Learn how to use karşılıksız in a Turkish sentence. Over 17 hand-picked examples.
Rick ve Carol, iki ay önce ayrıldılar ama yine de o onu karşılıksız seviyor.
Translate from Turkish to English
Amcamdan karşılıksız bir akşam yemeği yedim.
Translate from Turkish to English
Çek karşılıksız çıktı.
Translate from Turkish to English
Tom'un çeki karşılıksız çıktı.
Translate from Turkish to English
Tom'un duyguları karşılıksız değillerdi.
Translate from Turkish to English
Ben insanlara karşılıksız yardım edebiliyorum, ya sen?
Translate from Turkish to English
Batılılar, karşılıksız bastıkları paralarıyla dünyayı soymaya devam ediyorlar.
Translate from Turkish to English
Yaşamın anlamı, karşılıksız sevgiden doğan tertemiz gözyaşlarıdır.
Translate from Turkish to English
Verdiğiniz çek karşılıksız çıktı.
Translate from Turkish to English
Limonlar karşılıksız bir aşk anlamına gelirken portakallar mutlu bir aşk anlamına gelir,
Translate from Turkish to English
Avukat karşılıksız yapılan servislerini önerdi.
Translate from Turkish to English
Limonlar karşılıksız bir aşkı simgelerken portakallar mutlu bir aşkı simgeler.
Translate from Turkish to English
Bunu karşılıksız aldım.
Translate from Turkish to English
Karşılıksız aşkı sevmiyorum; aşkımızın karşılıklı olmasını istiyorum.
Translate from Turkish to English
Birçok şarkı karşılıksız aşkı anlatıyor.
Translate from Turkish to English
Bana, “Tamam!” dedi, “Alfa ve Omega, başlangıç ve son Ben'im. Susayana yaşam suyunun pınarından karşılıksız su vereceğim.
Translate from Turkish to English
Karşılıksız sevmek de güzel, ama severken sevilmek daha güzel.
Translate from Turkish to English