Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "kenara"

Learn how to use kenara in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Müzisyen kafasını salladı ve küçük piyanosunu bir kenara itti.
Translate from Turkish to English

Dean, yemeği gerçekten bir kenara bırakabilir.
Translate from Turkish to English

Onun geçmesi için kenara çekildim.
Translate from Turkish to English

Onu bir kenara aldım.
Translate from Turkish to English

Aklını bir kenara koy ve alışverişe git.
Translate from Turkish to English

O bir kenara biraz benzin koydu.
Translate from Turkish to English

Kötü bir gün için bir kenara bir şey koymalısın.
Translate from Turkish to English

Adam onu bir kenara itti.
Translate from Turkish to English

O, onu ileride kullanmak üzere bir kenara koydu.
Translate from Turkish to English

Tom kitabı bir kenara koydu ve yukarı baktı.
Translate from Turkish to English

Tom ekipmanı bir kenara koyabilir.
Translate from Turkish to English

Tom emeklilik için, vergisi ertelenmiş daha çok parayı bir kenara koyabilir.
Translate from Turkish to English

Akşam yemeğinden sonra, George'nin babası onu bir kenara aldı.
Translate from Turkish to English

Bu ay 100 dolar bir kenara koydu.
Translate from Turkish to English

Onun odaya girmesi için adam kenara çekildi.
Translate from Turkish to English

O, her hafta birkaç dolar bir kenara koydu.
Translate from Turkish to English

O her hafta beş dolar bir kenara koydu.
Translate from Turkish to English

O her hafta bir kenara on dolar koyar.
Translate from Turkish to English

O her ay bir kenara biraz para koyar.
Translate from Turkish to English

O, her ay bir kenara biraz para koyar.
Translate from Turkish to English

O, kitabı bir kenara bıraktı.
Translate from Turkish to English

Ken her hafta bir kenara biraz para koydu.
Translate from Turkish to English

Kenara çekilin.
Translate from Turkish to English

Lütfen kenara çekilin.
Translate from Turkish to English

Oyuncaklarını bir kenara koy.
Translate from Turkish to English

Bisikletini bir kenara koy.
Translate from Turkish to English

Biraz kenara çekilir misin?
Translate from Turkish to English

Lütfen bu sandalyeleri bir kenara koy.
Translate from Turkish to English

O, bir kenara bir sürü para koydu.
Translate from Turkish to English

Girmesi için kenara çekildi.
Translate from Turkish to English

Eğer kenara çekilirsen, herkes için yer olur.
Translate from Turkish to English

O, bir kenara itildi.
Translate from Turkish to English

Bir kenara konulmuş biraz parası var.
Translate from Turkish to English

Kenara çekilmem için polis bana işaret etti.
Translate from Turkish to English

Onu kenara aldı ve ona haberi anlattı.
Translate from Turkish to English

Örgüsünü bir kenara koydu ve ayağa kalktı.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'nin geçmesine izin vermek için kenara çekildi.
Translate from Turkish to English

Dergileri, ders kitaplarını ve her şeyi bir kenara koymanı istiyorum.
Translate from Turkish to English

Kenara çek.
Translate from Turkish to English

Lütfen kenara çekin.
Translate from Turkish to English

Beni bir kenara itti.
Translate from Turkish to English

Kenara çekin, lütfen.
Translate from Turkish to English

Kenara çekil, lütfen.
Translate from Turkish to English

Lütfen kenara çekil.
Translate from Turkish to English

Şimdi kenara çekil.
Translate from Turkish to English

Tom kenara çekildi.
Translate from Turkish to English

Bir Kaliforniya polisi bir arabayı kenara çekti ve sürücüyle konuştu.
Translate from Turkish to English

Kenara çekil, olur mu?
Translate from Turkish to English

Tom tabağını bir kenara itti ve yeterince yediğini söyledi.
Translate from Turkish to English

Tom her ay bir kenara birkaç dolar koyar.
Translate from Turkish to English

Tom kapıyı açtı ve ilk Mary'nin girmesi için bir adım kenara çekildi.

Yavaş bir el hareketiyle onun bir tutam saçını kenara itti. Sonra, şefkatle ve yumuşak bir şekilde kulağının alt tarafından boynunu öptü.

Bir kapta şeker ve mısır nişastasını çırpın. Bir kenara koyun.

Dergileri, broşürleri ve benzeri şeyleri bir kenara koymanı istiyorum.

Kenara kay.

Kenara çekil!

Zor günler için bir kenara para koysan iyi olur.

Siz de kenara çekilin beyefendi.

Kenara kay ve Tom için yer aç.

Kenara çekilir misiniz?

Onu bir kenara itti.

Kenara çeker misin?

Bir kamyonun geçmesine izin vermek için kenara çekti.

Gururunu bir kenara bırak!

Telefonunu bir kenara bırakmanı istemek zorunda kalacağım.

Silahı bir kenara bırak.

Silahı bir kenara koy.

Tom Mary'nin kenara kaymasını istedi.

Samanı ateşe verdi, kendisi kenara çekildi.

Bill, gezisi için bir kenara yüz dolar koydu.

Lütfen onu benim için bir kenara koy.

Onun sıkıntılarını bir kenara koyman daha iyi olurdu.

Kenara çek ve bana ehliyetini göster.

Kenara çekilir misin?

Oyuncaklarını bir kenara bırak.

O bıçağı bir kenara bırak.

Biraz yer açmak için kenara çekilebilir misiniz lütfen?

Silahı bir kenara koydu.

Onun geçebilmesi için kenara çekildim.

Tom bir kenara bir sürü para koydu.

Tom arabasını kenara çekti.

Tom not defterini kenara koyuyor.

Tom Mary onun yanına oturabilsin diye kenara kaydı.

Bunu benim için bir kenara koy.

Kenara yakın gitme.

Yalama, yavşak ve hainler şöyle kenara çekilsin.

Kitaplarını bir kenara koy.

Ben mesleki hayatta, kişisel duyguların bir kenara konulması gerektiğini biliyorum.

O, her ay emekliliği için bir kenara para koydu.

O şehirdeyken cep telefonunu bir kenara koydu.

Tom oyuncaklarını bir kenara koydu.

Maddi durumun elverirken kenara biraz para koymalısın.

Tom tüfeği bir kenara koydu.

O onun odaya girmesi için kenara çekildi.

Onlar onu bir kenara itti.

Tom kenara çekildi ve Mary'nin içeri girmesine izin verdi.

Böyle önemli bir ayrıntıyı kenara koymayın.

Bu kadar önemli bir ayrıntıyı kenara koyma.

Bu korkuları bir kenara bırak.

Onlar eski yaraları bir kenara koymaya karar verdiler.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English