Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "kahverengi"

Learn how to use kahverengi in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Koyu kahverengi saçları vardı.
Translate from Turkish to English

Kahverengi montlu kadın kim?
Translate from Turkish to English

Kahverengi mantolu kadın kim?
Translate from Turkish to English

Kahverengi paltolu kadın kim?
Translate from Turkish to English

Çocukken komşularımı korkutmak için evcil bir kahverengi ayım olsun isterdim.
Translate from Turkish to English

Şu masanın altında küçük kahverengi bir köpek var.
Translate from Turkish to English

Kahverengi saçın çok güzel olduğunu düşünüyor musun?
Translate from Turkish to English

Ania kahverengi ama Magdalena sarı saça sahip.
Translate from Turkish to English

Kahverengi şapka eski.
Translate from Turkish to English

O koyu kahverengi ayakkabılar giyiyordu.
Translate from Turkish to English

Bahçe çıplak ve kahverengi.
Translate from Turkish to English

Bu kahverengi kravatı alacaktım.
Translate from Turkish to English

Onun yeşil gözleri ve açık kahverengi saçı var.
Translate from Turkish to English

Hızlı kahverengi tilki tembel köpeğin üzerine atlar.
Translate from Turkish to English

Hızlı kahverengi tilki tembel kahverengi köpeğin üstüne atladı.
Translate from Turkish to English

Tom ve Mary her ikisi de kahverengi şapka giyiyorlar.
Translate from Turkish to English

Postane kahverengi binadır.
Translate from Turkish to English

Onun kahverengi gözleri var.
Translate from Turkish to English

Tom'un kahverengi saçı var.
Translate from Turkish to English

Kahverengi olanını tercih ederim.
Translate from Turkish to English

Onun yeşil gözleri ve açık kahverengi saçları var.
Translate from Turkish to English

O kahverengi olan da benimki.
Translate from Turkish to English

Kahverengi ayakkabılı çocuğu gördüm.
Translate from Turkish to English

İlaç kahverengi bir sıvıydı.
Translate from Turkish to English

Beyaz pirinç yemeği kahverengi pirinçten daha çok seviyorum.
Translate from Turkish to English

Ben kahverengi ayakkabıları istiyorum, siyah olanları değil.
Translate from Turkish to English

Kahverengi ceketli kadın kim?
Translate from Turkish to English

Onun vücudu kahverengi kürkle kaplıydı.
Translate from Turkish to English

Bu şapka kahverengi elbise ile uyar.
Translate from Turkish to English

Onlar kaba kahverengi deriden yapılmış.
Translate from Turkish to English

Buralarda kahverengi bir cüzdan gördün mü?
Translate from Turkish to English

Beyaz pirinci mi yoksa kahverengi pirinci mi tercih edersiniz?
Translate from Turkish to English

Sebzeyle ve kahverengi pirinçle beslenir.
Translate from Turkish to English

Kahverengi bir elbiseye uyacak bir şapka arıyorum.
Translate from Turkish to English

Kedilerden biri siyah, diğeri kahverengi.
Translate from Turkish to English

Kedi kahverengi.
Translate from Turkish to English

Kahverengi saçım var.
Translate from Turkish to English

Ayakkabılarım kahverengi.
Translate from Turkish to English

Kahverengi gözleri var.
Translate from Turkish to English

İlaç, kahverengi bir sıvıydı.
Translate from Turkish to English

O kahverengi şapka eski.
Translate from Turkish to English

Tom'un köpeği kahverengi.
Translate from Turkish to English

Tom'un kahverengi gözleri var.
Translate from Turkish to English

Tom'un dalgalı kahverengi saçı ve mavi gözleri var.
Translate from Turkish to English

Tom'un koyu kahverengi saçları var.
Translate from Turkish to English

Masanın altında küçük kahverengi bir köpek var.
Translate from Turkish to English

Tom'un dalgalı kahverengi saçı var.
Translate from Turkish to English

Tom kahverengi bir süet ceket giyiyordu.
Translate from Turkish to English

Jason'un kahverengi gözleri var.
Translate from Turkish to English

Tom kahverengi kağıt bir çantada Mary'ye 1000 dolar verdi.

