Learn how to use kapıya in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.
Her yıl, örgüt Frizyen dilinde yazılmış kitapları satmak için kapıdan kapıya giden gönüllülerle ilgili çok sayıda toplantı organize eder.
Translate from Turkish to English
Kapıya kadar onunla ilgilenmene gerek yoktu.
Translate from Turkish to English
Sıraya gir ve kapıya doğru düzenli olarak yürü.
Translate from Turkish to English
Beni kapıya götürür müsün?
Translate from Turkish to English
Kadın sandalyeden kalktı ve kapıya doğru baktı.
Translate from Turkish to English
Onlar kapıya doğru yürüdü.
Translate from Turkish to English
Kapıya hafifçe vurdu.
Translate from Turkish to English
Kapıya doğru yöneldi ve kaçmaya çalıştı.
Translate from Turkish to English
Fred kapıya ulaşmaya çalıştı fakat yolda masa vardı.
Translate from Turkish to English
Tom kapıya tekme attı.
Translate from Turkish to English
Tom kapıya vurdu.
Translate from Turkish to English
Tom ön kapıya doğru çimden geçti.
Translate from Turkish to English
Kapıya vuruluyor.
Translate from Turkish to English
Posta taşıyıcı postaları kapıdan kapıya dağıtır.
Translate from Turkish to English
Kapıya dayanan adam kimdir?
Translate from Turkish to English
Bill, kapıya cevap ver.
Translate from Turkish to English
Ben kapıya doğru koştum.
Translate from Turkish to English
Kapıya tırmandım.
Translate from Turkish to English
Benim koltuğum kapıya yakın.
Translate from Turkish to English
Kimse kapıya bakmadı.
Translate from Turkish to English
Kapıya doğru yolumu el yordamıyla buldum.
Translate from Turkish to English
O, kapıya doğru yürüdü.
Translate from Turkish to English
Ön kapıya kadar gittim.
Translate from Turkish to English
Tom Mary ile kapıya kadar yürüdü.
Translate from Turkish to English
Kapıya yeni bir kol taktım.
Translate from Turkish to English
Bir araba ana kapıya yanaştı.
Translate from Turkish to English
Kalabalık kapıya doğru bastırdı.
Translate from Turkish to English
O, kapıya doğru koştu.
Translate from Turkish to English
Onların hepsi kapıya doğru gitti.
Translate from Turkish to English
Notu kapıya yapıştırdı.
Translate from Turkish to English
Onunla kapıya kadar ilgilenmene gerek yoktu.
Translate from Turkish to English
Arkadaşlarını karşılamak için kapıya gitti.
Translate from Turkish to English
Tom, kapıya cevap ver.
Translate from Turkish to English
Onlar her zaman köpeği kapıya bağlı tutar mı?
Translate from Turkish to English
Tom Mary'ye kapıya kadar eşlik etti.
Translate from Turkish to English
Kapıya doğru yöneldi.
Translate from Turkish to English
Onlar kapıya vurdu.
Translate from Turkish to English
Kapıya baktım.
Translate from Turkish to English
Tom kapıya geldi ve zili çaldı.
Translate from Turkish to English
Kapıya dikkat edin.
Translate from Turkish to English
Lütfen uçak kapıya varıncaya kadar oturmuş olarak kalın.
Translate from Turkish to English
Otomatik kapılar şimdiki durumundan daha akıllıca kontrol edilebilmektedir.Yakın zamanda geliştirilmiş kontrol sistemi sadece birisi kapıya gerçekten yaklaştığı zaman kapıyı açar.Eğer biri sadece kapının önünde duruyorsa ya da önünden geçiyorsa kapı kapalı kalacaktır.
Translate from Turkish to English
Tom, kapıya yürüdü.
Translate from Turkish to English
Yavaşça kapıya doğru yürü.
Translate from Turkish to English
Tom kapıya doğru yürüdü.
Translate from Turkish to English
Tom ön kapıya geldiğinde onun biraz açık olduğunu fark etti.
Translate from Turkish to English
Tom kapıya gitti ve onun kilidini açtı.
Translate from Turkish to English
Tom kapıya ulaştı.
Translate from Turkish to English
Tom sinirli şekilde kapıya yaklaştı.
Translate from Turkish to English
Tom kulağını kapıya bastırdı, bitişik odada neler olduğunu duymaya çalıştı.
Tom kapıya koştu ve dışarı çıkmaya çalıştı.
Tom kapıya doğru yürüdü ve onu açtı.
Tom dikkatle kapıya yaklaştı.
Tom eşyalarını topladı ve kapıya yöneldi.
Tom hemen kapıya yöneldi.
Bay Wood kapıya geldi ve Tony'nin annesiyle konuştu.
Tom kapıya vurmaya devam etti.
Kadın, sandalyesinden kalktı ve sonra kapıya baktı.
Lütfen kapıya bak.
Kapıya bir şey yapıştırılmış.
Kapıya bakma, her kimse.
Kapıya güm güm vuruyordu.
Tom kapıya doğru baktı.
Başka kapıya!
Tom kapıya vurmaya başladı.
Arka kapıya doğru gidelim?
Tom kapıya doğru yöneldi.
Tom kapıya doğru yürümeye başladı.
Tom hızla kapıya yöneldi.
Tom kapıya yürüdü ve dışarıya baktı.
Tom kapıya geldi.
Tom kalktı ve kapıya yöneldi.
Tom kalktı ve kapıya doğru yürüdü.
Tom, kapının vurulduğunu duydu ve açmak üzere kapıya doğru yürüdü.
Yanlış kapıya gittim.
Zil çalar çalmaz, Tom kapıya yöneldi.
Tom ön kapıya doğru yöneldi.
Tom sandalyesinden kalktı, kapıya doğru yürüdü ve onu açtı.
Biri kapıya vuruyor.
Tom kalktı ve kapıya doğru gitti.
Tom kanepeden kalktı ve kapıya doğru yürüdü.
Tom çantasını tuttu ve kapıya doğru yöneldi.
Tom kapıya bakmak için gitti.
Tom kapıya bakmak için kalktı.
Tom kapıya doğru gitti.
Tom kapıya doğru koştu.
Kapıya tekme at.
Tom kapıya bakarak oturdu.
Neden kapıya bakmadın?
Ben dizimi kapıya çarptım.
Tom kapıya koştu.
Kapıya yakın duracağım.
Bir kapıya doğru yürüdüm.
Tom Mary'yi kapıya doğru itti.
Tom tüm ağırlığıyla kapıya abandı.
Kız, parmaklarını kapıya sıkıştırdı.
Kız, parmaklarını kapıya kaptırdı.
Tom kapıya çarptıktan sonra alnında büyük bir morluk vardı.
Tom birisinin kapıya üç kez vurduğunu duydu.
Başka kapıya.