Learn how to use kin in a Turkish sentence. Over 24 hand-picked examples.
Nasıl dans edeceğini sana kin söyledi.
Translate from Turkish to English
Lisa Stan'a karşı kin besliyor.
Translate from Turkish to English
Tom kin tutmaz.
Translate from Turkish to English
Kin beslemem.
Translate from Turkish to English
Sen bana kin beslemişsin yıllar yılı.
Translate from Turkish to English
Sen kaybetmemi istedin, çünkü kin doluydun bana değil mi?
Translate from Turkish to English
Kimseye kin gütmüyorum.
Translate from Turkish to English
Kimseye kin beslemiyorum.
Translate from Turkish to English
Tom kin ve nefretle Mary'ye baktı.
Translate from Turkish to English
İnsanlara kızsam da kimseyle küs kalamıyorum ve ne kadar istesem de kin besleyemiyorum.
Translate from Turkish to English
Lisa'nın kin beslediği kişi Stan'dır.
Translate from Turkish to English
Lisa Stan'a karşı kin taşıyor.
Translate from Turkish to English
Bu ciddi bir şey değil. Ben ona bir kin taşımıyorum.
Translate from Turkish to English
Kin kalbin kışıdır.
Translate from Turkish to English
O bana karşı bir kin besliyordu.
Translate from Turkish to English
Ebeveynlerine karşı kin hisseder misin?
Translate from Turkish to English
O ona yardım etmediği için Jane Bob'a kin besliyordu.
Translate from Turkish to English
Tom kin tutuyor olabilir.
Translate from Turkish to English
Tom kesinlikle kin tutabilir.
Translate from Turkish to English
Barış, aşk ve bilgeliktir - bu cennet. Savaş kin ve ahmaklıktır - bu cehennem.
Translate from Turkish to English
Gün geçer, kin geçmez.
Translate from Turkish to English
Ali halkı kin ve düşmanlığa tahrikten yargılanıyor.
Translate from Turkish to English
Sana karşı kin tutmuyorum.
Translate from Turkish to English
Rabb'im, nihayet sana itaat edeceğiz. Artık ne kin, ne haset, ne de yaşamak hırsı... Belki bir sabah vakti, belki gece yarısı, artık nefes almayı bırakıp gideceğiz. Ben artık korkmuyorum. En güzel, en bahtiyar, en aydınlık, en temiz ümitler içindeyim. Çok şükür öleceğiz.
Translate from Turkish to English