Learn how to use kazan in a Turkish sentence. Over 30 hand-picked examples.
Biraz zaman kazan.
Translate from Turkish to English
Kazan kentini beğendin mi?
Translate from Turkish to English
Bütün bu gelişmeler, zaten kaynayan bir kazan konumundaki Ortadoğu'da, dileriz yeni bir sıcak krize dayanmaz.
Translate from Turkish to English
Tümen yaşam kalitesinin en yüksek olduğu şehirler arasında başı çekmektedir. Ayrıca Tümen'le birlikte Rusya'nın en gelişmiş şehirleri arasına Moskova, Kazan, Krasnodar, Sankt-Peterburg, Çelyabinsk, Ekaterinburg, Krasnoyarsk, Novosibirsk ve Orenburg dahil edilebilir.
Translate from Turkish to English
Bu çukuru kazan kişi bendim.
Translate from Turkish to English
Belki kazan hakkında Tom'a söylemenin vakti geldi de geçiyor bile.
Translate from Turkish to English
Kazan hakkında Tom'a söyledin mi?
Translate from Turkish to English
Kazan Tataristanın başkentidir.
Translate from Turkish to English
Dikkat et, o adam yüzüne gülen kuyunu kazan biri.
Translate from Turkish to English
Bu bir kazan-kazan durumu.
Translate from Turkish to English
Kazan, buhar çıkarıp köpürüyor.
Translate from Turkish to English
İki elle kazan, biriyle harca.
Translate from Turkish to English
Sanki buna alışkınmışsın gibi kazan bir değişiklik olsun diye ondan zevk alıyormuşsun gibi kaybet.
Translate from Turkish to English
Tom ve ben bu çukuru kazan kişileriz.
Translate from Turkish to English
Ligde kötü giden Yıldızspor'da kazan kaynıyor.
Translate from Turkish to English
Kafam kazan gibi kaynıyor.
Translate from Turkish to English
Dünya dört kulplu bir kazan, bir kulpundan tut da kazan.
Translate from Turkish to English
Kazanırsan dost kazan, düşmanı anan da doğurur.
Translate from Turkish to English
Kaynayan kazan kapak tutmaz.
Translate from Turkish to English
Yakın bir zaman içerisinde Kazan şehrindeki Esperanto Caddesi yeniden adlandırılacak.
Translate from Turkish to English
Kazan nerede kaynarsa maymun orada oynar.
Translate from Turkish to English
Dünya kazan, ben kepçe.
Translate from Turkish to English
Ali dünya kazan, o kepçe misali geziyor.
Translate from Turkish to English
Kafam kazan gibi oldu.
Translate from Turkish to English
Tamam, sen kazan.
Translate from Turkish to English
Kimse sen kazanana kadar hikâyeni umursamaz. O yüzden kazan.
Translate from Turkish to English
Olay Nasrettin Hoca'nın kazan hikâyesine döndü.
Translate from Turkish to English
Halkın çoğu belediye başkanına kazan kaldırınca koltuğunu bıraktı.
Translate from Turkish to English
Claudio, kazan dairesinden bir şeyler geldiğini duydu.
Translate from Turkish to English
Kazan, Tataristan'ın başkentidir.
Translate from Turkish to English