Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "kafa"

Learn how to use kafa in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Batılı ülkeler doları güçlendirmek için kafa kafaya vermek zorundalar.
Translate from Turkish to English

Yerli Amerikalılar düşmanlarının kafa derisini yüzdüler.
Translate from Turkish to English

Benim kafa derisi çok kaşınıyor.
Translate from Turkish to English

Arabalar kafa kafaya çarpıştı.
Translate from Turkish to English

O, sorunu nasıl halledeceği hakkında kafa yoruyor.
Translate from Turkish to English

En sonunda kafa karıştıran labirentten dışarı çıkabildim.
Translate from Turkish to English

Sonunda kafa karıştırıcı labirentin çıkış yolumu buldum.
Translate from Turkish to English

Senin bana söylediğine kafa yoruyorum.
Translate from Turkish to English

Dün kafa dağıttık.
Translate from Turkish to English

O çok kafa karıştırıcı.
Translate from Turkish to English

Çek o boktan ellerini üzerimden, seni göt kafa!
Translate from Turkish to English

Kafa mı buluyorsun benimle?
Translate from Turkish to English

Tom'un kafa karışıklığı büyüdü.
Translate from Turkish to English

Bu kafa karıştırıcı.
Translate from Turkish to English

Buna çok kafa yormaktayım.
Translate from Turkish to English

Buna biraz kafa yoruyorum.
Translate from Turkish to English

Buna epey kafa yoruyorum.
Translate from Turkish to English

Epey kafa patlatıyorum.
Translate from Turkish to English

Onun sözleri kafa karıştırıcı.
Translate from Turkish to English

Bunun senin için ne kadar kafa karıştırıcı olduğunu biliyorum.
Translate from Turkish to English

Bu kafa karıştırıcı olurdu.
Translate from Turkish to English

F1 şampiyonu Michael Schumacher ciddi bir kafa yarasına maruz kaldı.
Translate from Turkish to English

Kayakçı br kafa tramvası yaşadı.
Translate from Turkish to English

Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur.
Translate from Turkish to English

Sinir bozucu ve kafa karıştırıcıydı.
Translate from Turkish to English

Her şey kafa karıştırıcı görünüyor.
Translate from Turkish to English

Benimle kafa mı buluyorsun?
Translate from Turkish to English

Bunlarla meşgul olduğunuz zaman, kafa dağınıklığına düşersiniz.
Translate from Turkish to English

Kafa nereye, biz oraya.
Translate from Turkish to English

Bisiklet kaskları, sürücüleri ciddi kafa yaralanmalarından koruyabilir.
Translate from Turkish to English

Sen benimle kafa mı buluyorsun?
Translate from Turkish to English

Bu oldukça kafa karıştırıcı olmalı.
Translate from Turkish to English

Bu gerçekten kafa karıştırıcı.
Translate from Turkish to English

Bu kafa karıştırıcı olmalı.
Translate from Turkish to English

Bu kafa karıştırıcı mı?
Translate from Turkish to English

Gerçekten mi! Dostum, benimle kafa mı buluyorsun sen?
Translate from Turkish to English

İyi bir kafa ve iyi bir kalp her zaman müthiş bir kombinasyondur. Fakat buna bir okuryazar dil ya da kalem eklediğinizde, o zaman çok özel bir şeyiniz vardır.
Translate from Turkish to English

Bu senin için kafa karıştırıcı mı?
Translate from Turkish to English

Benimle kafa buluyorsun değil mi?
Translate from Turkish to English

Tom kırmızı bir kafa bandı giyiyordu.
Translate from Turkish to English

Önemli bir kafa travması geçirmiş.
Translate from Turkish to English

Çatıdan kafa üstü düştü.
Translate from Turkish to English

Bu çok kafa karıştırıcı.
Translate from Turkish to English

Bunun hepsi çok kafa karıştırıcı.
Translate from Turkish to English

Ben bu kafa karıştırıcı gramer sorusunu anlamıyorum.
Translate from Turkish to English

Hayat kafa karıştırıcı şeylerle dolu.
Translate from Turkish to English

Tom ciddi kafa travması yaşadı.
Translate from Turkish to English

Bunun hepsi biraz kafa karıştırıcı, değil mi?
Translate from Turkish to English

Boş kafa ağır bir yüktür.

Uluslararası oteldeki misafirler sık sık kafa sallar ve gülümser.

O kafa karıştırıcı.

O kafa karıştırıcı görünüyor.

Hatırlayabilmek için kafa yoruyorum.

Kafa dağıtmak istiyorum.

O kafa karıştırıcı, değil mi?

Bu kafa karıştırıcı olabilir.

Kime kafa tutuyorsun?

Bu biraz kafa karıştırıcı olabilir.

İlk başta, işler çok kafa karıştırıcıydı.

Bu senin için kafa karıştırıcı olmalı.

Bu kesinlikle kafa karıştırıcı.

Ben hiçbir türde kafa bandı kullanmadım.

Bu kafa karıştırıcı olur.

Korece, öğrenilmesi kafa karıştıran bir dil, değil mi?

Bu biraz kafa karıştırıcı.

Bunların hepsi çok kafa karıştırıcı.

Hiç de kafa karıştırıcı değildi.

O kafa karıştırıcı bir zamandı.

Çocukken kafa üstü düşmüştün.

Koku duygusu kaybı bir kafa travması nedeniyle oldu.

O çok kafa karıştırıcıydı.

Boş kafa şeytanın işyeridir.

Tom ve Mary birbirine kafa salladı.

Bu küçük bir kafa karıştırıcıydı.

Tom'un açıklaması çok kafa karıştırıcıydı.

Kafa bütün duyuların koltuğudur.

Benimle kafa buluyorsun.

Bu sinir bozucu ve kafa karıştırıcı.

O ilk başta kafa karıştırıcı olabilir.

Kafa biti için kontrol edelim.

İki tren İtalya'da kafa kafaya çarpıştı, 22 yolcu hayatını kaybetti.

Tom ve Mary kasten birbirine kafa salladı.

Dört boyutlu uzay, kafa karıştırıcıdır.

Tom soruna bir çözüm için kafa patlatıyor.

Senin kafa salladığını görüyorum.

Bu bir kafa derisi hastalığı.

Biz bu karara kafa yorduk.

Biz buna aylardır kafa yorduk.

Biz buna kafa yorduk.

Başka bir gerçek üzerine de kafa yoruyorum.

Raporlar kafa karıştırıcıydı.

Klişeler kafa karıştırıcı ve yanıltıcıdır.

Leyla, Sami'ye biraz kafa tutmaya çalıştı.

Tom'un açıklaması kafa karıştırıcıydı.

Sami, Leyla'ya kafa karıştırıcı bir soru sordu.

Günlerce kafa patlattım buna.

Fazla kafa yormadım buna.

Bir tartışmada ona kimse kafa tutamaz.

Onların açıklamaları kafa karıştırıcı.

Bu konuları bir bütün olarak ele alma. Hepsine ayrı ayrı kafa yorman gerekiyor.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English