Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "karşılıklı"

Learn how to use karşılıklı in a Turkish sentence. Over 71 hand-picked examples.

İki insan birbirlerini mükemmel şekilde anlıyorlardı, ve birbirlerinin güçlü niteliklerine karşılıklı saygıları vardı.
Translate from Turkish to English

Onun onu sevdiğini herkes bilir ve karşılıklı olarak.
Translate from Turkish to English

Biz karşılıklı ödünlerle sorunu çözdük.
Translate from Turkish to English

Karşılıklı çıkarlar bulursanız, birbirinizle anlaşırsınız.
Translate from Turkish to English

Biz birbirimizle karşılıklı yemeğe oturduk.
Translate from Turkish to English

Tom yerleri Mary ile karşılıklı değiştirebilmeyi diliyor.
Translate from Turkish to English

Dostluk karşılıklı anlayışla oluşur.
Translate from Turkish to English

İki ülke arasında kültürel değişim devam ederken, onların karşılıklı anlayışı daha da derinleşti.
Translate from Turkish to English

Neden karşılıklı birbirimizi deneyip duruyoruz. Sanırım birbirimize güvenemiyoruz.
Translate from Turkish to English

İyilikler hep karşılıklı mı yapılır?
Translate from Turkish to English

Her şey karşılıklı mı?
Translate from Turkish to English

Lütfen gitmeyin karşılıklı muhabbet edelim.
Translate from Turkish to English

Arkadaş olmak için karşılıklı sevgi şart değil mi?
Translate from Turkish to English

Karşılıklı birbirimize kızgınlıklarımızda ikimizin de haklı olduğu noktalar vardı.
Translate from Turkish to English

Tom'la Mary sahilde oturup karşılıklı konuştular.
Translate from Turkish to English

Onlar karşılıklı anlaşmayla boşandılar.
Translate from Turkish to English

Merak etme duygularımız karşılıklı ben de sana güvenmiyorum.
Translate from Turkish to English

Onun hisleri karşılıklı değildi.
Translate from Turkish to English

Dostluk karşılıklı güven gerektirir.
Translate from Turkish to English

Bu karşılıklı anlaşmaya dayalıydı.
Translate from Turkish to English

Karşılıklı kaldırımlardan yürüyüp geçtik.
Translate from Turkish to English

Onlar karşılıklı ilgi alanları konusunda sizinle konuşmak istiyorlar.
Translate from Turkish to English

Zaten tam olarak bilmediğim bir konuda, o kişiyle karşılıklı tartışmaya girip de sinirlerimi bozmak istemiyorum.
Translate from Turkish to English

Karşılıklı adımlar atmak gerekmektedir.
Translate from Turkish to English

Ben buraya dünyada Birleşik Devletler ve Müslümanlar arasında yeni bir başlangıç noktası aramak için geldim; biri karşılıklı ilgi ve karşılıklı saygıya dayalı; biri Amerika ve Müslümanın münhasır olmadığı ve rekabet içinde olması gerekmeyen gerçeğine dayalı.Bunun yerine onlar örtüşürler ve ortak prensipleri paylaşırlar - adalet ve ilerleme prensipleri tüm insanların hoşgörü ve haysiyeti.
Translate from Turkish to English

Bu karşılıklı bir karardı.
Translate from Turkish to English

Norveççe, İsveççe ve Danimarkaca karşılıklı olarak yüksek derecede anlaşılabilirdir.
Translate from Turkish to English

Bizim karşılıklı arkadaşlarımız var.
Translate from Turkish to English

Onu seviyorum, ama duygu karşılıklı değil.
Translate from Turkish to English

Tom ve Mary karşılıklı oturdular.
Translate from Turkish to English

Karşılıklı anlayış, barışı sağlar.
Translate from Turkish to English

Tartışma karşılıklı saygıya dayalıdır.
Translate from Turkish to English

Evlilik karşılıklı olarak ve son derece eğitici olmalı.
Translate from Turkish to English

Tom ve Mary karşılıklı gülüştüler.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'yi seviyor ama duygu karşılıklı değil.
Translate from Turkish to English

Karşılıklı farklılıklarımızla kendimizi zenginleştirelim.
Translate from Turkish to English

Karşılıksız aşkı sevmiyorum; aşkımızın karşılıklı olmasını istiyorum.

Bizim karşılıklı sorunumuza bir çözüm bulmak için birlikte çalışmamız gerekmektedir.

Bu sorun, karşılıklı yanlış anlamadan ortaya çıktı.

Bu problem karşılıklı yanlış anlamadan doğdu.

Bu planı gerçekleştirmek karşılıklı olarak yararımıza olacaktır.

Biz hedefe ulaşmak için karşılıklı yardımın gerekli olduğu sonucuna vardık.

Bir arkadaşlığı sürdürmek için, karşılıklı sevgi olması gerekir.

Bir arkadaşlığı sürdürmek için, karşılıklı sevgi olmalı.

Bir tür karşılıklı anlayış olmalı.

Hayranlık karşılıklı.

Yöneticilerle karşılıklı oturduk.

Duygu muhtemelen karşılıklı.

Bence bu karşılıklı olark yararlı.

Anadoluspor, Ali'nin sözleşmesini karşılıklı olarak feshetti.

Bu dakikalarda karşılıklı top kayıpları artmaya başladı.

Atışmak; karşılıklı olarak kırıcı sözler söylemek, ağız kavgası etmek anlamına gelir.

Bu işten edinilecek kazanım karşılıklı olacak.

Vefa karşılıklı olursa anlamlıdır.

Roma dünyasında hüküm süren muhtelif ibadet şekillerinin tümü, insanlar tarafından mütesaviyen doğru, düşünürü tarafından yanlış, yargıcı tarafından da faydalı olarak görüldü. Ve böylelikle müsamaha yalnızca karşılıklı müsamahayı değil, aynı zamanda dinsel uyumu da ortaya koydu.

Karşılıklı olarak bayram tebrikleri ediliyor.

Öncelikle karşılıklı güven sağlanmalı.

Gündemde karşılıklı siyasi işbirliği de yer aldı.

Sözleşme karşılıklı olarak feshedildi.

Duygularımız karşılıklı.

10 yıl önceki senle karşılıklı otursan kendine ne tavsiye verirdin?

Ali'yle Twitter'da karşılıklı takipleştik.

"Bidon amcayla haziranda yapılacak görüşmede tansiyon karşılıklı olarak biraz düşürülecek diyorlar." "Benim kafam teknik detay ve kulis dedikodularına çok basmaz. O tarih gelmeden dolarları bozduralım mı, sen onu söyle."

Kadeh tokuşturma kültürünün aslı, çarpışma sırasında karşılıklı sıçrama olduğu için kadehlerin içinde zehir olmadığına dair güven duygusu verme amacıymış.

Go karşılıklı mücadele ve alan hakimiyetine dayalı bir oyundur.

İyi geçinmenin şartı kusursuz olmak değil, kusurları karşılıklı hoş görebilmektir.

His, muhtemeln karşılıklı.

Tüm dilsel iletişim karşılıklı anlayışa bağlıdır.

Kuzey Berbericenin tüm çeşitleri karşılıklı olarak anlaşılabilirdir.

Karşılıklı anlaşarak boşandılar.

Karşılıklı anlaşarak boşandık.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English