahverengi paltolu kadın kim?
Translate from Turkish to English

Kadın bir portakal yiyor.
Translate from Turkish to English

Affedersiniz, bu kadın kim?
Translate from Turkish to English

Şu ağacın altındaki genç kadın üzgün görünüyor.
Translate from Turkish to English

Güvenlik için kadın, değerli şeylerini bankada sakladı.
Translate from Turkish to English

Komiteye bir kadın ilave ettiler.
Translate from Turkish to English

Yirmili yaşlarda birçok geç kadın yaz tatilleri esnasında yurt dışına gitmeyi planlıyorlar.
Translate from Turkish to English

Hapishane gardiyanının bir kadın olduğunu görmek çoğu insanı şaşırtır.
Translate from Turkish to English

Bir kadın erkeksiz bir şey değildir.
Translate from Turkish to English

Qipao 17.yüzyıl Çin'inde yaratılmış klasik kadın giysisidir.
Translate from Turkish to English

Konuştuğun kadın kız kardeşimdir.
Translate from Turkish to English

Müzik alanında hiç kimse bu genç kadın eşit değildir.
Translate from Turkish to English

455 kadından bir kadın gebeliğinin yirminci haftasına kadar hamile olduğunu fark etmez.
Translate from Turkish to English

Heyecanlı kadın kazayı bir nefeste açıklamaya çalıştı.
Translate from Turkish to English

İş yerindeki adamların karının seni başka bir kadın için terk ettiğini duyuncaya kadar bekle.
Translate from Turkish to English

Ben, sevdiğim tek kadın tarafından terk edilmiş hissediyorum.
Translate from Turkish to English

Ayrıcalık özel olarak kadın için ayrılmıştır.
Translate from Turkish to English

O, yaşlı bir kadın gibi başını eğip yürüdü.
Translate from Turkish to English

Hiç hak etmediği, harika bir kadın olan karısından bıkmıştı.
Translate from Turkish to English

Bir kadın, kalabalıkta cebimi soydu.
Translate from Turkish to English

Ben bir kadın düşkünüyüm.
Translate from Turkish to English

Kadın sandalyeden kalktı ve kapıya doğru baktı.
Translate from Turkish to English

Tom'un bütün istediği onun vermek zorunda olduğu tüm aşkı kabul edecek bir kadın bulmaktı.
Translate from Turkish to English

Şişman kadın bir maymun tutuyordu.
Translate from Turkish to English

Mary hoşlandığım kadın türüdür.
Translate from Turkish to English

Hiçbir kadın onun olduğu kadar kibirli değildir.
Translate from Turkish to English

Kadın gözlemler ve erkek düşünür.
Translate from Turkish to English

Halası olduğunu düşündüğü kadın bir yabancıydı.
Translate from Turkish to English

O erdemli bir kadın.
Translate from Turkish to English

Sizin hayatım boyunca beklediğim kadın olduğunuzu düşünüyorum.
Translate from Turkish to English

Tom gibi bir adamı ne tür bir kadın sevebildi.
Translate from Turkish to English

Ne çeşit kadın olduğumu düşünüyorsun?
Translate from Turkish to English

Senin gibi bir kadın bulacağımı asla düşünmedim.
Translate from Turkish to English

Dünyayı araştırabilirsin ama asla Mary'den daha güzel bir kadın daha bulamazsın.
Translate from Turkish to English

O kadın arkadaşlık istedi.
Translate from Turkish to English

Siz uyurken bir kadın bizi ziyaret etti.
Translate from Turkish to English

Portre, güzel bir kadın profilini gösteriyor.
Translate from Turkish to English

Kadın servis edilen cin ve limonu bir yudumda mideye indirdi.
Translate from Turkish to English

Bu kadın işçilerin sağlığı hakkında endişe etmemek elimde değil.
Translate from Turkish to English

Judy yönetim kurulunda tek kadın.
Translate from Turkish to English

Florence Nightingale, profesyonel hemşireliğe başlayan kadın olarak ünlüdür.

Mary'nin annesi olduğunu düşündüğüm bir kadın gördüm.

Kadın Sue adına gitmektedir.

O, en iyi yardımcı kadın oyuncu dalında Oscar adaylığını kazandı.

Bir kadın bana yolu sordu.

O sessiz bir kadın

O yaşlı kadın kimdir?

Siyah giyinmiş bir kadın gördüm.

O, zengin bir kadın.

O, harika bir kadın.

Kadın notlar alıyor.

Birçok kadın alışverişi sever.

Şu zavallı kadın engelli.

Güzel bir kadın naziktir.

Orada tuhaf bir kadın gördüm.

Dul kadın siyah giyinmişti.

Onlar benim yaşlı bir kadın olduğumu söylüyorlar.

Orada duran kadın kimdir?

O, kendini bir kadın kılığına soktu.

Yaşlı kadın merdivenleri güçlükle tırmandı.

Kadın bebeğe sarıldı.

Pembe giyinmiş kadın kimdir?

Onu dürüst bir kadın olarak düşünüyorum.

Çiçekleri tutan o kadın kimdir?

Evleneceğim kadın olduğun konusunda aklımda hiç şüphem yok.

Ben sadece senin şu ana kadar gördüğüm en güzel kadın olduğunu sandığımı sana bildirmek istedim.

O kadın kimdir?

O, bir kadın düşmanıdır.

Şu kadın onun karısı olmalı.

Yaşlı kadın otobüsten indi.

Erkek kadın herkes vatan müdafaası için savaştı.

Sanırım, o kadın onun karısıdır.

Tom başka bir kadın için Mary'yi bıraktı.

Bir kadın olmadığım için şükrediyorum.

Dul bir kadın ve bir kız evlat bırakıyor.

Kadın şarkı söylüyor, adam gitar çalıyor, biz de dans ediyoruz.

Aniden, genç bir kadın ayağa kalktı.

Kadın polis trafiği yönetti.

Kadın olmadığım için mutluyum.

Ağacın altında yaşlı bir kadın görüyorum.

Görünüşe göre dürüst bir kadın.

Yaşlı kadın neredeyse çiğneniyordu.

Tom başka bir kadın için Mary'yi terk etti.

Mike'ın kadın olan iki arkadaşı var.

O kadın benden çok daha yaşlı.

Kahverengi ceketli kadın kim?

Ağacın arkasından bir kadın çıktı.

Glenn'in kadın olan iki arkadaşı var.

Belirli bir yaşlı kadın arıyorum.

Bu dükkân kadın giysisi satar.

Yaşlı bir kadın cadde boyunca topalladı.

Banktaki kadın Bayan Brown.

Tom Mary'nin ne karakterde bir kadın olduğunu biliyordu.

Erkek mi yoksa kadın bir doktoru mu tercih edersiniz?

Birçok kadın eş yüksek fiyatlardan şikayetçi.

Onun evlendiği kadın çok güzel.

Yaşlı kadın düştü ve kalkamadı.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English