Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "keyif"

Learn how to use keyif in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Ailesi için yemek pişirmekten keyif alır.
Translate from Turkish to English

Paskalya Törenini izlemekten keyif aldım.
Translate from Turkish to English

Ben dün gece futbol izlerken keyif aldım.
Translate from Turkish to English

Onunla konuşurken keyif aldım.
Translate from Turkish to English

Tom sadece keyif çatmaya ve dinlenmeye karar verdi.
Translate from Turkish to English

Robert, kız arkadaşı ile konuşmaktan keyif aldı.
Translate from Turkish to English

Ben gerçekten ondan keyif aldım.
Translate from Turkish to English

TV izlemekten keyif aldık.
Translate from Turkish to English

Biz tenis oynamaktan keyif aldık.
Translate from Turkish to English

Tom, Mary'nin arkadaşlarından keyif aldı.
Translate from Turkish to English

Biz oyunu izlerken keyif aldık.
Translate from Turkish to English

Tom Mary ile konuşurken keyif aldı.
Translate from Turkish to English

Sık sık sinemaya gitmekten keyif aldık.
Translate from Turkish to English

O çok cana yakın birisi bu yüzden onunla çalışmaktan keyif alıyorum.
Translate from Turkish to English

Refakatinizden gerçekten keyif aldım.
Translate from Turkish to English

Şu günlerde hayattan keyif almıyorum.
Translate from Turkish to English

Hiçbir şey hatırlamak zorunda değiliz, keyif alalım yeter.
Translate from Turkish to English

Bırakın da hayattan keyif alayım.
Translate from Turkish to English

Size yardım etmek bana keyif verir.
Translate from Turkish to English

Mucizevi bir yaşam ama yaşamdan keyif almak da lazım değil mi?
Translate from Turkish to English

Keyif almadığım bir dünya'da yaşamak ne kadar keyifli olabilir?
Translate from Turkish to English

Seninle çalışmaktan keyif aldım.
Translate from Turkish to English

Ben de seninle çalışmaktan keyif aldım.
Translate from Turkish to English

Tom babasıyla balığa çıkmaktan hiç keyif almadı.
Translate from Turkish to English

Kitap okumaktan keyif alırım.
Translate from Turkish to English

Yaşamdan hiçbir zaman keyif almadım.
Translate from Turkish to English

Erkek kardeşim pul koleksiyonundan büyük keyif alır.
Translate from Turkish to English

Bu kitap sana büyük keyif verecek.
Translate from Turkish to English

Plajda uzun yürüyüşler yapmaktan keyif alırım.
Translate from Turkish to English

Gerçekten bu kitabı okumaktan keyif aldım.
Translate from Turkish to English

Tom'la olmaktan keyif alıyorum.
Translate from Turkish to English

Tom arkadaşlarıyla beyzbol oynamaktan keyif alır.
Translate from Turkish to English

Tom, You Tube'daki eski siyah beyaz filmleri izlemekten keyif alır.
Translate from Turkish to English

Mutsuzluğumun sebebi muhtemelen yalnız olmaktan çok keyif alıyor olmam.
Translate from Turkish to English

Ben gerçekten senin hikayeni okumaktan keyif aldım.
Translate from Turkish to English

Ders çalışmaktan keyif alıyor musun?
Translate from Turkish to English

Ben roman okumaktan keyif alırım.
Translate from Turkish to English

Tom'la konuşmaktan keyif alırım.
Translate from Turkish to English

Ben partinin her dakikasından keyif aldım.
Translate from Turkish to English

Bundan keyif alırım.
Translate from Turkish to English

Yaptığın işten keyif alıyorsan, paradan daha değerli bir şeyin vardır.
Translate from Turkish to English

Tom ve Mary birlikte zaman geçirmekten keyif alırlar.
Translate from Turkish to English

Tom mücadeleden keyif aldı.
Translate from Turkish to English

Birlikte vakit geçirmekten keyif alıyorum.
Translate from Turkish to English

Ben bundan keyif alırdım.
Translate from Turkish to English

Senin beyzbol hakkında konuşmaktan keyif aldığını düşündüm.
Translate from Turkish to English

Bundan herkes keyif almadı.

Tom onu yapmaktan keyif alacak.

Bunu yaparken gerçekten keyif aldım.

Tom Mary ile yürüyüşe çıkmaktan keyif alırdı.

Müzik dinlemekten keyif aldık.

Seninle konuşmaktan keyif alıyorum.

Burada keyif yaptım.

Dün geceki performanstan keyif aldın mı?

Tom partiden keyif alıyor gibi görünüyor.

Kahve içmekten keyif alıyor musun?

Ben eski aile fotoğraflara bakmaktan keyif alırım.

Tom beyzbol izlerken keyif almadığını söyledi.

Tom ve ben birlikte zaman geçirmekten keyif alıyoruz.

Romanya'daki sergilere gitmekten keyif aldın mı?

Bu kitaptan büyük bir keyif alacaksınız.

Bu akşam çok keyif aldım.

O, roman okumaktan keyif alır.

Sen roman okumaktan keyif alıyorsun, değil mi?

Bu romanı okumaktan çok keyif aldım.

Plajda çok keyif alırım.

Çok keyif aldık.

Tom da seyahat etmekten keyif aldı.

Hayattan bu kadar çok keyif olmak çok mu yanlış?

Tom öğretmekten gerçekten keyif aldı.

Ben çok fazla keyif çattım.

Orada yaşamaktan keyif aldım.

Tom Boston'daki kalışından keyif aldı.

Onları dinlemekten keyif aldım.

Çok keyif aldım.

Tom beyzbol oynamaktan keyif aldı.

Burada çalışmaktan çok keyif alıyorum.

Ondan keyif alırım.

Ondan keyif alıyorum.

Oyundan ne kadar keyif aldın?

Nasıl, oyundan keyif aldın mı?

Herkes Tom'un dans etmesini izlemekten keyif aldı.

Biz ondan gerçekten keyif aldık.

Bu geziden şimdiye kadar ne kadar keyif alıyorsun?

Umarız burada ondan keyif alırsınız.

Umarız burada kalırken keyif alırsınız.

Bence Tom bizimle şarkı söylemekten keyif aldı.

Tom ve Mary beraber şarkı söylemekten keyif alırlar.

Boston'da vakit geçirmekten gerçekten keyif aldım.

Fadıl başkalarının duygusal acılarından keyif alıyordu.

40 yılı aşkın bir süredir barıştan keyif aldık.

Yararlılık keyif ile birleştirilmelidir.

Bundan çok fazla keyif alıyorum.

Bir üniversiteden çok keyif aldım.

Kendim de keyif almayı umuyorum.

Leyla abartılı yaşam tarzından keyif alıyordu.

Leyla uzun mutlu bir yaşamdan keyif aldı.

Onu yapmaktan keyif alıyor musun?

Futbol oynamaktan keyif alıyor musun?

Bu gerçekten yapmaktan keyif aldığım bir şey.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English