Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "kendine"

Learn how to use kendine in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Mum kendi kendine söndü.
Translate from Turkish to English

Kız bayıldı, fakat biz onun yüzüne su döktüğümüzde o kendine geldi.
Translate from Turkish to English

Kendi kendine yardım en iyi yardımdır.
Translate from Turkish to English

O, kendi kendine çalıştı.
Translate from Turkish to English

Ne kadar sinsi olursan ol, asla kendine sürpriz yapamazsın.
Translate from Turkish to English

İnsan kendine karşı dürüst olmalı.
Translate from Turkish to English

Kendi kendine çalışma ile, vergi muhasebecisi sınavını geçmek mümkün mü?
Translate from Turkish to English

Kendi kendine şöyle dedi: Bu operasyon başarıyla sonuçlanacak mı?
Translate from Turkish to English

" O tekrar olmayacak. "Fortunatus kendi kendine söyledi, ve tekrar birbirlerine at sürmeye başladılar. Bu defa Fortunatus'un mızrağı düşmanına o kadar güçlü rastladı ki o atından bir top gibi uçtu ve yerde ölü yatıyordu.
Translate from Turkish to English

Dedem tek başına kaldığında bazen kendi kendine konuşur.
Translate from Turkish to English

O, aynada kendine bakmadı mı?
Translate from Turkish to English

Kendine gel.
Translate from Turkish to English

Kendine gelirsen, hoş bir şey alırsın.
Translate from Turkish to English

Kendine dikkat et.
Translate from Turkish to English

Jane'nin hayali kendine yaşlı ve zengin bir sevgili bulmaktı.
Translate from Turkish to English

Resmin kendine ait bir cazibesi var.
Translate from Turkish to English

Eğer bir çocuk kendine ait bir odaya sahip olabiliyorsa, hoştur.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'nin kendine bir masaj yapmasını istedi fakat o yapmak istemedi.
Translate from Turkish to English

Tom geç kaldığı için kendine kızmıştı.
Translate from Turkish to English

Tom kendine bir fıstık ezmeli ve jöleli sandviç yaptı.
Translate from Turkish to English

Tom genellikle şeyleri kendine saklar.
Translate from Turkish to English

Tom kendine fıstık ezmeli sandviç yaptı.
Translate from Turkish to English

Tom Mary ile genellikle kendine sakladığı şeyler hakkında konuştu.
Translate from Turkish to English

Tom aynada kendine gülümsedi.
Translate from Turkish to English

Tom kendine ikinci fincan kahveyi doldurdu.
Translate from Turkish to English

Tom kendine bir bardak süt doldurdu.
Translate from Turkish to English

Tom kendine bir bardak çay yaptı.
Translate from Turkish to English

Tom aynı hatayı tekrar yapmayacağına dair kendine bir söz verdi.
Translate from Turkish to English

Tom, kendine iyi bakıyor.
Translate from Turkish to English

Tom mükemmel bir şekilde kendine bakabilir.
Translate from Turkish to English

Tom bütün odayı kendine ayırdı.
Translate from Turkish to English

Tom bütün kamp alanını kendine ayırdı.
Translate from Turkish to English

Kendine iyi bir adam buldun.
Translate from Turkish to English

Tom kendine güveni var gibi görünmüyor.
Translate from Turkish to English

Tom'un kendine hiç güveni yok.
Translate from Turkish to English

Tom kendi kendine güldü.
Translate from Turkish to English

Tom kendine bakabilir.
Translate from Turkish to English

Şu anda kendine ait bir piyanosu olmasa bile Tom hâlâ piyano çalabiliyor.
Translate from Turkish to English

Tom hakkında endişelenme. O kendine bakabilir.
Translate from Turkish to English

Yalnızken, büyükbabam bazen kendi kendine konuşur.
Translate from Turkish to English

Arkadaşım kendine ait bir araba istiyor.
Translate from Turkish to English

Emi kendine yeni bir elbise ısmarladı.
Translate from Turkish to English

Tom her zaman en az beş dakika önce varmayı kendine vazife edinir.
Translate from Turkish to English

Tom kendine bir kamera satın aldı.

Tom birkaç arkadaşın yardımıyla kendine ev yaptı.

Tom kendine Evrenin Sahibi adını koydu.

Tom kendine bakamaz.

O kendi kendine konuştu.

Sen kendine yardım et, Allah da sana yardım edecektir.

Onun oldukça fazla kendine güveni var.

O, odayı kendine aldı.

Tom kendi kendine konuşuyordu.

O, masayı kendine ayırdı.

O kendi kendine mırıldanıyor.

Lütfen kendine iyi bak.

Aynada kendine bak.

Kafeterya kendi kendine servis.

O, sırrı kendine sakladı.

O, kendine iyi bir yemek pişirdi.

Kendine güven başarının anahtarıdır.

Kendine iyi bak.

Tom sırrı kendine sakladı.

O, hastaneye götürüldüğünde kendine geldi.

Kendine dikkat etmelisin.

Kendine inan.

O, kendine bu büyük odayı aldı.

Çevreyi korumak için herkes kendine düşeni yapabilir.

Kendine büyük evi aldı.

Mary aynada kendine baktı.

O, bu büyük odayı tamamen kendine aldı.

O, bütün mobilyasını sattı, böylece kendine ve köpeğine bakabildi.

Kendine fazla güvenme.

Onu kendine düşman etme.

Kendine güven.

Üşütmemek için kendine dikkat et.

O, kendine bakmıştı.

O, kendine bakamaz.

Alaycı görüşlerini kendine saklamanı rica ediyorum.

Kendine saygısı olmayanın hiç kimseye saygısı yoktur.

Sanıyorum ki, sorun zamanla kendi kendine çözülecektir.

Onun kendi kendine mırıldandığını duydum.

Onun kendine ait bir miktar parası var.

Başkalarına yardım etmek, kendine yardım etmektir.

Kendine hoş bir adam buldun.

Tom Mary'ye kendine gelmesini söyledi.

Onu kendine saklayacağına söz verdi.

Kendine otel suiti tuttu.

Tom bütün evi kendine ayırdı.

Kendine yalan söylemekten vazgeçmelisin.

Kendine az güveni var.

Aynada kendine baktı.

Aynada kendine gülümsedi.

Tom aynada kendine baktı.

Favori kendi kendine-yardım kitabın nedir?

Kendine iyi bakmalısın.

Kendine kendine gitmesi gerektiğini söyledi.

Yeterli iş gücü olmayan bir ülke kendi kendine yeterli olamaz.

Şimdi kendine yeni bir araba almalısın.

Yaşlı adam bazen kendi kendine konuşur.

Kendi kendine, "Başaracağım!" dedi.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English