Learn how to use kaldırmak in a Turkish sentence. Over 41 hand-picked examples.
Bu taş kaldırmak için çok ağır.
Translate from Turkish to English
Bu masa kaldırmak için çok ağırdı.
Translate from Turkish to English
Tom kendini kaldırmak için çok cılız.
Translate from Turkish to English
Onu kaldırmak için yeterince güçlüdür.
Translate from Turkish to English
Kutuyu kaldırmak için bütün gücüyle çabaladı.
Translate from Turkish to English
Hobim ağırlık kaldırmak.
Translate from Turkish to English
Tom onu kaldırmak için yeterince güçlü değil.
Translate from Turkish to English
Toplantıda konuşmak isterseniz elinizi kaldırmak zorundasınız.
Translate from Turkish to English
Cumhuriyetçiler Obamacare'i yürürlükten kaldırmak istiyor.
Translate from Turkish to English
Sınavlarınız olduğu zaman, ağırlık kaldırmak gerçekten stresi azaltır, ve bu zihniniz ve bedeniniz için de iyidir.
Translate from Turkish to English
Toplantıda konuşmak istiyorsan elini kaldırmak zorundasın.
Translate from Turkish to English
Yanlış anlaşılmaları ortadan kaldırmak için bir fırsat istiyorum.
Translate from Turkish to English
Tom'un onu tek başına kaldırmak için yeterince güçlü olduğunu düşünüyor musun?
Translate from Turkish to English
Bilgisayara ulaşabilmek için paneli kaldırmak zorunda kaldım.
Translate from Turkish to English
Arabayı kriko ile kaldırmak zorunda kalacaksın.
Translate from Turkish to English
Bush diğer ülkeleri ortadan kaldırmak için askeri birlikleri göndermedi.
Translate from Turkish to English
Japon tarzı bir handa, onlar her türlü ihtiyacınla ilgilenirler, bu nedenle parmağını kaldırmak zorunda kalmazsın.
Translate from Turkish to English
Tom onu kaldırmak için yeterince güçlü.
Translate from Turkish to English
Tom dövmesini kaldırmak istedi.
Translate from Turkish to English
Birçok ülke nükleer silahları ortadan kaldırmak için bir antlaşma imzaladı.
Translate from Turkish to English
Kadeh kaldırmak istiyorum.
Translate from Turkish to English
Yanlış anlaşılmaları ortadan kaldırmak istiyorum.
Translate from Turkish to English
Tom yanlış anlaşılmaları ortadan kaldırmak istedi.
Translate from Turkish to English
Tüm ayrımcılığı ortadan kaldırmak için her türlü çabayı sarf etmeliyiz.
Translate from Turkish to English
Yeni klimayı kaldırmak ve onu çatıya koymak için bir vinç kiraladık.
Translate from Turkish to English
Eğer tanrı gerkçekten var olsaydı, onu ortadan kaldırmak gerekli olabilirdi.
Translate from Turkish to English
Hileyi ortadan kaldırmak zor.
Translate from Turkish to English
Hükümet cehaleti ortadan kaldırmak için ortak çabalar sarf etmiştir.
Translate from Turkish to English
Onlar buzdolabını kaldırmak için bana yardım ettiler.
Translate from Turkish to English
Kara mayınlarını yerine koymak ucuzdur ama kaldırmak pahalıdır.
Translate from Turkish to English
Bu ambalajı kaldırmak zordur.
Translate from Turkish to English
Ülkede sıtmayı ortadan kaldırmak için toplu bir çaba gereklidir.
Translate from Turkish to English
Beyler, kadeh kaldırmak istiyorum.
Translate from Turkish to English
Sadece herhangi bir şüpheyi ortadan kaldırmak için, artık ailemle birlikte yaşıyorum.
Translate from Turkish to English
Onlar özgürlüklerini korumak istemiyorlar. Onlar onları ortadan kaldırmak istiyorlar.
Translate from Turkish to English
Seyahat için zamanı ya da parası olmayanları ortadan kaldırmak için birleşelim.
Translate from Turkish to English
Sami, tanıkları ortadan kaldırmak istiyordu.
Translate from Turkish to English
Eğer Tanrı gerçekten var olmuş olsaydı onu ortadan kaldırmak gerekirdi.
Translate from Turkish to English
“Başkaldırıyı ortadan kaldırmak, günaha son vermek, suçu bağışlatmak, sonsuza dek kalıcı doğruluğu sağlamak, görüm ve peygamberliği mühürlemek, En Kutsal'ı meshetmek için senin halkına ve kutsal kentine yetmiş hafta kadar zaman saptanmıştır.
Kadehimi kaldırmak istiyorum.
Boeing güvenlik uzmanları, araziye kontrollü uçuş (CFIT) olarak bilinen belirli bir uçak kazası türünü ortadan kaldırmak amacıyla uluslararası bir görev gücü oluşturmak üzere diğer endüstri profesyonelleriyle birleşti.