Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "kahve"

Learn how to use kahve in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Onunla kahve dükkanında buluşmaya söz verdi.
Translate from Turkish to English

Çok susadım. Bir fincan kahve istiyorum.
Translate from Turkish to English

Kahve beni uyandırıyor.
Translate from Turkish to English

Biraz kahve ister misin?
Translate from Turkish to English

Bir fincan kahve ister misin?
Translate from Turkish to English

Kahve istiyorum.
Translate from Turkish to English

Çay ve kahve, güne başlamaya yardımcı olur.
Translate from Turkish to English

Çay veya kahve ister misin?
Translate from Turkish to English

Ama kahve iyi değil.
Translate from Turkish to English

Bana bir kahve ver, lütfen.
Translate from Turkish to English

O hepimiz için kahve yaptı.
Translate from Turkish to English

Üç fincan kahve içtin.
Translate from Turkish to English

Kahve soğuk.
Translate from Turkish to English

Ben kahve içmem.
Translate from Turkish to English

İki kahve, lütfen.
Translate from Turkish to English

Kahve tercih ederim.
Translate from Turkish to English

Bir kahve alabilir miyim, lütfen?
Translate from Turkish to English

Eğer kaldıysa bana biraz kahve ver.
Translate from Turkish to English

Lütfen daha fazla kahve ekleyin.
Translate from Turkish to English

Bir fincan kahve daha içmek istiyorum.
Translate from Turkish to English

Bir kahve ve bir kruvasan alacağım.
Translate from Turkish to English

İki sütlü kahve, lütfen.
Translate from Turkish to English

Kahve yapacağım.
Translate from Turkish to English

Baba, işte kahve.
Translate from Turkish to English

Bir fincan kahve istiyorum.
Translate from Turkish to English

Bana bir fincan kahve daha verin.
Translate from Turkish to English

O, işten önce kahve içer.
Translate from Turkish to English

Evde hiç kahve yok.
Translate from Turkish to English

Kahve fiyatı düştü.
Translate from Turkish to English

Kahve lekesini çıkarmak zordu.
Translate from Turkish to English

Bir fincan daha kahve ister misiniz?
Translate from Turkish to English

Ben biraz daha kahve istiyorum.
Translate from Turkish to English

Sıkıcı bir konser sırasında, kahve benim uyanık kalmamı sağladı.
Translate from Turkish to English

Kahve için büyük bir pazar var.
Translate from Turkish to English

Kahve var,...kahve.
Translate from Turkish to English

Neden kahve içerken konuşmuyoruz?
Translate from Turkish to English

Ben bir kahve istiyorum.
Translate from Turkish to English

Kahve mi yoksa çay mı istersin?
Translate from Turkish to English

Ben bir fincan kahve için can atıyorum.
Translate from Turkish to English

Ben bir fincan kahve istiyorum.
Translate from Turkish to English

Genellikle sabah kahve, akşam çay içerim.
Translate from Turkish to English

Bir fincan kahve kafamı aydınlattı.
Translate from Turkish to English

Ben bazen ofisimden kaçarım ve bir fincan kahve içerim.
Translate from Turkish to English

Ben kahve sevmem.
Translate from Turkish to English

Bir fincan kahve, o günlerde 200 yene mal oldu.
Translate from Turkish to English

Hafif-kavrulmuş kahve markaları en popüler kalır.
Translate from Turkish to English

Biraz daha kahve alabilir miyim?
Translate from Turkish to English

Kahve, Avrupa'ya Arabistan'dan tanıtıldı.
Translate from Turkish to English

Sola dönersen, bir kahve dükkânı bulursun.
Translate from Turkish to English

Ben soğuk kahve sevmiyorum.
Translate from Turkish to English

Tom kahve fincanlarını topladı.
Translate from Turkish to English

Ben yeni dokuma tezgahımı denedikten sonra, yatağımı yaptım ve kahve değirmenini tamir ettim.
Translate from Turkish to English

Harika! Kahve sıcak.
Translate from Turkish to English

Ben hâlâ bir fincan daha kahve için zamanımın olduğunu düşünüyorum.
Translate from Turkish to English

Pekala, ben sadece tost ve kahve alacağım.

Lütfen bana bir fincan kahve koyar mısınız?

Ben senin masa örtüne kahve döktüm.

Ben kahve severken, annem çay sever.

Ben kahvaltıda kahve ve tostu severim.

Ben her zaman kahvaltıda kahve ve tost alırım.

Ben biraz daha kahve alabilir miyim?

Sabahları genellikle kahve içerim, akşamları çay içerim.

Tom, kahve fincanlarını topladı.

Tom her gün yerel kahve dükkanında kahvaltı yapar.

Tom'un şirketi Brezilya'dan kahve ithal ediyor.

Tom Mary'den biraz kahve demlemesini rica etti.

Aşkım konuklara kahve sunuyor.

Tom Mary'ye bir fincan kahve koydu ve kendi fincanını tepeleme doldurdu.

Kahve sadece ılık.

Oğlan hoşlandığı kıza bir buket gül vereceğini, onunla konuşacağını ve onu bir kahve içmeye davet edeceğini belirtti.

Tom nadiren kahve içer.

Tom lezzetli kahve yapar.

Siz arkadaşlar daha sonra bir şey yapmayacaksanız, niçin bir fincan kahve için uğramıyorsunuz?

Senin biraz kahve içmek gerektiğini düşünüyorum.

Tom strafor bir fincandan kahve içiyordu

Tom bir fincan kahve içmek istiyor.

Tom bir yudum kahve aldı.

Tom çok fazla kahve içmişti bu yüzden uyuyamadı.

Tom akşam yemeğinden sonra bir fincan kafeinsiz kahve içti.

Tom dün akşam yemeğinden sonra çok fazla kahve içtiği için uyuyamadı.

Tom garsondan bir fincan kahve daha istedi.

Tom daha fazla kahve istedi.

Bugün oldukça çok fazla kahve içtim.

Bu kahve içilmez.

Her sabah kendi kahve çekirdeklerimi ben öğütürüm.

Tom her zaman sabah kahve içer.

Tom her zaman sabahleyin en az üç fincan kahve içer.

Tom kahve içmez.

Tom'un bir fincan kahve için yeterli parası yok.

Kahve içer misin?

Kahve içer misiniz?

Bana kahve servisi yaptı.

Biraz kahve yapacağım.

Tom daha fazla kahve istiyor.

Bana bir fincan kahve getir.

Zaten kahve içmiştim.

O kahve güzel kokuyor.

Bana bir fincan kahve ver.

Kahve istemiyorum.

Kahve sevmiyorum.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English