Learn how to use karışıklık in a Turkish sentence. Over 38 hand-picked examples.
354618 no'lu örnek cümle, Tatoeba web sitesinde birçok karışıklık yarattı.
Translate from Turkish to English
Kaza, trafiği büyük bir karışıklık içine soktu.
Translate from Turkish to English
Kaza yüzünden karışıklık ortaya çıktı.
Translate from Turkish to English
Bu karışıklık için kim sorumluluk alıyor?
Translate from Turkish to English
Karışıklık nedir?
Translate from Turkish to English
O, burada karışıklık çıkarmaya çalışıyor.
Translate from Turkish to English
Karışıklık için üzgünüm.
Translate from Turkish to English
Haber büyük karışıklık yarattı.
Translate from Turkish to English
Bir karışıklık var.
Translate from Turkish to English
Tüm eğlenceden sonra daire büyük bir karışıklık içindeydi.
Translate from Turkish to English
Bir karışıklık olmuş olabilir.
Translate from Turkish to English
Bu cümle bir karışıklık. Bir yabancı tarafından mı yazıldı?
Translate from Turkish to English
Bir karışıklık bırakmak istemiyorum.
Translate from Turkish to English
Sokakta karışıklık hüküm sürüyor.
Translate from Turkish to English
Bu bir karışıklık.
Translate from Turkish to English
Bu karışıklık için sorumlu kişi Tom değil.
Translate from Turkish to English
Bir karışıklık anı vardı.
Translate from Turkish to English
Bu gerçek bir karışıklık.
Translate from Turkish to English
Odam bir karışıklık olmalı.
Translate from Turkish to English
Kimin kazandığına gelince bir karışıklık var.
Translate from Turkish to English
Ben karışıklık için özür dilerim.
Translate from Turkish to English
Büyük bir karışıklık oldu.
Translate from Turkish to English
Bu karışıklık için Tom'u sorumlu tutuyorum.
Translate from Turkish to English
Ne karışıklık!
Translate from Turkish to English
Senin gibi hoş bir adam nasıl böyle bir karışıklık yaşadı?
Translate from Turkish to English
Karışıklık daha da kötüleşti.
Translate from Turkish to English
Dün geceki fırtına Boston'da karışıklık bıraktı.
Translate from Turkish to English
Odam gerçek bir karışıklık.
Translate from Turkish to English
Ofisim gerçek bir karışıklık.
Translate from Turkish to English
Tom karışıklık yüzünden sorumlu tutuldu.
Translate from Turkish to English
Dairem geçek bir karışıklık.
Translate from Turkish to English
Tom, karışıklık için suçlanmayacağını umuyordu.
Translate from Turkish to English
Yaşamında karışıklık istemiyorsan eşyaları aldığın yere, insanları da hak ettikleri yere koy.
Translate from Turkish to English
Karışıklık özellikle kırsal bölgelerde belirgin.
Translate from Turkish to English
Roman liderler karışıklık yüzünden ayaklandı.
Translate from Turkish to English
Sınıfımda iki Ana, üç de María vardı. Bu yüzden öğretmenler karışıklık olmaması için onlara hitap ederken adlarının yanında soyadlarının baş harflerini de söylerlerdi.
Translate from Turkish to English
Ekonominin bilinçli kötü kararlarla bozulup karışıklık yaratılmasının asıl amacının seçime OHAL ortamında gidilmesini sağlamak olabileceğini düşünenler var.
Translate from Turkish to English
Karışıklık ortaya çıktı.
Translate from Turkish to English