Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "kapıdan"

Learn how to use kapıdan in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Her yıl, örgüt Frizyen dilinde yazılmış kitapları satmak için kapıdan kapıya giden gönüllülerle ilgili çok sayıda toplantı organize eder.
Translate from Turkish to English

Yoksulluk kapıdan içeri girdiğinde, sevgi pencereden dışarı uçar.
Translate from Turkish to English

Tom, yataktan dışarı fırladı, bazı giysiler giyiverdi, kahvaltı yaptı ve on dakika içinde kapıdan çıktı.
Translate from Turkish to English

Tom arka kapıdan gizlice sıvıştı.
Translate from Turkish to English

Tom arka kapıdan dışarı süzüldü.
Translate from Turkish to English

Posta taşıyıcı postaları kapıdan kapıya dağıtır.
Translate from Turkish to English

Michael yan kapıdan çıkarken görüldü.
Translate from Turkish to English

Tom içeriye arka kapıdan geldi.
Translate from Turkish to English

O, onu kapıdan dışarı itti.
Translate from Turkish to English

O, arka kapıdan gizlice içeri süzüldü.
Translate from Turkish to English

O, kapıdan içeri girdiğinde o, onu aramak üzereydi.
Translate from Turkish to English

Hoşça kal demeden nasıl kapıdan çıkıp gidebildin?
Translate from Turkish to English

Dün yeşil bir kanepe aldım, ama kapıdan sığdıramadım, bu yüzden geri iade etmek zorunda kaldım.
Translate from Turkish to English

Çocuk arka kapıdan girdi.
Translate from Turkish to English

Telefon çaldığında kapıdan yeni girmiştim.
Translate from Turkish to English

Arka kapıdan odaya girdik.
Translate from Turkish to English

Otobüs hangi numaralı kapıdan kalkıyor?
Translate from Turkish to English

Garsonun kapıdan geldiğini gördük.
Translate from Turkish to English

Tom ön kapıdan içeri girdi.
Translate from Turkish to English

Geçenlerde bir arkadaşımın evinin yanında durduğumda, ön kapıdan çıkan arkadaşım değil fakat kocasıydı.
Translate from Turkish to English

Tomoko mutlu şekilde kapıdan dışarı çıktı.
Translate from Turkish to English

Tom anahtarı kapıdan çıkardı.
Translate from Turkish to English

Tom az önce yanlış kapıdan geçti.
Translate from Turkish to English

Sandalye kapıdan uzak.
Translate from Turkish to English

Unutulmuş bir kilidi kapıdan alır mısın?
Translate from Turkish to English

O, arabayı öyle bir şekilde yerleştirdi ki onun arka kapıdan geldiğini göremedim, değil mi?
Translate from Turkish to English

Tom kapıdan fırladı.
Translate from Turkish to English

Bilet göstermeden kapıdan geçen bir bayan gördüm.
Translate from Turkish to English

Tom malzemesini aldı ve kapıdan dışarı çıktı.
Translate from Turkish to English

Tom tel örgülü kapıdan mutfağa baktı.
Translate from Turkish to English

Tom ön kapıdan eve girdi.
Translate from Turkish to English

Tom tekrar kapıdan içeriye yürüdü.
Translate from Turkish to English

Eğer o kapıdan çıkarsam, beni vurur musun?
Translate from Turkish to English

Hırsız eve bu kapıdan girdi.
Translate from Turkish to English

Tom kapıdan dışarıya yöneldi.
Translate from Turkish to English

Yakındaki kapıdan girin.
Translate from Turkish to English

Tom ön kapıdan dışarı çıktı.
Translate from Turkish to English

Tom kalktı ve kapıdan çıktı.
Translate from Turkish to English

Tom bana veda etti ve kapıdan çıktı.
Translate from Turkish to English

Kapıdan uzak durun.
Translate from Turkish to English

Tom kapıdan içeriye girer girmez Mary şikayet etmeye başladı.
Translate from Turkish to English

Tom kapıdan dışarıya doğru geri yürüdü.
Translate from Turkish to English

Tom kapıdan uzaklaştı.
Translate from Turkish to English

Tom sadece kapıdan içeriye girdi.
Translate from Turkish to English

Tom arka kapıdan dışarı çıktı.
Translate from Turkish to English

Tom ön kapıdan girdi.
Translate from Turkish to English

Tom ön kapıdan geldi.

Tom cam kapıdan bakıyor.

Tom kapıdan çıktı.

Tek giriş ön kapıdan mı?

O kapıdan çıktı ve asla geri dönmedi.

Kapıdan kovsan bacadan girer.

Tom kapıdan dışarıya baktı.

O kapıdan uzak dur.

Gözünü kapıdan ayırma.

Tom ve Mary John'un kapıdan çıkışını izledi.

Ön kapıdan geldim.

Tom aceleyle kapıdan çıktı.

Müzeye yanlış kapıdan girdim. Daha dikkatli olmalıydım.

Tom kapıdan Mary'yi izledi.

Tom arka kapıdan girdi.

Bu kapıdan mutfağa erişebilirsin.

Tom kapıdan çıkar çıkmaz, Mary ağlamaya başladı.

Tom Mary'ye hızlı bir öpücük verdi ve kapıdan çıktı.

Tom'un hangi kapıdan geleceğinden emin olamayız.

Piyano o kapıdan geçmeyecek.

Araba bir kapıdan geçti.

Yoksulluk ön kapını çaldığında sevgi arka kapıdan kaçar.

Ben kapıdan girdiğimde bana bir not uzatıldı.

Biri kapıdan sana sesleniyor.

Tom ön kapıdan ayrıldı.

O, kapıdan içeri girdi.

Tom döner kapıdan otel lobisine yürüdü.

Tom kapıdan tam zamanında girdi.

Tom aceleyle giyindi ve kapıdan dışarı koştu.

Tom arka kapıdan çıktı.

Turuncu kapıdan geç.

Tom ve Mary arka kapıdan girdi.

John kapıdan girdiğinde Tom ve Mary öğle yemeği yiyordu.

Kapıdan daha öteye gitmedi.

Tom mümkün olduğu kadar kapıdan uzak oturdu.

Tom kapıdan geriye çekildi.

Hırsız bu kapıdan eve erişim sağladı.

Tom kapıdan grubu izledi.

Arka kapıdan çıkalım.

O, kapıdan çıkmadan önce ceketini düğmeledi.

Tom hoşça kal dedi ve sonra ön kapıdan çıktı.

Kapıdan uzaklaş.

Bir bayanın biletini göstermeden kapıdan girdiğini gördüm.

Tom ön kapıdan daldı.

O ön kapıdan çıktığında otobüs köşeden geliyordu.

Tom kapıdan dışarı eğildi.

Kilitli kapıdan nasıl geçtiğin benim için bir bilmece.

Mary kapıdan çıkarken Tom izledi.

O, kapıdan aceleyle çıktı ve anahtarı yanlışlıkla evde unuttu.

Tom kapıdan içeri girdi.

Tom Mary'yi kapıdan dışarı itti.

O, kapıdan içeri girdiğinde kalbim daha hızlı atmaya başladı.

Garip bir kişi aniden kapıdan girdi.

Tom kapıdan girmek için başını eğmek zorunda kaldı.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English