Learn how to use kalkıp in a Turkish sentence. Over 29 hand-picked examples.
Tom müziğin çok yüksek olduğunu düşünüyordu fakat kalkıp kısamayacak kadar yorgundu.
Translate from Turkish to English
O, bu öğleden sonra ayağa kalkıp hareket edecek.
Translate from Turkish to English
Birden kalkıp odadan çıktı.
Translate from Turkish to English
Pideyi yedim ve kalkıp bakkala gittim.
Translate from Turkish to English
Ben sabah kalkıp elimi yüzümü yıkarım.
Translate from Turkish to English
Şimdi tüm bu yaşadıklarımızdan sonra kalkıp sana güvenmemi mi bekliyorsun?
Translate from Turkish to English
Tom kalkıp ayrıldı.
Translate from Turkish to English
Kalkıp gitti.
Translate from Turkish to English
Konuşmasını bitirdikten sonra ayağa kalkıp gitti.
Translate from Turkish to English
Herkes ayağa kalkıp, çocuğunu omuzuna alsın.
Translate from Turkish to English
Ayağa kalkıp, bize kendini tanıt lütfen.
Translate from Turkish to English
Herkes kalkıp, beni takip etsin.
Translate from Turkish to English
O her zaman olduğu gibi sabahleyin erkenden kalkıp jogginge gitti.
Translate from Turkish to English
Her zamanki gibi sabah erkenden kalkıp koşuya gitti.
Translate from Turkish to English
Her zamanki gibi sabah erkenden kalkıp koştu.
Translate from Turkish to English
Köpeğimin adı Belysh. Bu yaz ona pençesini çıkarmasını öğrettim. Her sabah erkenden kalkıp onu besliyorum. Sonra yürüyüşe çıkarız. O beni diğer köpeklerden korur. Ben bisiklet sürmeye gittiğimde, o yanımda koşuyor. Onun bir arkadaşı var, adı Chernyshka. O onunla oynamaktan hoşlanıyor. Belysh çok kibar ve zeki bir köpek.
Translate from Turkish to English
Tom kalkıp paltosunu giydi.
Translate from Turkish to English
Soru hakkında: "Kahvaltıda ne içersin.", " Hiçbir şey. Kalkıp e-postamı okurum."
Translate from Turkish to English
Sen kalkıp pencereye gittin.
Translate from Turkish to English
Yatıp kalkıp haline şükretmelisin.
Translate from Turkish to English
Amuda kalkıp duran biri hariç, herkes aynı görünüyor.
Translate from Turkish to English
Sabah kalkıp da yarım saat içinde kahvelerini içip, duş alıp giyinenlere hayranım. Benim kalktığımda yarım saate ihtiyacım var, kim olduğumu bilmem için.
Translate from Turkish to English
Depresyon zenginler içindir. Fakirler sabah kalkıp işe gider.
Translate from Turkish to English
Tek ihtiyacım olan şey, bir deniz kıyısında sabaha kadar oturup olan biteni gözden geçirdikten sonra kafasında her şeyi aşmış bir insan olarak kalkıp gitmek.
Translate from Turkish to English
Yerimden kalkıp kapıyı açtım.
Translate from Turkish to English
Tom ayağa kalkıp topallayarak odadan çıktı.
Translate from Turkish to English
Ayağa kalkıp kendini tanıt lütfen.
Translate from Turkish to English
Ayağa kalkıp alkışları kabul et.
Translate from Turkish to English
Stefan kalkıp dinledi.
Translate from Turkish to English