Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "kaldırmak"

Learn how to use kaldırmak in a Turkish sentence. Over 41 hand-picked examples.

Bu taş kaldırmak için çok ağır.
Translate from Turkish to English

Bu masa kaldırmak için çok ağırdı.
Translate from Turkish to English

Tom kendini kaldırmak için çok cılız.
Translate from Turkish to English

Onu kaldırmak için yeterince güçlüdür.
Translate from Turkish to English

Kutuyu kaldırmak için bütün gücüyle çabaladı.
Translate from Turkish to English

Hobim ağırlık kaldırmak.
Translate from Turkish to English

Tom onu kaldırmak için yeterince güçlü değil.
Translate from Turkish to English

Toplantıda konuşmak isterseniz elinizi kaldırmak zorundasınız.
Translate from Turkish to English

Cumhuriyetçiler Obamacare'i yürürlükten kaldırmak istiyor.
Translate from Turkish to English

Sınavlarınız olduğu zaman, ağırlık kaldırmak gerçekten stresi azaltır, ve bu zihniniz ve bedeniniz için de iyidir.
Translate from Turkish to English

Toplantıda konuşmak istiyorsan elini kaldırmak zorundasın.
Translate from Turkish to English

Yanlış anlaşılmaları ortadan kaldırmak için bir fırsat istiyorum.
Translate from Turkish to English

Tom'un onu tek başına kaldırmak için yeterince güçlü olduğunu düşünüyor musun?
Translate from Turkish to English

Bilgisayara ulaşabilmek için paneli kaldırmak zorunda kaldım.
Translate from Turkish to English

Arabayı kriko ile kaldırmak zorunda kalacaksın.
Translate from Turkish to English

Bush diğer ülkeleri ortadan kaldırmak için askeri birlikleri göndermedi.
Translate from Turkish to English

Japon tarzı bir handa, onlar her türlü ihtiyacınla ilgilenirler, bu nedenle parmağını kaldırmak zorunda kalmazsın.
Translate from Turkish to English

Tom onu kaldırmak için yeterince güçlü.
Translate from Turkish to English

Tom dövmesini kaldırmak istedi.
Translate from Turkish to English

Birçok ülke nükleer silahları ortadan kaldırmak için bir antlaşma imzaladı.
Translate from Turkish to English

Kadeh kaldırmak istiyorum.
Translate from Turkish to English

Yanlış anlaşılmaları ortadan kaldırmak istiyorum.
Translate from Turkish to English

Tom yanlış anlaşılmaları ortadan kaldırmak istedi.
Translate from Turkish to English

Tüm ayrımcılığı ortadan kaldırmak için her türlü çabayı sarf etmeliyiz.
Translate from Turkish to English

Yeni klimayı kaldırmak ve onu çatıya koymak için bir vinç kiraladık.
Translate from Turkish to English

Eğer tanrı gerkçekten var olsaydı, onu ortadan kaldırmak gerekli olabilirdi.
Translate from Turkish to English

Hileyi ortadan kaldırmak zor.
Translate from Turkish to English

Hükümet cehaleti ortadan kaldırmak için ortak çabalar sarf etmiştir.
Translate from Turkish to English

Onlar buzdolabını kaldırmak için bana yardım ettiler.
Translate from Turkish to English

Kara mayınlarını yerine koymak ucuzdur ama kaldırmak pahalıdır.
Translate from Turkish to English

Bu ambalajı kaldırmak zordur.
Translate from Turkish to English

Ülkede sıtmayı ortadan kaldırmak için toplu bir çaba gereklidir.
Translate from Turkish to English

Beyler, kadeh kaldırmak istiyorum.
Translate from Turkish to English

Sadece herhangi bir şüpheyi ortadan kaldırmak için, artık ailemle birlikte yaşıyorum.
Translate from Turkish to English

Onlar özgürlüklerini korumak istemiyorlar. Onlar onları ortadan kaldırmak istiyorlar.
Translate from Turkish to English

Seyahat için zamanı ya da parası olmayanları ortadan kaldırmak için birleşelim.
Translate from Turkish to English

Sami, tanıkları ortadan kaldırmak istiyordu.
Translate from Turkish to English

Eğer Tanrı gerçekten var olmuş olsaydı onu ortadan kaldırmak gerekirdi.
Translate from Turkish to English

“Başkaldırıyı ortadan kaldırmak, günaha son vermek, suçu bağışlatmak, sonsuza dek kalıcı doğruluğu sağlamak, görüm ve peygamberliği mühürlemek, En Kutsal'ı meshetmek için senin halkına ve kutsal kentine yetmiş hafta kadar zaman saptanmıştır.

Kadehimi kaldırmak istiyorum.

Boeing güvenlik uzmanları, araziye kontrollü uçuş (CFIT) olarak bilinen belirli bir uçak kazası türünü ortadan kaldırmak amacıyla uluslararası bir görev gücü oluşturmak üzere diğer endüstri profesyonelleriyle birleşti.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English