Learn how to use kaftan in a Turkish sentence. Over 9 hand-picked examples.
Ben kumar için biçilmiş kaftan değilim. Belki sadece şanssızım fakat maaşım için çalışmak daha emin bir şeydir.
Translate from Turkish to English
Sadece bu tür bir iş için biçilmiş kaftan değilim.
Translate from Turkish to English
O, pijamasının üstüne kaftan giydi.
Translate from Turkish to English
Tom bunun için biçilmiş kaftan değil.
Translate from Turkish to English
Bunun için biçilmiş kaftan değilim.
Translate from Turkish to English
O, Juliet rolünü oynamak için biçilmiş kaftan.
Translate from Turkish to English
Kaptan olmak için biçilmiş kaftan olduğumu sanmıyorum.
Translate from Turkish to English
Tom, Mary'nin öğretmen olmak için biçilmiş kaftan olduğunu düşünmüyor.
Translate from Turkish to English
O zaman Pilatus İsa'yı tutup kamçılattı. Askerler de dikenlerden bir taç örüp O'nun başına geçirdiler. Sonra O'na mor bir kaftan giydirdiler. Önüne geliyor, “Selam, ey Yahudiler'in Kralı!” diyor, yüzüne tokat atıyorlardı.
Translate from Turkish to English