Learn how to use kalma in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.
Bugün, bir sürü insan işsiz kalma konusunda endişeleniyor.
Translate from Turkish to English
Okula geç kalma.
Translate from Turkish to English
İşlerinde kalma mücadelesi veriyorlar.
Translate from Turkish to English
Hayatta kalma arzusu ve ölüm korkusu artistik duygulardır.
Translate from Turkish to English
Bir diyete sıkı sıkıya sarılmadıkça, çok az zayıf kalma şansı vardır.
Translate from Turkish to English
Lütfen sesini biraz azaltır mısın? Akşamdan kalma baş ağrım var.
Translate from Turkish to English
Geç kalma ihtimaline karşın acele et.
Translate from Turkish to English
Tom, hayatta kalma şansı olduğunu düşündü.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'ye geç kalma nedeni açıkladı.
Translate from Turkish to English
Tom kalma sebebi bulmak için elinden geleni yaptı.
Translate from Turkish to English
Eğer Tom Mary'ye yardım etmeseydi, onun hayatta kalma şansı olmayacaktı.
Translate from Turkish to English
Asla tekrar bu kadar geç kalma.
Translate from Turkish to English
Tom'un geç kalma olasılığı var.
Translate from Turkish to English
İşe geç kalma.
Translate from Turkish to English
Bütün hayatta kalma umudundan vazgeçtim.
Translate from Turkish to English
Okula tekrar geç kalma.
Translate from Turkish to English
Çok uzun süre güneşte kalma.
Translate from Turkish to English
Geç kalma.
Translate from Turkish to English
Çok uzun kalma.
Translate from Turkish to English
Her gece geç saatlere kadar kalma.
Translate from Turkish to English
Yarın sabah uykuya dalıp geç kalma.
Translate from Turkish to English
Tom geç kalma nedeninden bahsetmedi.
Translate from Turkish to English
Bu gelenek Edo döneminden kalma.
Translate from Turkish to English
Gece geç saatlere kadar kalma alışkanlığım yok.
Translate from Turkish to English
Lütfen bana geç kalma nedenini söyle.
Translate from Turkish to English
Onlar 2000 yıl öncesinden kalma antika bir kase buldular.
Translate from Turkish to English
Hâlâ o kazadan kalma bir yara izim var.
Translate from Turkish to English
Tom akşamdan kalma.
Translate from Turkish to English
Lütfen geç kalma.
Translate from Turkish to English
Boston'da kalma.
Translate from Turkish to English
Sessiz kalma hakkına sahipsin.
Translate from Turkish to English
Sessiz kalma hakkına sahipsiniz.
Translate from Turkish to English
Geç kalma eğilimindedir.
Translate from Turkish to English
Onun gitme ya da kalma seçeneği vardı.
Translate from Turkish to English
Geç saatlere kadar dışarıda kalma.
Translate from Turkish to English
Burada kalma isteğim yok.
Translate from Turkish to English
Tom'un sınıfta uyanık kalma sorunu var.
Translate from Turkish to English
Tom'un tek başına evde kalma arzusu yoktu.
Translate from Turkish to English
Evde kalma yerine partimize gelmenize karar verdiğinize gerçekten memnun oldum.
Translate from Turkish to English
Yine çok geç kalma.
Translate from Turkish to English
Evde kalma, çıkıp arkadaşlarınla oyna!
Translate from Turkish to English
Yineliyorum, geç kalma!
Translate from Turkish to English
Yarın sabah erkenden buluşacağız, o yüzden çok geç kalma.
Translate from Turkish to English
Çok geç kalma.
Translate from Turkish to English
Ye ve aç kalma.
Translate from Turkish to English
Bu, tatil değil hayatta kalma kursu!
Translate from Turkish to English
Tom dün gece çok içti ve bu sabah biraz akşamdan kalma.
Translate from Turkish to English
Elli santigrad derecenin üzerindeki sıcaklıklara maruz kalma.
Translate from Turkish to English
Isıya ya da güneş ışığına maruz kalma.
Translate from Turkish to English
Tom geç kalma nedenini bize söyledi.
Translate from Turkish to English
Sessiz kalma hakkımı kullanmak istiyorum.
Yine okula geç kalma.
Bu eskiden kalma bir gelenek.
Tom'un bugün geç kalma şansı yok.
Tom geç kalma eğilimindedir.
Okula sık sık geç kalma.
Burada yalnız kalma fikrini sevmiyorum.
Dr. Valeri 8 ocak 1994 ten Mart 1995 e kadar uzayda kalan bir Rus kozmonottur. Uzayda en uzun süre kalma rekorunu elinde bulunduruyor.
Yerinden kalma. Hemen döneceğim.
Çok geç saatlere kadar ayakta kalma. Yarın okul günü.
Bütün gece dışarıda kalma.
Tom'u almaya geç kalma.
Yaş ilerledikçe evde kalma riski artar.
Bu, büyükannemden kalma çok eski bir dikiş makinesidir.
Burada kalma.
Senden ayrı kalma düşüncesine katlanamam.
Çok uzun süre uzakta kalma.
Bu gece geç saatlere kadar ayakta kalma.
O, kapalı yerde kalma korkusundan muzdarip.
Kalma korkusuyla sıkı çalışıyor.
Benim hayatta kalma şansım nedir?
Bir daha asla okula geç kalma.
Hayatta kalma olasılığı nedir?
Susuz kalma!
Tom gece geç saatlere kadar ayakta kalma alışkanlığında.
Evli bir yazarın bekar kalma önerisinin güvenilirlik eksikliği kitabın zayıf noktasıdır.
Bana okula geç kalma nedenini söyle.
İyi bir neden olmadan asla okuldan uzak kalma.
Burada 1950'lerden kalma gibi görünen İngilizce cümleler var.
Gitme ya da kalma alternatifimiz var.
Tom'un geç kalma olasılığı var mı?
Bizim orada kalma süremiz bir hafta olacak.
"Hayatta kalma kampı nasıldı?" "Ben ondan nefret ettim. Sadece iki gün devam ettim"
Bir daha okula geç kalma.
Bu yağlı boya tablo 17. yüzyıldan kalma.
Tom geç kalma sebebinden söz etmedi.
Tom kalma hakkında fikrini değiştirmiş gibi görünüyor.
O gece geç saatlere kadar ayakta kalma alışkanlığındadır.
Tatile çıktığımda havanın güzel olmasını beklerken, aslında beni kıştan kalma bir gün bekliyordu.
Bir mekanda uzun süre kalma korkum var.
Partiye gidemem. Evde kalma cezası aldım.
Burada eski çağlardan kalma bir dikilitaş var.
Fazla uzun kalma!
Evde kalma cezası almak için ne yaptın?
Hiçbir şeyden eksik kalma.
Arkeologlar çok eski zamanlardan kalma bir ejderhanın kemiklerini buldu.
Tom aç kalma hakkında asla endişe etmek zorunda kalmayacak.
Başını yere eğmenin ve güvenle yaşamanın bir hayatta kalma içgüdüsü olup olmadığını merak ediyorum.
Kanseri erken yakalamak hayatta kalma oranını arttırır.
Köpekbalığı tarafından saldırıya maruz kalma olasılığı çok düşüktür.