Learn how to use kirli in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.
Valiz kirli çamaşırlardan başka bir şey içermiyordu.
Translate from Turkish to English
Valiz sadece kirli çamaşırlar içeriyordu.
Translate from Turkish to English
Çocuk kirli.
Translate from Turkish to English
Kirli ev, kirli zemin.
Translate from Turkish to English
Bu nehir kirli değildir.
Translate from Turkish to English
O gömlek çok kirli. Okula gitmeden önce yıkanılması gerek.
Translate from Turkish to English
Ben nehri kirli buldum.
Translate from Turkish to English
Yer partiden kalanlar yüzünden dağınıktı: Yırtık gürültüyapıcılar, kırışık parti şapkaları, ve kirli Power Ranger tabakları.
Translate from Turkish to English
Kaza kirli sis nedeniyle oldu.
Translate from Turkish to English
Bu kirli giysiler onun suçsuzluğunu kanıtlayacak yeni bir kanıt parçası olabilirdi.
Translate from Turkish to English
O, yemekten önce kirli ellerini yıkadı.
Translate from Turkish to English
Tom her zaman bisikletini kirli bırakır.
Translate from Turkish to English
Tom kirli elbiselerini çıkardı ve onları çamaşır makinesine attı.
Translate from Turkish to English
Tom otoparktaki her kirli araba ön camına adını yazdı.
Translate from Turkish to English
Tom genellikle kirli tabakları bir hafta kadar biriktirir, sonra onları yıkar.
Translate from Turkish to English
Tom kirli bulaşıkları çoğunlukla lavaboda bırakır.
Translate from Turkish to English
Tom mutfak zeminini temizleyerek çok iyi bir iş yapmadı. O hâlâ kirli.
Translate from Turkish to English
Tanrım, ne kirli bir müşteri!
Translate from Turkish to English
Jack bana kirli bir oyun oynadı.
Translate from Turkish to English
Havlular kirli.
Translate from Turkish to English
Tom kirli çamaşırlarını ayırdı.
Translate from Turkish to English
Bu pantolon kirli.
Translate from Turkish to English
Kirli hava bitkilerin ölmesine sebep olur.
Translate from Turkish to English
Ayaklarınız kirli.
Translate from Turkish to English
Kitaplarımı kirli ellerinle tutma.
Translate from Turkish to English
Bu evler karanlık ve kirli.
Translate from Turkish to English
Gömleğini değiştir. O çok kirli.
Translate from Turkish to English
Arabasının kirli olmasını umursamaz.
Translate from Turkish to English
Bütün bu kirli tabakları yıkamalıyız.
Translate from Turkish to English
Mavi ceketi kirli ve buruşuktu.
Translate from Turkish to English
Kirli köpeğin avluya gittiğini gördüm.
Translate from Turkish to English
Kirli tabakları lavaboya koydu.
Translate from Turkish to English
Kirli çamaşırları yıkamak istedi.
Translate from Turkish to English
Kirli içme suyu hastalığa neden olabilir.
Translate from Turkish to English
Tony kirli eski ayakkabılarına baktı.
Translate from Turkish to English
Bahçeye gelen kirli bir köpek gördüm.
Translate from Turkish to English
Bu elbiseler kirli ve yıkanmaya ihtiyacı var.
Translate from Turkish to English
Bu giysiler kirli ve yıkanması gerekir.
Translate from Turkish to English
Okyanus kirli.
Translate from Turkish to English
Sansür dört harfli kelimenin kendisinden daha çok kirli zihinleri besler.
Translate from Turkish to English
Yüzün kirli.
Translate from Turkish to English
Odanız kirli.
Translate from Turkish to English
Onun kirli bir yüzü var.
Translate from Turkish to English
Küvet kirli.
Translate from Turkish to English
Onların ayakları kirli.
Translate from Turkish to English
Pantolonun kirli.
Translate from Turkish to English
Küçük buzdolabı kirli.
Translate from Turkish to English
Saçım çok kirli!
Translate from Turkish to English
Yemekten önce onun kirli ellerini yıkadı.
Translate from Turkish to English
Banyo kirli.
Translate from Turkish to English
Tom bir hafta içinde bulaşıkları yıkamadı, bu yüzden lavabo kirli tabaklarla doluydu.
Kirli oldukları için ellerimi yıkıyorum.
Kirli mi?
Bak, benim köpeğim sizinki kadar kirli değil.
Bak, benim evim sizinki kadar kirli değil.
Pantolon kirli.
Kitap kirli.
O, kirli bir banliyödür.
Çünkü o, kirli ve ıslak.
Buzdolabı kirli.
Banyo kirli!
Bardak kirli.
Ayakkabımın teki kirli.
Tuvaletin girişi çok kirli.
Tom'un odası kirli.
Bu bardak kirli.
Tom'un arabası kirli.
Mutfak lavabosu kirli bulaşıklarla doluydu.
Tom kirli elbiselerini çıkardı ve onları doğrudan çamaşır makinesine koydu.
Tom odasının köşesindeki elbise yığını üzerine kirli çoraplarını attı.
Tom arabasının kirli olup olmadığını gerçekten umursamıyor.
Tom kirli elbiselerini sepete attı.
Tom karısının ve aşkının kirli çamaşırlarını ortaya dökmek için bir özel dedektif kiraladı.
Tom her zaman kirli bulaşıkları lavaboya bırakır.
Kirli çamaşırlarını herkesin önünde havalandırma.
Dünyada politika çok kirli.
Tabaklar kirli.
Bu odanın havası kirli.
Tom kirli bulaşıkları mutfak lavabosuna koydu.
Böyle kirli bir masada yiyemeyiz!
Bana temiz bir tabak getir ve bu kirli tabağı alıp götür.
Tom kirli tabakları mutfağa taşıdı.
Kirli bardaktan su içmeyin!
Bisikletlerini hep kirli bırakıyorlardı.
Bu arabalar kirli.
Elleri kirli.
Odan kirli.
Bu kirli bir iş.
Kirli ayaklarınız var.
Onun kirli işleri en sonunda ortaya çıktı.
Marie'nin ayakkabaları kirli.
Bu onun küçük kirli sırrı.
Her zaman bisikletimi kirli bırakırım.
Susan'ın kıyafetleri kirli.
Bu iş zor ve kirli.
Arabam çok kirli, onu yıkamalıyım.
Tüm aile oradaki küçük kirli bir apartmanda oturuyor.
Ona yardım ettikten sonra kirli hissettim.
Kitabım, kirli eller tarafından dokunulmamalı.
Her şey kirli görünüyor.