Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "kalem"

Learn how to use kalem in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

İki düzine kalem satın aldım.
Translate from Turkish to English

Doğum günü hediyesi olarak sana kalem aldım.
Translate from Turkish to English

Bir mektubu kurşun kalem ile yazmamalısın.
Translate from Turkish to English

Bu kalem bana ait.
Translate from Turkish to English

Bu kalem bana en az yüz dolara mâl oldu.
Translate from Turkish to English

Kalem kırık.
Translate from Turkish to English

Tom bana bir kalem verdi.
Translate from Turkish to English

Bana bir kalem ödünç verebilir misin?
Translate from Turkish to English

O, elinde bir kalem tutuyor.
Translate from Turkish to English

Tom bir kalem çıkardı ve yazmaya başladı.
Translate from Turkish to English

Tom daha yumuşak uçlu bir kurşun kalem istedi.
Translate from Turkish to English

Bu, belgeyi imzaladığı kalem.
Translate from Turkish to English

Tom kaç tane kurşun kalem alacağını belirtmedi.
Translate from Turkish to English

O bir kurşun kalem.
Translate from Turkish to English

Bu kalem kullanabilir miyim?
Translate from Turkish to English

Ona bir kalem vereceğim.
Translate from Turkish to English

Bu kalem senin mi?
Translate from Turkish to English

Bu kalem ne kadar?
Translate from Turkish to English

Bu kalem ne kadar uzundur?
Translate from Turkish to English

Onu bir kalem satın almayı düşünüyorum.
Translate from Turkish to English

Bir kurşun kalem ödünç alabilir miyim?
Translate from Turkish to English

Bu bir dolma kalem mi yoksa bir kurşun kalem mi?
Translate from Turkish to English

Bir tükenmez kalem ile yazın.
Translate from Turkish to English

Bana bir kurşun kalem ödünç verir misin?
Translate from Turkish to English

Lütfen bir sürü kurşun kalem al.
Translate from Turkish to English

Bugün bir düzine kurşun kalem aldım.
Translate from Turkish to English

Bir dolma kalem aldım fakat onu kaybettim.
Translate from Turkish to English

O, elinde bir dolma kalem tutuyordu.
Translate from Turkish to English

Bir kurşun kalem istiyorsan, sana bir tane ödünç veririm.
Translate from Turkish to English

Doğum günü hediyen olarak sana bir dolma kalem aldım.
Translate from Turkish to English

Kullanmanız için işte bir dolma kalem.
Translate from Turkish to English

Burada beş kurşun kalem var.
Translate from Turkish to English

Arabada hiç kalem var mıdır?
Translate from Turkish to English

O, onların her birine bir kurşun kalem verdi.
Translate from Turkish to English

Bana bir kalem ve birkaç kâğıt verir misiniz lütfen?
Translate from Turkish to English

Dün kaybettiğim kalem yeniydi.
Translate from Turkish to English

Cebinden bir kalem çıkardı.
Translate from Turkish to English

Kalem kılıçtan daha güçlüdür.
Translate from Turkish to English

Bu günlerde az sayıda öğrenci kurşun kalem kullanıyor.
Translate from Turkish to English

Onlardan her birine üç kurşun kalem verdim.
Translate from Turkish to English

Babam bana yeni bir dolma kalem verdi.
Translate from Turkish to English

Çekini imzalamak için bir kalem çıkardı.
Translate from Turkish to English

Hangisi daha uzun, bu kalem mi yoksa o mu?
Translate from Turkish to English

Cebinden bir kalem sarkıyor.
Translate from Turkish to English

Masada iki ya da üç kalem var.
Translate from Turkish to English

O kalem bundan daha pahalıdır.
Translate from Turkish to English

Dün kaybettiğim dolma kalem yeniydi.
Translate from Turkish to English

Onu yazdığı kalem budur.
Translate from Turkish to English

Bunlar kalem.
Translate from Turkish to English

Bir kalem alabilir miyim?
Translate from Turkish to English

O kırmızı bir kalem mi?
Translate from Turkish to English

Bu kurşun kalem kırmızı.
Translate from Turkish to English

Ne çok kalem!
Translate from Turkish to English

Bir kalem ödünç alacağım.

Bu sizin kalem mi?

Ona bir kalem alacağım.

Tükenmez kalem masanın üstünde.

Bu kalem beyazdır.

Kalem siyah.

İşte bir dolma kalem.

Onun kalem emme alışkanlığı var.

Bu uzun bir kalem.

Bu kalem en iyisidir.

Kalem uzun değildir.

Kalem uzun mudur?

Bu kalem gri değil.

Bu kurşun kalem gri değil.

Lütfen adını yazmak için bir kurşun kalem kullan.

Kalem sıranın üstündedir.

Bu kalem şundan daha iyi.

Bir kurşun kalem almak için çekmeceyi açtım.

Bir kalem almalıyım.

Bir dolma kalem ve kâğıda ihtiyacım var.

Tom bir kalem için uzandı.

Bu sadece bir kalem değil.

Tom bir kalem aldı ve yazmaya başladı.

Tom bir defter ve bir kalem çıkardı.

Tom Mary'ye bir kalem uzattı.

Bir zarfa ve bir parça kağıda ihtiyacım var. Ayrıca bir kurşun kalem ya da dolma kaleme ihtiyacım var.

Masada bir kalem var mı?

Tom masa çekmecesini açtı ve bir dolma kalem çıkardı.

Tom masanın arkasına oturdu ve bir kurşun kalem aldı.

Kalem kılıçtan keskindir.

Bir kalem ödünç alabilir miyim?

Bir kalem var.

Masanın üzerinde bir kitap, bir kalem ve bir kağıt var.

Affedersin, bir kalem ödünç alabilir miyim?

İsmi "kalem" olan bir arkadaşım var.

Sınavınız için bir kalem getirin, lütfen.

Kitap ve kalem nerede? Kitap masanın üzerinde, kalemse pencere kenarında.

Tom sağ elinde bir kalem tutuyordu.

Tom bir kurşun kalem çıkardı.

Tom'un Avustralya'da bir kalem arkadaşı var.

Eğer bir kalem istiyorsan, sana bir tane ödünç verebilirim.

Onun için bir dolma kalem satın alacağım.

Bir kalem getirmeyi unutma.

İyi bir kafa ve iyi bir kalp her zaman müthiş bir kombinasyondur. Fakat buna bir okuryazar dil ya da kalem eklediğinizde, o zaman çok özel bir şeyiniz vardır.

Bu kurşun kalem bana ait.

Başkanın adamları ipten alacak gücü vardı, bir kalem oynatmaya bakardı iş.

Masada hiç dolma kalem var mı?

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English