Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "kek"

Learn how to use kek in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Bir parça kek.
Translate from Turkish to English

Üç parça kek yedim.
Translate from Turkish to English

Çok fazla kek yeme.
Translate from Turkish to English

Muhteşem kek ağzımı sulandırdı.
Translate from Turkish to English

Tom kız kardeşine bir parça kek kesti.
Translate from Turkish to English

Annem kek yapar.
Translate from Turkish to English

Bir parça kek tattım ve o lezzetliydi.
Translate from Turkish to English

O, kek parçasını benimle paylaştı.
Translate from Turkish to English

Ben eve varmadan önce bütün kek yenilmiş.
Translate from Turkish to English

O diyette olsa da çikolatalı kek onu cezbetti.
Translate from Turkish to English

Biz kek yerken ve çay içerken gece geç saatlere kadar konuştuk.
Translate from Turkish to English

Tom sadece ananaslı kek seviyor.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'nin doğum günü için fırında kek yaptı.
Translate from Turkish to English

İki parça kek vardı.
Translate from Turkish to English

Yarım kek almak istiyorum.
Translate from Turkish to English

Ben bir kek yapıyordum.
Translate from Turkish to English

O kek seviyor.
Translate from Turkish to English

Biz ona biraz kek bıraktık.
Translate from Turkish to English

O üç kek pişirdi.
Translate from Turkish to English

Biraz kek almaz mısınız?
Translate from Turkish to English

Bir kız bir parça kek karşılığında bana bir portakal verdi.
Translate from Turkish to English

Sen zaten kek yedin.
Translate from Turkish to English

O bana nasıl kek yapılacağını gösterdi.
Translate from Turkish to English

Biraz daha kek ister misin?
Translate from Turkish to English

Annem babama bir kek yapıyor.
Translate from Turkish to English

Annem babam için bir kek yapıyor.
Translate from Turkish to English

Kek lezzetlidir.
Translate from Turkish to English

Hanako gerçekten kek seviyor.
Translate from Turkish to English

Bu kek çok lezzetlidir.
Translate from Turkish to English

Kek yapmak için biraz şekere ihtiyacım var.
Translate from Turkish to English

Bir parça kek daha alabilir miyim?
Translate from Turkish to English

Tatlı olarak kek almak istiyorum.
Translate from Turkish to English

Annem nasıl kek yapacağını bilir.
Translate from Turkish to English

Lütfen kek alın.
Translate from Turkish to English

Çocuk ağzına kek doldurdu.
Translate from Turkish to English

Bir parça daha kek ister misiniz?
Translate from Turkish to English

Nasıl kek yapılacağını bana açıkladı.
Translate from Turkish to English

Yeni pişirilmiş bir kek kolayca kesilmez.
Translate from Turkish to English

Tatlı için peynirli kek istiyorum.
Translate from Turkish to English

Zaten kek yedin.
Translate from Turkish to English

Bir parça kek daha alır mısınız?
Translate from Turkish to English

Elimden gelse her gün hindistan cevizli kek yerim.
Translate from Turkish to English

Çocuk bir parça daha kek için uzandı.
Translate from Turkish to English

Bu kek un, süt, yumurta ve şeker içerir.
Translate from Turkish to English

Biraz kek istiyorum.
Translate from Turkish to English

Bana bir kek yaptı
Translate from Turkish to English

Ben de kek severim.
Translate from Turkish to English

Kek yemeyi severim.
Translate from Turkish to English

İki kek vardı.
Translate from Turkish to English

Son kek dilimini Tom yedi.
Translate from Turkish to English

Mary kek pişiriyor.
Translate from Turkish to English

Son kek parçası Tom tarafından yendi.
Translate from Turkish to English

İki kutu süt aldım. Kek yapacağız.
Translate from Turkish to English

Annesi ona kek yapıyor.
Translate from Turkish to English

Nasıl peynirli kek yapacağını biliyor musun?
Translate from Turkish to English

Bu kek çok tatlı.
Translate from Turkish to English

Cheesecake Factory'de canımın istediği kadar peynirli kek yemek istiyorum.

Biraz kek al.

Sen başka bir kek dilimi mi istiyorsun?

Kek pişiriyordum.

Bir parça kek istiyorum.

Senin için bir kek pişirdim.

Kek olacak mı?

Kek olacak.

Benim için bir parça kek ayır.

Tom Mary'ye onun doğum günü için bir kek yaptı.

Kek kısa süre içinde yapılmalı.

Tom'un bana verdiği kek parçası o kadar büyüktü ki onun hepsini yiyemedim.

Çikolatalı kek tarifini bana verir misin?

Tom vanilya kremalı iki çikolatalı kap kek aldı ve onlardan birini Mary'ye verdi.

Lütfen nasıl kek yapılacağını göster bana.

Bir kek yaptın mı?

Tom'a bir kek pişirdim.

Kek karıncalarla kaynıyordu.

Anne ona bir kek yapıyor.

Arkadaşı için kek pişirdi.

Bir parça çikolatalı kek istiyorum.

Biraz kek ister misin?

Annen sana biraz kek ve süt gönderdi.

Tom Mary'ye bir kek pişirdi.

Tom bana bir kek pişirdi.

Biraz kek ister miydiniz?

Tom Mary'ye partisi için bir kek pişirdi.

Mary'nin doğum günü için bir kek pişiriyorum.

Bir parça kek alın.

"Bir parça kek ister misin?" "Ne çeşit kek?"

Diyetime rağmen, bir dilim çikolatalı kek almaktan kendimi alamadım.

Tom için biraz kek ayırmak isteyebilirsin.

Bu kek parçasını senin için saklıyordum.

Bu kek parçasını Tom için ayıracağız.

Tom'a benim için bir parça kek ayırmasını söyledim.

Peynirlikek benim en sevdiğim kek.

Tom onun kek parçasını yediğimi düşündü.

Tom son kek parçasını aldı.

Bu kek o kadar iyi değil.

Tom bana Mary'nin kendisi için bir kek pişirdiğini söyledi.

O kek gerçekten iyiydi.

Tom Mary'nin doğum günü partisi için bir kek pişirecek.

Çocuk kaç kek yedi? - Çocuk bir tane kek yedi.

Ona iki kek verdim ve sordum, "onların her ikisini de yiyecek misin?"

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English