Learn how to use klima in a Turkish sentence. Over 26 hand-picked examples.
Klima çalışmıyor.
Translate from Turkish to English
Klima olmadan, insanlar günümüzde yaşayamıyor.
Translate from Turkish to English
Bir odada klima olmadan uyumaya alışkınım.
Translate from Turkish to English
Klima bozuk.
Translate from Turkish to English
Klima çok fazla gürültü yapar.
Translate from Turkish to English
Bu klima çok elektrik tüketir.
Translate from Turkish to English
Sıcak bir yaz gününde, klima bizi serin tutmak için bütün gün çalışır.
Translate from Turkish to English
Klima artık çalışıyor gibi görünüyor.
Translate from Turkish to English
Klima hakkında bilgisi olan birini tanıyor musunuz?
Translate from Turkish to English
Yazın klima olmadan hiçbir şey yapamam.
Translate from Turkish to English
Araba dijital kontrollü klima ile donatılmıştır.
Translate from Turkish to English
Klima çalışıyor gibi görünmüyor.
Translate from Turkish to English
Klima tamir altında iken kahvehane kapalıdır.
Translate from Turkish to English
Sıcaklık yüksek olduğu için büyük miktarda klima satıldı.
Translate from Turkish to English
Bu araba bir klima ile gelir.
Translate from Turkish to English
Ben ısıya duyarlı olduğum gibi, yaz aylarında klima olmadan rahatça yaşayamam.
Translate from Turkish to English
Klima yok.
Translate from Turkish to English
Evimde bir klima yok.
Translate from Turkish to English
Bu klima çalışıyor mu?
Translate from Turkish to English
Tom'un dairesinde klima yok.
Translate from Turkish to English
O, evine bir klima tesisatı çektirdi.
Translate from Turkish to English
Yatak odanda bir klima var mı?
Translate from Turkish to English
Bu büyüklükte bir odaya bu klima yetesiz kalır.
Translate from Turkish to English
Klima saatlerdir çalışmasına rağmen odanın içini hâlâ ısıtamamıştı.
Translate from Turkish to English
Bu yaz klima kullanmayacağız.
Translate from Turkish to English
Evde devamlı çalışan klima yüzünden sigorta attı.
Translate from Turkish to English