Learn how to use koşu in a Turkish sentence. Over 44 hand-picked examples.
Koşu sağlığınız için iyi.
Translate from Turkish to English
Sanırım koşu iyi bir egzersizdir.
Translate from Turkish to English
Bu ayakkabılar koşu için uygun değil.
Translate from Turkish to English
Geçen yıl iki çift koşu ayakkabısı eskittim.
Translate from Turkish to English
Bakın, benim sahip olduklarım sadece bu iki kale, yüz hektar arazi, altı araba, dört yüz baş sığır ve yirmi koşu atı...
Translate from Turkish to English
Koşu iyi bir spordur.
Translate from Turkish to English
İyi bir koşu kötü bir ayakta bekleyişten daha iyidir.
Translate from Turkish to English
Hiç ekstra küçüklükte koşu gömleğiniz var mı?
Translate from Turkish to English
Her gün koşu yaparım.
Translate from Turkish to English
Sadece bir koşu için dışarı çıktım.
Translate from Turkish to English
Tom koşu bandı üzerinde koştu.
Translate from Turkish to English
Senin sahip olduğun aynı tür koşu ayakkabılarını almayı düşünüyordum.
Translate from Turkish to English
Tony her gün hafif koşu yapar.
Translate from Turkish to English
Atlet koşu parkurunda koşuyor.
Translate from Turkish to English
Keşke koşu ya da başka bir şeye gitseydim.
Translate from Turkish to English
Tom her sabah kahvaltıdan önce blok etrafında hızlı bir koşu yapar.
Translate from Turkish to English
Ben her sabah hafif koşu yaparım.
Translate from Turkish to English
İki saat boyunca koşu yaptıktan sonra susamıştı.
Translate from Turkish to English
Tom her gün koşu yapar.
Translate from Turkish to English
Hayatım bir koşu bandı haline geldi ve bir mola vermem gerekir.
Translate from Turkish to English
Yaya yolundaki hızlı bir koşu sırasında currywurst yiyen bir adamla çarpıştım.
Translate from Turkish to English
Tom koşu ayakkabıları giyiyor.
Translate from Turkish to English
Tom, koşu bandındaki yarım saatten sonra çok terliyordu.
Translate from Turkish to English
Ben tam anlamıyla bir koşu bandında yaşıyorum.
Translate from Turkish to English
Koşu benim tek savunmamdı.
Translate from Turkish to English
Tüm bu koşu beni acıktırdı.
Translate from Turkish to English
Tom ve Mary birlikte koşu yaparlar.
Translate from Turkish to English
Tom parkta koşu yaparken Mary'yi gördü.
Translate from Turkish to English
Tom ve Mary bazen birlikte koşu yapıyorlar.
Translate from Turkish to English
Her sabah koşu yapardım.
Translate from Turkish to English
O,koşu yarışını kazanmak istiyor.
Translate from Turkish to English
Koşu esnasında nabız yükselir.
Translate from Turkish to English
Tom hala her sabah hafif koşu yapıyor.
Translate from Turkish to English
Tom her sabah erken kalkar ve tempolu koşu yapar.
Translate from Turkish to English
Tom bir saat koşu bandında yürüdü.
Translate from Turkish to English
Ali sol ayağıyla Burak'ın koşu yoluna güzel bir pas attı.
Translate from Turkish to English
Ali yaptığı çapraz koşu ile arkadaşının önünü açtı.
Translate from Turkish to English
Ali defansın arkasına çapraz koşu yaptı.
Translate from Turkish to English
Ali ileriye koşu yaptı.
Translate from Turkish to English
Her türlü havada koşu yapmaya gider.
Translate from Turkish to English
Canının koşu yapmak istemediğini söylüyor.
Translate from Turkish to English
Hevesle aldığı koşu bandını birkaç haftadan sonra çamaşır askısı olarak kullanmaya başladı.
Translate from Turkish to English
Kısa mesafe koşu şampiyonu Jamaikalı.
Translate from Turkish to English
Koşu kıyafetleri giydim.
Translate from Turkish to English