Learn how to use kesen in a Turkish sentence. Over 17 hand-picked examples.
Kay ağlamayı kesen çocuğu alıncaya kadar değildi.
Translate from Turkish to English
Hayat aldığımız nefes sayısıyla ölçülmez fakat nefesimizi kesen anlarla ölçülür.
Translate from Turkish to English
Saçımı kesen bayana perçemden hoşlanmadığımı söyleyebilmek isterdim.
Translate from Turkish to English
Babası kabloyu kesen kişiydi.
Translate from Turkish to English
Sadece herhangi bir çocuk tarafından kullanılanlar gibi basit boya kalemleri kullanarak Maria nefes kesen resimler yaratabildi.
Translate from Turkish to English
Kendi saçını kesen bir arkadaşım var.
Translate from Turkish to English
Tom'un saçını kesen ben değildim.
Translate from Turkish to English
Berber erkeklerin saçını tıraş eden ve kesen bir adamdır.
Translate from Turkish to English
Ağacı koruyan mı suçludur yoksa kesen mi?
Translate from Turkish to English
Bir dağa tırmanmak nefes kesen bir iştir.
Translate from Turkish to English
Tom bir ağaç kesen olmak istemiyor.
Translate from Turkish to English
Sanırım o ağaçları kesen kişi Tom'du.
Translate from Turkish to English
Yol kesen haydutlar tarafından saldırıya uğradık.
Translate from Turkish to English
Topun bir o kalede, bir bu kalede olduğu, nefesleri kesen bir maçtı.
Translate from Turkish to English
Gole giden topu elle kesen Ali kırmızı kart gördü.
Translate from Turkish to English
Ali kıran baş kesen misin sen?
Translate from Turkish to English
Stalin konuşurken kimse alkışı ilk kesen kişi olmaya cesaret edemediği için zil çalan bir alkış susturucu vardı.
Translate from Turkish to English