Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "kalıp"

Learn how to use kalıp in a Turkish sentence. Over 54 hand-picked examples.

Bir insan, bir kalıp içinde yapılamaz.
Translate from Turkish to English

Onun otelde kalıp kalmadığını merak ediyorum.
Translate from Turkish to English

Bugün okulumuz olmadığı için evde kalıp bütün gün televizyon izledim.
Translate from Turkish to English

Bugün okulumuz olmadığından evde kalıp tüm gün TV izledim.
Translate from Turkish to English

Kalıp yardımcı olmak istiyorum ama bana başka bir yerde ihtiyaç duyuluyor.
Translate from Turkish to English

Burada kalıp Tom'a yardım edeceğim.
Translate from Turkish to English

Bir süre kalıp dinleyin!
Translate from Turkish to English

Birimiz kalıp Tom'a yardımcı olmalı sanırım.
Translate from Turkish to English

Tom bana partiden sonra kalıp kalamayacağımı ve ona temizlik yapmak için yardım edip edemeyeceğimi sordu.
Translate from Turkish to English

Lütfen geç kalıp kalmayacağını bana bildir.
Translate from Turkish to English

Kalıp yardım edebilir miyim?
Translate from Turkish to English

Belki de burada kalıp Tom'a yardımcı olmalıyız.
Translate from Turkish to English

Ben burada kalıp Tom'a bakmak istiyorum.
Translate from Turkish to English

Evde kalıp çalışacağım.
Translate from Turkish to English

Tom bir kalıp çikolata satın aldı.
Translate from Turkish to English

Akşama kadar kalıp havai fişekleri izleyelim.
Translate from Turkish to English

Kalıp kalamayacağımı bilmiyorum.
Translate from Turkish to English

Kalıp, çocuklara göz kulak olabilir misin?
Translate from Turkish to English

Konukların birçoğu fazla kalıp tadını kaçırdı.
Translate from Turkish to English

Tom gidip gitmeyeceğine ya da kalıp kalmayacağına karar veremedi.
Translate from Turkish to English

Evde kalıp Tom'la ilgilenmek zorundayım.
Translate from Turkish to English

Henüz kalıp kalmadığımı bilmiyorum.
Translate from Turkish to English

Evde kalıp örgü örmeyi tercih ederim.
Translate from Turkish to English

Tom dün üç kalıp sabun aldı.
Translate from Turkish to English

Tom evde kalıp çocuklarına bakmak zorunda.
Translate from Turkish to English

Böyle bir havada en iyisi evde kalıp dışarı çıkmamak.
Translate from Turkish to English

Ben burada kalıp seni izleyeceğim.
Translate from Turkish to English

Ellerini bir kalıp sabunla yıka.
Translate from Turkish to English

Evde kalıp TV izlememizi öneriyorum.
Translate from Turkish to English

Kalıp elimden gelen yardımı yapacağım.
Translate from Turkish to English

Mary'nin kalıp kalmayacağı Tom'un umurunda değil.
Translate from Turkish to English

Kalıp sana yardımcı olabilir miyim?
Translate from Turkish to English

Bütün gün yatakta kalıp sadece TV izlemek istiyorum.
Translate from Turkish to English

Ben burada kalıp ona yardım edeceğim.
Translate from Turkish to English

Gitmek istemedim; evde kalıp yalnızlığın keyfini çıkarmayı tercih ettim.
Translate from Turkish to English

O bir kalıp sabun tüketti.
Translate from Turkish to English

Okuldan sonra kalıp sınıfı temizlemeye yardım etmemiz gerekir.
Translate from Turkish to English

Kalıp kalmaman önemli değil.
Translate from Turkish to English

Buzdolabında peynir kalıp kalmadığını merak ediyorum.
Translate from Turkish to English

Tom kalıp kalmamamızı umursamadığını söyledi.
Translate from Turkish to English

Tom, Mary'nin kalıp kalmamasını umursamadığını söyledi.
Translate from Turkish to English

Bugün evde kalıp bir kitap okuyacağım.
Translate from Turkish to English

Tom'a Boston'da kalıp kalmayacağını sor.
Translate from Turkish to English

Tom'un geç kalıp kalmadığını merak ediyorum.
Translate from Turkish to English

Kalıp kıyafetle adam adam olmaz.
Translate from Turkish to English

Kaç kalıp sabun aldın?

Burada kalıp benim acı çekmemi izlemeni istemiyorum.

Anlamadığım şey, niye kalıp bize yardım etmedi?

Evde kalıp seninle birlikte olmak isterim, ama bugün çalışmak zorundayım.

Bu kalıp halindeki bir söz öbeğidir.

Tartışmalı filminin gösterime girmesinin ardından saldırı ve aşağılamalara maruz kalıp en sonunda öldürüldü.

Mennad birkaç Arapça kalıp öğrendi.

Biraz yalnız kalıp kafamı dinlemek istiyorum.

Burada kalıp şansımızı deneyeceğiz.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English