Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "kalma"

Learn how to use kalma in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Bugün, bir sürü insan işsiz kalma konusunda endişeleniyor.
Translate from Turkish to English

Okula geç kalma.
Translate from Turkish to English

İşlerinde kalma mücadelesi veriyorlar.
Translate from Turkish to English

Hayatta kalma arzusu ve ölüm korkusu artistik duygulardır.
Translate from Turkish to English

Bir diyete sıkı sıkıya sarılmadıkça, çok az zayıf kalma şansı vardır.
Translate from Turkish to English

Lütfen sesini biraz azaltır mısın? Akşamdan kalma baş ağrım var.
Translate from Turkish to English

Geç kalma ihtimaline karşın acele et.
Translate from Turkish to English

Tom, hayatta kalma şansı olduğunu düşündü.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'ye geç kalma nedeni açıkladı.
Translate from Turkish to English

Tom kalma sebebi bulmak için elinden geleni yaptı.
Translate from Turkish to English

Eğer Tom Mary'ye yardım etmeseydi, onun hayatta kalma şansı olmayacaktı.
Translate from Turkish to English

Asla tekrar bu kadar geç kalma.
Translate from Turkish to English

Tom'un geç kalma olasılığı var.
Translate from Turkish to English

İşe geç kalma.
Translate from Turkish to English

Bütün hayatta kalma umudundan vazgeçtim.
Translate from Turkish to English

Okula tekrar geç kalma.
Translate from Turkish to English

Çok uzun süre güneşte kalma.
Translate from Turkish to English

Geç kalma.
Translate from Turkish to English

Çok uzun kalma.
Translate from Turkish to English

Her gece geç saatlere kadar kalma.
Translate from Turkish to English

Yarın sabah uykuya dalıp geç kalma.
Translate from Turkish to English

Tom geç kalma nedeninden bahsetmedi.
Translate from Turkish to English

Bu gelenek Edo döneminden kalma.
Translate from Turkish to English

Gece geç saatlere kadar kalma alışkanlığım yok.
Translate from Turkish to English

Lütfen bana geç kalma nedenini söyle.
Translate from Turkish to English

Onlar 2000 yıl öncesinden kalma antika bir kase buldular.
Translate from Turkish to English

Hâlâ o kazadan kalma bir yara izim var.
Translate from Turkish to English

Tom akşamdan kalma.
Translate from Turkish to English

Lütfen geç kalma.
Translate from Turkish to English

Boston'da kalma.
Translate from Turkish to English

Sessiz kalma hakkına sahipsin.
Translate from Turkish to English

Sessiz kalma hakkına sahipsiniz.
Translate from Turkish to English

Geç kalma eğilimindedir.
Translate from Turkish to English

Onun gitme ya da kalma seçeneği vardı.
Translate from Turkish to English

Geç saatlere kadar dışarıda kalma.
Translate from Turkish to English

Burada kalma isteğim yok.
Translate from Turkish to English

Tom'un sınıfta uyanık kalma sorunu var.
Translate from Turkish to English

Tom'un tek başına evde kalma arzusu yoktu.
Translate from Turkish to English

Evde kalma yerine partimize gelmenize karar verdiğinize gerçekten memnun oldum.
Translate from Turkish to English

Yine çok geç kalma.
Translate from Turkish to English

Evde kalma, çıkıp arkadaşlarınla oyna!
Translate from Turkish to English

Yineliyorum, geç kalma!
Translate from Turkish to English

Yarın sabah erkenden buluşacağız, o yüzden çok geç kalma.
Translate from Turkish to English

Çok geç kalma.
Translate from Turkish to English

Ye ve aç kalma.
Translate from Turkish to English

Bu, tatil değil hayatta kalma kursu!
Translate from Turkish to English

Tom dün gece çok içti ve bu sabah biraz akşamdan kalma.
Translate from Turkish to English

Elli santigrad derecenin üzerindeki sıcaklıklara maruz kalma.
Translate from Turkish to English

Isıya ya da güneş ışığına maruz kalma.
Translate from Turkish to English

Tom geç kalma nedenini bize söyledi.
Translate from Turkish to English

Sessiz kalma hakkımı kullanmak istiyorum.

Yine okula geç kalma.

Bu eskiden kalma bir gelenek.

Tom'un bugün geç kalma şansı yok.

Tom geç kalma eğilimindedir.

Okula sık sık geç kalma.

Burada yalnız kalma fikrini sevmiyorum.

Dr. Valeri 8 ocak 1994 ten Mart 1995 e kadar uzayda kalan bir Rus kozmonottur. Uzayda en uzun süre kalma rekorunu elinde bulunduruyor.

Yerinden kalma. Hemen döneceğim.

Çok geç saatlere kadar ayakta kalma. Yarın okul günü.

Bütün gece dışarıda kalma.

Tom'u almaya geç kalma.

Yaş ilerledikçe evde kalma riski artar.

Bu, büyükannemden kalma çok eski bir dikiş makinesidir.

Burada kalma.

Senden ayrı kalma düşüncesine katlanamam.

Çok uzun süre uzakta kalma.

Bu gece geç saatlere kadar ayakta kalma.

O, kapalı yerde kalma korkusundan muzdarip.

Kalma korkusuyla sıkı çalışıyor.

Benim hayatta kalma şansım nedir?

Bir daha asla okula geç kalma.

Hayatta kalma olasılığı nedir?

Susuz kalma!

Tom gece geç saatlere kadar ayakta kalma alışkanlığında.

Evli bir yazarın bekar kalma önerisinin güvenilirlik eksikliği kitabın zayıf noktasıdır.

Bana okula geç kalma nedenini söyle.

İyi bir neden olmadan asla okuldan uzak kalma.

Burada 1950'lerden kalma gibi görünen İngilizce cümleler var.

Gitme ya da kalma alternatifimiz var.

Tom'un geç kalma olasılığı var mı?

Bizim orada kalma süremiz bir hafta olacak.

"Hayatta kalma kampı nasıldı?" "Ben ondan nefret ettim. Sadece iki gün devam ettim"

Bir daha okula geç kalma.

Bu yağlı boya tablo 17. yüzyıldan kalma.

Tom geç kalma sebebinden söz etmedi.

Tom kalma hakkında fikrini değiştirmiş gibi görünüyor.

O gece geç saatlere kadar ayakta kalma alışkanlığındadır.

Tatile çıktığımda havanın güzel olmasını beklerken, aslında beni kıştan kalma bir gün bekliyordu.

Bir mekanda uzun süre kalma korkum var.

Partiye gidemem. Evde kalma cezası aldım.

Burada eski çağlardan kalma bir dikilitaş var.

Fazla uzun kalma!

Evde kalma cezası almak için ne yaptın?

Hiçbir şeyden eksik kalma.

Arkeologlar çok eski zamanlardan kalma bir ejderhanın kemiklerini buldu.

Tom aç kalma hakkında asla endişe etmek zorunda kalmayacak.

Başını yere eğmenin ve güvenle yaşamanın bir hayatta kalma içgüdüsü olup olmadığını merak ediyorum.

Kanseri erken yakalamak hayatta kalma oranını arttırır.

Köpekbalığı tarafından saldırıya maruz kalma olasılığı çok düşüktür.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English