Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "karın"

Learn how to use karın in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Kötü bir karın ağrım var.
Translate from Turkish to English

Lafla karın doymaz.
Translate from Turkish to English

Taze karın üstünde kaymak çok eğlenceli.
Translate from Turkish to English

Robert, karın küçük bir bölümünü aldı..
Translate from Turkish to English

Karın nasıl?
Translate from Turkish to English

Karın iyi bir aşçı mı?
Translate from Turkish to English

O diz boyu karın içindeydi.
Translate from Turkish to English

Tom'un kötü bir karın ağrısı vardı.
Translate from Turkish to English

Gel benimle birlikte karın tadını çıkar.
Translate from Turkish to English

Onun, bütün o karın altında gömülü olduğunu duyuyorum.
Translate from Turkish to English

Kötü bir karın ağrım vardı.
Translate from Turkish to English

Karın bana İtalyanca öğretiyor.
Translate from Turkish to English

Mary karın ağrısıyla uyandı.
Translate from Turkish to English

Karın ağrım hakkında doktorla görüşmek istiyorum.
Translate from Turkish to English

Ev karın ağırlığı altında çöktü.
Translate from Turkish to English

Karın var mı?
Translate from Turkish to English

Sana yalvarıyorum. Beni güldürme. Dün çok fazla mekik çektim ve karın kaslarım ağrıyor.
Translate from Turkish to English

Karın hala Amerika'da mı?
Translate from Turkish to English

İki saat süresince karın içinde otobüsü bekledim.
Translate from Turkish to English

Senin karın kim?
Translate from Turkish to English

Kulübenin çatısı karın ağırlığı altında gıcırdadı.
Translate from Turkish to English

Karın gitti.
Translate from Turkish to English

Karın aradı.
Translate from Turkish to English

Karın nerede?
Translate from Turkish to English

Karın var.
Translate from Turkish to English

Karın çalışıyor mu?
Translate from Turkish to English

Karın öğrenirse ondan fırçayı yiyeceksin.
Translate from Turkish to English

Karın telefonda.
Translate from Turkish to English

Tom şiddetli karın ağrısı çekiyor.
Translate from Turkish to English

Karın biliyor mu?
Translate from Turkish to English

Ben senin karın değilim.
Translate from Turkish to English

Düz bir karın istiyorum.
Translate from Turkish to English

Bir karın yok, değil mi?
Translate from Turkish to English

Karın sarışın mı yoksa esmer mi?
Translate from Turkish to English

O senin karın mı? Göründüğünden daha fazlası var.
Translate from Turkish to English

Eğer karın sana ihanet ederse, şükret ki o sadece sana ihanet etti vatanına değil.
Translate from Turkish to English

Bu ilaç senin karın ağrını tedavi edecek.
Translate from Turkish to English

Karın Berberi mi?
Translate from Turkish to English

Karın evde mi?
Translate from Turkish to English

Hepimizin karın ağrısı var.
Translate from Turkish to English

O senin eski karın mı?
Translate from Turkish to English

Sen ve karın nasıl tanıştınız?
Translate from Turkish to English

Karın ofisinde.
Translate from Turkish to English

Tom karın ne zaman duracağını merak ediyordu.
Translate from Turkish to English

Hiçbirimiz gitmek istemiyor fakat ya sen ya da karın gitmek zorunda.
Translate from Turkish to English

Çok kibar bir karın ve çok iyi arkadaşların var.
Translate from Turkish to English

Karın çok şanslı bir kadın.
Translate from Turkish to English

Karın güzel mi?
Translate from Turkish to English

O egzersiz karın kasları için yararlıdır.
Translate from Turkish to English

Senin karın çılgın değil.
Translate from Turkish to English

Karın ve çocukların burada mı?
Translate from Turkish to English

Karın altında çalışıyordu.
Translate from Turkish to English

Karın telefonda. Acil olduğunu söylüyor.
Translate from Turkish to English

Karın ağrısı sık karşılaşılan bir sorundur.
Translate from Turkish to English

"Sen, Tom, Mary'nin karın olmasını kabul ediyor musun?" "Ediyorum."

"Tom, sen, Mary'yi karın olarak kabul ediyor musun?" "Ediyorum."

Karın ağrısı yaygın bir sorundur.

Karın araba sürebilir mi?

Karın burada.

Karın kaç yaşında?

Karın ne dedi?

Bu kadar çok yersen, karın ağrın olur.

Karın kedileri sever mi?

Karın kim, ben mi yoksa Tatoeba mı?

Ben artık senin karın değilim. Senin karın Tatoeba!

Karın Almanca biliyor mu?

Bir karın var, değil mi?

Bir karın olmadığını Tom'a söyledim.

Karın kası mutfakta yapılır.

Tom karın kar küresi içine düşüşüne baktı.

Tom'un botları karın derinliklerine battı.

Karın kışkırtıcı tarzda giyinmeyi sever mi?

Endişelenme. Karın vefasız değil.

Senin karın vefasız.

Kaç tane karın vardı?

Senin karın olmak istemiyorum.

Karın ağrısı geçti.

Karın hapse girdiğini biliyor mu?

Karın kaybolduğunda neredeydin, Tom?

Karın polisi ararken onu bırakma.

Karın o konuda nasıl hissediyor?

Bütün ülke karın altında gömülüydü.

Jane karın güzelliğini açıklayamadı.

O karın ağrısı beni terletti.

Umarım sen ve karın iyi bir yolculuk yapar.

Umarım sen ve karın partimize gidebilirsiniz.

Ahır karın ağırlığı altında çöktü.

Çatı, karın ağırlığı altında çöktü.

Benim, Marika, karın.

Karın ev hanımı mı?

Sami'nin berbat karın ağrısı vardı.

Karın erimesini görmeyi seviyorum.

Karın tuhaf şeyler söylüyor.

Sana bir şey olsaydı karın beni asla affetmezdi.

Karın aradı ve eve giderken pizza almanı istiyor.

Karın çok şanslı.

Senin karın olmaktansa onun fahişesi olmayı tercih ederim.

Mary'yi senin karın sanıyordum.

Karın seni aldatıyor.

Karın ne zaman doğdu?

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English