Emily'nin kahverengi saçları var.

Senin kahverengi gözlerin yok.

Aşırılığa karşı gün için slogan "kahverengi yerine çok renkli" idi.

Aşırılığa karşı ithaf edilmiş günün sloganı, "kahverengi yerine gökkuşağı renkleri" idi.

Tom, Mary'ye küçük kahverengi bir çanta verdi.

Tom, Mary'ye kahverengi bir çanta verdi.

Tom beyaz pirinçten çok kahverengi pirinç yiyor.

Tom kahverengi bir ceket giyiyordu.

Tom koyu kahverengi bir ceket istiyor.

Tom koyu kahverengi ayakkabı giyiyordu.

Çöp sepetinde garip, kötü kokulu kahverengi bir sıvı vardı.

Anna'nın saçı kahverengi fakat Magdalena'nınki sarı.

Tom'un kahverengi saçı ve mavi gözleri var.

Hem Tom hem de Mary kahverengi şapka giyiyorlar.

Benim kahverengi gözlerim ve siyah saçım var.

Mary koyu kahverengi elbise giyiyordu.

Posta ofisi bu kahverengi binada.

Tom kahverengi bir evde yaşıyor.

Kırmızımsı kahverengi çatılı bina bir kilisedir.

O, elini dalgalı kahverengi saçının içinden geçiriyor.

Mary'nin kahverengi gözleri var, kızınınkiler yeşil ve küçük oğlununkiler mavi.

Ölüm çok güzel olmalı. Kafanın üzerinde sallanan yeşil otları olan yumuşak kahverengi toprakta uzanmak ve sessizliği dinlemek. Dünü ve yarını olmamak. Zamanı unutmak, hayatı bağışlamak, barışık olmak.

Onlar kahverengi.

Tom'un açık kahverengi saçları var.

Kahverengi, onun doğal saç rengi değil.

Tom'un omuz hizasında, kahverengi saçı var.

Tom'un omuz hizasında, kahverengi saçları var.

Uzun boylu kadın kahverengi atı dinliyor.

Yapraklar sonbaharda kahverengi olur.

Mary'nin güzel kahverengi gözleri var.

Hangisi kahverengi?

Bu kahve kahverengi.

Nehirden gelen suyun sarı ve kahverengi arasında bir rengi vardı.

idrarın ne renk; Berrak, koyu sarı, kırmızımsı veya bira gibi kahverengi mi?

Onun dalgalı kahverengi saçları ve koyu renk gözleri var.

Bu masanın altında küçük kahverengi bir köpek var.

O, arkadaş canlısı kahverengi gözlerle bana gülümsedi.

Tom kahverengi bir deri ceket giyiyordu.

Ben hala kahverengi pirinç pişiriyorum.

Hangisini tercih edersin, beyaz pirinci mi yoksa kahverengi pirinci mi?

Tavan arasında bir kahverengi keşiş örümceği var.

Bu kedi, kahverengi renklidir.

Tom önemli evraklarını kahverengi bir deri çantada tutar.

Piyano, güzel, koyu kahverengi ahşaptan yapılmıştır.

Köpek, kahverengi, küçük ve sıska.

Kahverengi tek parça elbiseme uyan bir şapka arıyorum.

Hızlı kahverengi tilki tembel köpeğin üstünden atlamadı.

O güzel değildi ama onun büyük, nazik kahverengi gözleri ve tatlı bir gülümsemesi vardı.

O bütün uzun güzel kahverengi saçlarını kesti ve bir oğlanın kıyafetlerini giydi.

Mary'nin kısa, kıvırcık kahverengi saçları var.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English