Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "kanıt"

Learn how to use kanıt in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Kanıt bizi onun masumluğuna ikna etti.
Translate from Turkish to English

Onu mahkûm etmek için suçla ilgili yeterli kanıt yoktu.
Translate from Turkish to English

Olay yerinde bulunduğuna dair ona karşı herhangi bir kanıt yoktu.
Translate from Turkish to English

Bu kirli giysiler onun suçsuzluğunu kanıtlayacak yeni bir kanıt parçası olabilirdi.
Translate from Turkish to English

Avukat yeni bir kanıt gündeme getirdi.
Translate from Turkish to English

Onlar böyle bir kanıt bulmadılar.
Translate from Turkish to English

Kanıt, bir önceki ifadeye karşılık gelir.
Translate from Turkish to English

Kanıt onun lehineydi.
Translate from Turkish to English

Kanıt onu masum olduğunu kanıtladı.
Translate from Turkish to English

Tom'un hırsız olduğuna dair su götürmez kanıt var.
Translate from Turkish to English

Hiçbir kanıt yoktur.
Translate from Turkish to English

O, kanıt değildir.
Translate from Turkish to English

Savaş için bir kanıt sundu.
Translate from Turkish to English

Kanıt önemsiz.
Translate from Turkish to English

Kanıt açıktır.
Translate from Turkish to English

Kanıt istiyor musun?
Translate from Turkish to English

Kanıt yok.
Translate from Turkish to English

Kanıt istiyorum.
Translate from Turkish to English

Tom kanıt sağladı.
Translate from Turkish to English

Onlar kanıt istediler.
Translate from Turkish to English

Tom kanıt ister.
Translate from Turkish to English

Tom kanıt buldu.
Translate from Turkish to English

Tek kanıt iç çamaşıra yapışmış meni kalıntılarıydı.
Translate from Turkish to English

Polis onun aleyhinde birçok kanıt topladı.
Translate from Turkish to English

Yılın en soğuk mevsimi kıştır, kanıt, bazen kar yağar.
Translate from Turkish to English

Onlar hala kanıt arıyorlar.
Translate from Turkish to English

Herhangi bir kanıt var mı?
Translate from Turkish to English

Tek kanıt, iç çamaşırına yapışmış sperm iziydi.
Translate from Turkish to English

Tom'a karşı hiç gerçek kanıt yoktu.
Translate from Turkish to English

Elinizde bir kanıt olmalı, yoksa burada olmazdınız.
Translate from Turkish to English

Herhangi bir kanıt bulmadın mı?
Translate from Turkish to English

Aksine kanıt olmadığı için herkes onun hikayesine inanıyor.
Translate from Turkish to English

Bu kanıt onun aleyhineydi.
Translate from Turkish to English

Onun için güvenilir bir kanıt olmadıkça, hiçbir şeye inanmamalıyız.
Translate from Turkish to English

Biz kanıt istedik.
Translate from Turkish to English

Tom'un aleyhinde bir kanıt yok.
Translate from Turkish to English

Hem kanıt hem de çözüm önemsiz.
Translate from Turkish to English

Polis hiçbir kanıt bulmadı.
Translate from Turkish to English

Kanıt sorgulanabilir.
Translate from Turkish to English

Herhangi bir kanıt bırakmamak için dikkatliydim.
Translate from Turkish to English

Hâlâ kanıt yok.
Translate from Turkish to English

Hangi kanıt var?
Translate from Turkish to English

Tom kanıt istedi.
Translate from Turkish to English

Tek kanıt pencere üzerindeki parmak izleriydi.
Translate from Turkish to English

Yeni kanıt buldum.
Translate from Turkish to English

Kanıt ezici.
Translate from Turkish to English

Söylediklerini destekleyecek herhangi bir kanıt sunabilir misin?
Translate from Turkish to English

Tom yeni kanıt buldu.
Translate from Turkish to English

O kanıt istedi.
Translate from Turkish to English

Mary kanıt istedi.
Translate from Turkish to English

Bir kanıt görmek istiyorum.
Translate from Turkish to English

Tom'un suçsuzluğunu kanıtlamak için herhangi bir kanıt bulmamızın hala olası olmadığını düşünüyorum.
Translate from Turkish to English

Kanıt istediğini söyledin. Pekala, işte burada.
Translate from Turkish to English

Kanıt aramak için buraya geldim.

Onun hakkında hiç kanıt yok.

Kanıt nedir?

Kanıt bunu doğruluyor.

Sen kanıt istedin, değil mi?

Tom'un yasadışı bir şey yapmış olduğuna dair hiçbir kanıt yok.

Olağanüstü iddialar, olağanüstü kanıt gerektirir.

Kanıt bırakmayın.

Ben senin suçlamanı destekleyecek bir kanıt bulamıyorum.

Polis fiziksel kanıt göstermekte başarısız oldu.

Tom'un o suçu işlediğine dair hiçbir kanıt yok.

Dedektifler başka kanıt bulmadı.

Tom herhangi bir kanıt bırakmamak için dikkatliydi.

Polis olay yerinde kanıt gizledi.

Kanıt reddedilemez.

Kanıt olmadan onu hırsızlıkla suçlayamazsın.

İnanç kanıt olmadan kesin olan şeydir.

Tom yaptığı açıklamayı destekleyecek herhangi bir kanıt elde edemedi.

Hikayenin kendi deneyimlerine dayalı olduğuna dair bir kanıt yoktur.

Yeterli kanıt yokluğunda, polis onu suçlayamadı.

Tom orada tek olduğunu kanıt gösterecektir.

Kanıt, iddiayı desteklemiyor.

Bu hastalığın diyetten kaynaklandığına dair hiçbir kanıt yoktur.

Polis, adamın suçu işlediğine dair kanıt buldu.

Polis cinayetle ilgili herhangi bir yeni kanıt bulmakta başarısız oldu.

Aksine kanıt yoktur.

Polis kanıt ararken odayı inceledi.

Kanıt nerede?

Hiçbir karşıt kanıt yoktur.

Sizin "kanıt"ınız sofistiktir.

Kanıt gün gibi ortada.

Onun şimdiye kadar söylediği her şey kanıt olarak düşünülmeli.

O, daha fazla umutsuz kanıt arayışı içinde.

Tom ile soygunu birbirine bağlayan sert kanıt yoktu.

Fadıl'ın Leyla'nın ortadan kaybolmasıyla ilişkili olduğuyla ilgili hiç kanıt yoktu.

Tom'un katil olduğunu önermek için hiçbir kanıt yok.

Fadıl'ı suça bağlayan hiçbir kanıt yoktu.

Polis yeni kanıt buldu.

Kanıt kurtarıldı.

Böyle bir olgunun varlığı için hiçbir somut kanıt bulamadık.

Belgelenmiş bir kanıt yok.

Herhangi bir fiziksel kanıt var mıydı?

Kanıt ikinci dereceydi.

Onunla ilgili herhangi bir kanıt görmedik.

Bir iddia bir kanıt değildir.

Kanıt istemiyor musun?

Tom kanıt eksikliği yüzünden beraat etmişti.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English