Learn how to use karışık in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.
Saçlarım çok karışık oldu.
Translate from Turkish to English
Profesörün bize verdiği problemi çözmeye çalıştık fakat karışık görünüyordu.
Translate from Turkish to English
Karışık akıl, bir şeyi aşırı düşünen, bir yerde pıhtılaşan akıldır.
Translate from Turkish to English
Onun kafası tamamen karışık.
Translate from Turkish to English
O, ona karışık sinyaller verdi.
Translate from Turkish to English
Onların kafası karışık, değil mi?
Translate from Turkish to English
Film karışık eleştiriler aldı.
Translate from Turkish to English
Bu konuda karışık duygularım var.
Translate from Turkish to English
Ona karşı duygularımız karışık.
Translate from Turkish to English
Kafam çok karışık.
Translate from Turkish to English
Tom'un kafası karışık.
Translate from Turkish to English
Onun saçı karışık.
Translate from Turkish to English
Tom'un hâlâ kafası karışık.
Translate from Turkish to English
Tom'un sadece kafası karışık.
Translate from Turkish to English
Tom tamamen kafası karışık.
Translate from Turkish to English
Kafamız karışık.
Translate from Turkish to English
Seninle görüşmek istediğim karışık bir sorunum var.
Translate from Turkish to English
Bu karışık, değil mi?
Translate from Turkish to English
Umutsuzum ve kafam karışık.
Translate from Turkish to English
Âşığım ve kafam karışık.
Translate from Turkish to English
Bana karşı duygularınız hâlâ karışık mı?
Translate from Turkish to English
Soru ciddiydi, ama o şakayla karışık cevapladı.
Translate from Turkish to English
Bu karışık bir soru.
Translate from Turkish to English
Tom'un kafası biraz karışık.
Translate from Turkish to English
İşler karışık.
Translate from Turkish to English
Saçın karışık.
Translate from Turkish to English
Bu yer karışık.
Translate from Turkish to English
Oda karışık.
Translate from Turkish to English
Ev karışık.
Translate from Turkish to English
Kafam karışık. Şimdi ne yapmalıyım?
Translate from Turkish to English
Sanırım kafan karışık.
Translate from Turkish to English
Bu çok karışık.
Translate from Turkish to English
Enerji içecekleri ile karışık bir alkol tehlikeli bir kombinasyon olabilir.
Translate from Turkish to English
Herkesin kafası karışık.
Translate from Turkish to English
Ama aklım hâlâ karışık.
Translate from Turkish to English
Durumlar karışık.
Translate from Turkish to English
Durum karışık.
Translate from Turkish to English
Hem Tom hem de Mary biraz kafası karışık görünüyorlar.
Translate from Turkish to English
Bu çok karışık bir durum.
Translate from Turkish to English
Benim hâlâ kafam karışık.
Translate from Turkish to English
Tom hâlâ kafası karışık.
Translate from Turkish to English
Hiç de karışık değil.
Translate from Turkish to English
Karışık duygularım vardı.
Translate from Turkish to English
Hâlâ kafam biraz karışık.
Translate from Turkish to English
Olaylar hep düşündüğümüzden daha karışık.
Translate from Turkish to English
Bizim hala biraz kafamız karışık.
Translate from Turkish to English
Tom gerçekten kafası karışık görünüyordu.
Translate from Turkish to English
Saçım karışık.
Translate from Turkish to English
Yazı şekli bu makalede çok daha az karışık.
Translate from Turkish to English
Onun hakkında karışık duygularım var.
Translate from Turkish to English
Bu karışık, biliyorsun.
Translate from Turkish to English
Duygularım hakkında kafam karışık.
Translate from Turkish to English
Sadece biraz kafam karışık.
Translate from Turkish to English
Ailemdeki herkes genotipik ve fenotipik olarak karışık ırktır.
Translate from Turkish to English
Bu cevap vermek için karışık bir soru.
Translate from Turkish to English
Onun hakkında hâlâ kafamız karışık.
Translate from Turkish to English
Karışık duygularım var.
Bunun hakkında karışık duygularım var.
Çok kafası karışık gibi görünüyorsun.
Şey, bu karışık.
Leyla'nın gebeliği haberi karışık tepkilerle karşılandı.
Kafam karışık hissediyordum.
Bu karışık bir süreçtir.
İnsanların kafası karışık.
Kitap karışık eleştiriler aldı.
Adam biraz kafası karışık görünüyor.
Şimdi kafam daha da karışık.
Karışık bir problem gibi görünen şeylere genellikle basit bir çözüm var.
Sami karışık yaşantısının kontrolünü ele geçirdiğini düşünüyordu.
Sanırım hepimizin kafası karışık.
Onun hakkında ne çok karışık?
Tom Mary'nin kafası karışık olduğunu düşündü.
Tom, Mary'nin kafasının karışık olduğunu düşünmüyor.
Tom Mary'ye kafasının karışık olduğunu söyledi.
Biraz kafan karışık görünüyorsun.
Tom Mary'nin biraz kafası karışık göründüğünü söyledi.
Tom Mary'nin kafasının karışık olacağını düşünmüyor.
Tom muhtemelen kafası karışık olmayacak.
Tamamen kafanız karışık görünüyorsunuz.
Tom, Mary'nin muhtemelen hâlâ kafası karışık olduğunu söyledi.
Tom çok kafası karışık olduğunu söyledi.
Tom kafamın karışık olduğunu biliyordu.
Tom kafasının karışık olduğunu söyledi.
Tom, Mary'nin kafası karışık göründüğünü söyledi.
Tom, Mary'nin kafası karışık görünmediğini söyledi.
Tom, Mary'nin kafası karışık göründüğünü düşündüğünü söyledi.
Tom'un hâlâ biraz kafası karışık.
Sanırım Tom'un ve Mary'nin her ikisinin de kafası karışık.
Sanırım hem Tom'un hem de Mary'nin kafası karışık.
Tom, Mary'nin kafası karışık olduğunu söyledi.
Tom'un bunun hakkında hâlâ kafası karışık.
Tom'un kafasının karışık olmasına şaşmamalı.
Tom biraz kafası karışık görünüyordu.
Karışık bir gün geçirdim.
Tom kendini kafası karışık hissettiğini söyledi.
Tom ve Mary'nin kafası karışık.
Tom'un bunu yapmak için kafası çok karışık.
Tom'un her zaman kafası karışık, değil mi?
Ne karışık.
Modern hayat çok mu karışık?