Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "kararlı"

Learn how to use kararlı in a Turkish sentence. Over 98 hand-picked examples.

İngiltere'ye gitmek için kararlı.
Translate from Turkish to English

Bu defa başarmak için kararlı.
Translate from Turkish to English

Tom hâlâ kararlı.
Translate from Turkish to English

Kararlı görünüyorsun.
Translate from Turkish to English

Tom kararlı görünüyor.
Translate from Turkish to English

Tom kararlı.
Translate from Turkish to English

O, kararlı bir kadın.
Translate from Turkish to English

Yeterince kararlı değilim.
Translate from Turkish to English

Sabırlı ve kararlı ol. Böyle şeyler zaman alır.
Translate from Turkish to English

Tom çok kararlı, değil mi?
Translate from Turkish to English

Tom kararlı değil.
Translate from Turkish to English

Tom her zamankinden daha kararlı görünüyor.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'nin yaptığı hataları yapmamaya kararlı.
Translate from Turkish to English

Kararlı olduğumu düşünüyorum.
Translate from Turkish to English

Tom 2.30'a kadar raporu bitirmeye oldukça kararlı, değil mi?
Translate from Turkish to English

Tom kararlı, değil mi?
Translate from Turkish to English

Tom oldukça kararlı görünüyordu.
Translate from Turkish to English

Dövme yaptırmaya kararlı mısın?
Translate from Turkish to English

Nazik ama kararlı ol.
Translate from Turkish to English

Sen kararlı mısın?
Translate from Turkish to English

Tom kararlı görünüyordu.
Translate from Turkish to English

Tom bir şey yapmak için kararlı.
Translate from Turkish to English

Tom'un boyu ona oyunda kararlı bir avantaj verdi.
Translate from Turkish to English

Hiç kimse benden daha kararlı değil.
Translate from Turkish to English

Ne pahasına olursa olsun başarılı olmaya kararlı.
Translate from Turkish to English

Ben kararlı, düzenli ve sorumlu bir kişiyim.
Translate from Turkish to English

Tom çok kararlı bir adam.
Translate from Turkish to English

Hükümet terörizme son vermeye kararlı.
Translate from Turkish to English

O ülkenin hükümeti atık kararlı.
Translate from Turkish to English

Biz nerede olursa olsun bize yöneltilen teröre hızlı ve kararlı bir şekilde cevap yeteneğine sahip olacağız.
Translate from Turkish to English

Tom Mary ile kararlı bir ilişki içinde olmak istedi.
Translate from Turkish to English

Tom inatçı ve kararlı bir kimse.
Translate from Turkish to English

Tom çok kararlı.
Translate from Turkish to English

Tom oldukça kararlı.
Translate from Turkish to English

Tom kararlı bir kişi değil.
Translate from Turkish to English

Tom kararlı bir biçimde "Hayır" diye yanıtladı.
Translate from Turkish to English

Mary kararlı bir biçimde "Evet" diye yanıtladı.
Translate from Turkish to English

Tom her zamanki gibi kararlı.
Translate from Turkish to English

Bu, ciddi ve kararlı çalışmanın sonucudur.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'ye intikamını almaya kararlı olduğunu söyledi.
Translate from Turkish to English

Ona duygularımı itiraf etmek için yeterince kararlı değilim.
Translate from Turkish to English

Tom, Mary'yi durdurmaya kararlı.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'ye yardım etmeye kararlı.
Translate from Turkish to English

Tom kilo vermeye kararlı.
Translate from Turkish to English

Anne kararlı bir şekilde "Gilbert Blythe'ı asla affetmeyeceğim" dedi.
Translate from Turkish to English

"O zaman ben de Muhafazakarım" dedi Anne kararlı bir şekilde.
Translate from Turkish to English

Anne kararlı bir şekilde "Green Gables'ı satmamalısın" dedi.
Translate from Turkish to English

Leyla yeni bir adam buldu ve onun gitmesine izin vermemekte kararlı.
Translate from Turkish to English

Çok kararlı görünüyorsun.
Translate from Turkish to English

Tom onu yapmaya kararlı.
Translate from Turkish to English

Tom kararlı bir adamdır.

Tom, başkaları ile olan ilişkilerinde her zaman adil ve kararlı olduğundan dolayı iş dünyasında itibarlıdır.

Tom cezaevinde ölmemeye kararlı.

Tom kararlı bir ilişki içinde.

Tom, onun neden meydana geldiğini öğrenmeye kararlı olduğunu söyledi.

Tom ne olduğunu öğrenmekte kararlı olduğunu söyledi.

Tom, Mary'nin bunu yapmaya kararlı olduğunu söyledi.

Tom, Mary'nin bunu yapmaya kararlı olduğunu söylüyor.

Tom, Mary'nin kazanmaya kararlı olduğunu söyledi.

Tom çok kararlı değildi.

Tom neden bunu yapmak için kararlı?

Tom bunu yapmaya kararlı olduğumu biliyordu.

Tom, bunu yapmaya kararlı olduğunu söyledi.

Tom cevapları almaya kararlı.

Tom muhtemelen hâlâ bunu yapmaya kararlı olacak.

Tom gerçekten bunu yapmaya kararlı olduğunu söyledi.

Tom, Mary'nin göründüğü kadar kararlı görünmüyor.

Tom benim kadar kararlı değildi.

Tom kararlı bir çocuk.

Tom'un göründüğü kadar kararlı görünmüyorsun.

Tom'un onu yapmak için bu kadar kararlı olacağını düşünmemiştim.

Tom'un bunu yapmaya kararlı olduğunu biliyorum.

Tom onu yapmak için Mary'nin göründüğü kadar kararlı görünmüyordu.

Tom bunu yaptırmaya kararlı.

Bunu yapmaya kararlı gibi görünüyordun.

Tom bunu tekrar yapmaya kararlı.

Tom kazanmakta kararlı, değil mi?

Sence Tom bunu yapmaya kararlı mı?

Tom'un bunu yapmaya kararlı olduğunu düşünüyor musun?

Tom hâlâ bunu yapmaya kararlı.

Tom'un bunu yapmamaya kararlı.

Tom bana bunu yapmaya kararlı olduğunu söyledi.

Tom kazanmaya kararlı görünüyor.

Durum hızlı ve kararlı hareket etmeyi gerektiriyordu.

Tom bunu yapmaya kararlı olabilir.

Koltuğunu bırakmamakta kararlı.

Hükümetin ekonomik düzeni kararlı bir şekilde ilerlemelidir.

Tom Boston'a gitmekte kararlı.

Tom bunu yapmaya çok kararlı.

Avrupa Birliği, birbirine daha bağlı ve daha etkin hale gelmelidir. Bunun başka yolu yok. Akıl, ancak makul insanlar birlikte kararlı bir şekilde hareket ettiğinde üstün gelebilir.

Kararlı olmalıyız.

Kararlı fakat dayatmasız tavrı öfkesini gizliyor.

Ancak Nikoliç devam etmekte kararlı.

Sürekli ve kararlı bir yasal reform.

Evi terk eden oğlunun adını anmamakta sonuna kadar kararlı.

Ne kararlı bir adam!

Ne kadar da kararlı bir adam!

Kendimi kararlı hissediyorum.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English