Learn how to use karşıtı in a Turkish sentence. Over 28 hand-picked examples.
Üniversite arkadaşım terör karşıtı.
Translate from Turkish to English
Bugün Almanya'da, Pazartesi günü kundaklamada üç Türk'ün öldürüldüğü Hamburg'un yakınında bir yer de dahil birçok şehirde şiddet karşıtı mitingler gerçekleşti.
Translate from Turkish to English
Kim Kardashian Türkiye karşıtı bir kampanya başlattı, bundan dolayı onu asla beğenmiyorum.
Translate from Turkish to English
Bence, sigara karşıtı yasa makul.
Translate from Turkish to English
Barışın karşıtı savaştır.
Translate from Turkish to English
Tom bir içki karşıtı.
Translate from Turkish to English
Myanmar'da Çin karşıtı düşünceler artıyor.
Translate from Turkish to English
O savaş karşıtı bir gösteriye katıldı.
Translate from Turkish to English
ABD'de hala bazı alkol karşıtı eyaletler vardır.
Translate from Turkish to English
Tom eskiden çok içerdi ama artık o, bir içki karşıtı.
Translate from Turkish to English
Dan ırkçılık karşıtı bir mitinge katıldı.
Translate from Turkish to English
Rahatsızın karşıtı rahattır.
Translate from Turkish to English
Zenginleşmenin karşıtı yoksullaşmadır.
Translate from Turkish to English
ABD'deki seçim, kuruluş karşıtı bir seçimdi.
Translate from Turkish to English
"Elitizm" in eleştirisi genellikle entelektüel karşıtı örtülüdür.
Translate from Turkish to English
O çok savaş karşıtı, çünkü orduda görev yaptı ve savaşın gerçekten neye benzediğini biliyor.
Translate from Turkish to English
Sıkı bir biçimde savaş karşıtı bir romandır.
Translate from Turkish to English
Sami çok İslam karşıtı biri.
Translate from Turkish to English
Tom bir aşı karşıtı.
Translate from Turkish to English
Bin dokuz yüz altmış bir yılı, birçok Baptist'in devletin din karşıtı düzenlemelerine uymayı reddedip bağımsız bir kilise kurduğu, Rus Baptist Kardeşliği'nin uyanış yılı olarak adlandırılır.
Translate from Turkish to English
Adalar hakkındaki anlaşmazlık, Çin'de bazı Japon karşıtı protestolara yol açtı.
Translate from Turkish to English
Adalar hakkındaki ihtilaf, Çin'de bazı Japon karşıtı protestolara yol açtı.
Translate from Turkish to English
Adventistlerin iddia ettiği gibi Ellen White, Helena Blavatsky'nin karşıtı mıdır?
Translate from Turkish to English
Bu yaşlanma karşıtı krem çok pahalı.
Translate from Turkish to English
Ali aslında çok kral çocuktur ama monarşi karşıtı olduğu için arada böyle piç takılıyor.
Translate from Turkish to English
Yeni büyükelçi Batı karşıtı keskin çıkışları olan bir diplomat.
Translate from Turkish to English
"Bozkurtlar"; Ermeni halkına yapılan soykırımı inkâr eden aşırı milliyetçi, neofaşist ve Kürt karşıtı Türk bir harekettir.
Translate from Turkish to English
Ateizmin karşıtı Hıristiyanlık değildir.
Translate from Turkish to English