Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "kazanmak"

Learn how to use kazanmak in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Para kazanmak onun dinidir.
Translate from Turkish to English

Para kazanmak hayattaki asıl amacıdır.
Translate from Turkish to English

Seyircisini kazanmak için konuşmacı, iletişim kurslarından öğrendiği retorik teknikleri kullanarak başvurdu.
Translate from Turkish to English

Hayattaki yegâne hedef para kazanmak değildir.
Translate from Turkish to English

Önce para kazanmak için sağlığımızı sonra da sağlığımızı geri kazanmak için paramızı harcarız.
Translate from Turkish to English

Bir ödül kazanmak için yeterince yükseğe zıplamadı.
Translate from Turkish to English

Seçimi kazanmak adayın siyasi partisi için büyük bir zaferdi.
Translate from Turkish to English

Adam güç kazanmak için çok para kullandı.
Translate from Turkish to English

Kazanmak önemli olan tek şey değildir.
Translate from Turkish to English

Önemli olan tek şey kazanmak olsa, o zaman keyfimiz kaçar.
Translate from Turkish to English

Kazanmak için ister Lions'ları ister Tiger'ları seç, sonucu şansa bağlıdır. Çünkü her iki takım eşit olarak güçlüdür.
Translate from Turkish to English

Çok sayıda şirket sözleşmeyi kazanmak için yarışıyor.
Translate from Turkish to English

Tom daha çok para kazanmak için iş değiştirdi.
Translate from Turkish to English

Onlar para kazanmak istiyorlardı.
Translate from Turkish to English

Hiç kimse adaylığı kazanmak için yeterli oy almadı.
Translate from Turkish to English

Tom her zaman kazanmak için oynar.
Translate from Turkish to English

Çok para kazanmak istedim.
Translate from Turkish to English

Ben kendi hayatımı kazanmak zorundayım.
Translate from Turkish to English

Eğer para kazanmak için buradaysan, Amerika bulunmak için hoş bir yer.
Translate from Turkish to English

Zaman kazanmak için ne yapmalıyım?
Translate from Turkish to English

Hayatını kazanmak için çok çalışır.
Translate from Turkish to English

Hayatını kazanmak için çok çalışıyor.
Translate from Turkish to English

Ne kadar para kazanmak istersin?
Translate from Turkish to English

Nobel Ödülünü kazanmak benim hayalim.
Translate from Turkish to English

Kendi geçimini kazanmak zorunda kalacak.
Translate from Turkish to English

Çok para kazanmak için çok çalıştı.
Translate from Turkish to English

Wilson kazanmak için şüphesiz en iyi şansa sahipti.
Translate from Turkish to English

Para kazanmak için her şeyi yaptılar.
Translate from Turkish to English

Kazanmak zorundayım.
Translate from Turkish to English

Kazanmak istiyorum.
Translate from Turkish to English

Para kazanmak için çalışırız.
Translate from Turkish to English

Kazanmak istemez misin?
Translate from Turkish to English

Güvenimi kazanmak için ne lazım gelir biliyor musun? İçin dışın bir olacak; yanar döner olmayacaksın.
Translate from Turkish to English

Çok para kazanmak neden çekici gelir?
Translate from Turkish to English

Para kazanmak için düşüncelerimi değiştirmem mi gerekiyor?
Translate from Turkish to English

Çok para kazanmak çok mu umurumda?
Translate from Turkish to English

Para kazanmak çok mu umurumda?
Translate from Turkish to English

Kazanmak çok mu umurumda?
Translate from Turkish to English

Ben sizin yardımınızla değil kendim bir insanın kalbini kazanmak istedim.
Translate from Turkish to English

Ben iyi çalışıp hak ettiğimi kazanmak istiyorum.
Translate from Turkish to English

Kazanmak zorundayız.
Translate from Turkish to English

Size para kazanmak için yardım etmedim.
Translate from Turkish to English

Sevdiğim kadını ben kazanmak isterdim.
Translate from Turkish to English

Kazanmak her şey değildir.
Translate from Turkish to English

Ben kendim kazanmak istedim ama anladım ki birbirimize destek olmamız lazımmış.

Geçmişte insanlar sihirli güçler kazanmak için kendilerini şeytana satarlardı. Şimdilerde bu güçleri bilimden kazanıyorlar ve kendilerini şeytanlaşmak zorunda buluyorlar.

Tom kazanmak için ne gerekiyorsa yapacak.

Tom yarışı kazanmak için hiç şansı olmadığını hissetti.

Ödülü kazanmak istedim ama başaramadım.

Gerçekten kazanmak istiyor musun?

Kısa zamanda çok para kazanmak kolay değildi.

Fazla kazanmak için fazla risk almak zorundasın.

Para kazanmak için çalışıyoruz.

Bir davayı kazanmak için ne gereklidir?

Bu maçı kazanmak için her şeyi deneyeceğiz.

Hayatında bir amacı var, para kazanmak.

Önemli olan oyunda kazanmak değil, oyunun içinde yer almak.

O daha fazla para kazanmak için Fransızca öğreniyor.

O para kazanmak için çok çalıştı.

Daha çok para kazanmak istiyorum.

Onun amacı para kazanmak değil.

Para kazanmak için kolay bir yol.

Kazanmak için ufak bir şansımız var.

Futbol dediğimiz, sadece kazanmak için oynanır.

Tom kazanmak için bir şansı olduğunu gerçekten hissetmedi.

Kazanmak için bize kesin sonuçlar lazım.

Biraz zaman kazanmak zorundayız.

Tom sadece biraz daha para kazanmak istiyordu.

Para kazanmak istiyorsan, Amerika en iyisi.

Zaman kazanmak için bilgisayar kullandık.

Gerçekten çok para kazanmak istiyorsan nasıl kazanacağını sana söyleyebilirim.

Kazanmak harika değil mi?

Kazanmak her zaman güzel.

Biraz ekstra para kazanmak ister misin?

İstediğimiz iyi bir yaşam kazanmak için bir şans.

Formumu geri kazanmak zorundayım.

Daha fazla para kazanmak ister misiniz?

Kazanmak için buradayım.

Yaşamımı kazanmak için şarkı söylüyorum.

Arka arkaya dört maçı kazanmak zordur.

Ben sadece ailemi beslemek için yeterli para kazanmak istiyorum.

Kazanmak için olasılık % 0.001'dir

Kazanmak için şansımız olduğunu hâlâ düşünüyor musun?

Gerçekten kazanmak istemedim.

Kazanmak istiyor musun yoksa istemiyor musun?

Her tartışmayı kazanmak zorunda değilsin. Aynı fikirde olmaya razıyım.

Ben çok para kazanmak istiyorum.

Kazanmak istemiyorsun bile.

Kazanmak üzere olduğum tüm parayla ne yapmam gerektiğini merak ediyorum.

Kazanmak yok, kaybetmek yok, biz tamamen eşitiz.

Kazanmak kolay değildi.

Kazanmak asla kolay değil.

Biz kazanmak istiyoruz.

Tom kazanmak istedi.

Tom kazanmak istiyor.

Herkes kazanmak istiyor.

Biraz daha para kazanmak istiyorum.

Tom zaman kazanmak zorunda olduğunu biliyor.

Bugün biraz para kazanmak ister misin?

Gerçekten biraz para kazanmak istiyor musun?

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English