Learn how to use kokusunu in a Turkish sentence. Over 63 hand-picked examples.
Tom mutfakta pişen yemeğin kokusunu alabiliyordu.
Translate from Turkish to English
Çürük bir şeyin kokusunu alıyorum.
Translate from Turkish to English
Yanan bir şeyin kokusunu alıyorum.
Translate from Turkish to English
Sıra dışı bir şeyin kokusunu alıyor musun?
Translate from Turkish to English
Yanan bir şeyin kokusunu alıyorum, Anne.
Translate from Turkish to English
O muhabir haberin kokusunu alıyor.
Translate from Turkish to English
Tom patlamış mısır kokusunu seviyor.
Translate from Turkish to English
Bu çaya benzer bir şeyin kokusunu son kez hayvanat bahçesinde zürafa evinde kokladım.
Translate from Turkish to English
Mutfakta yanan bir şeyin kokusunu alıyorum.
Translate from Turkish to English
Av köpekleri tilkinin kokusunu izledi.
Translate from Turkish to English
Okyanusun kokusunu alabiliyorum.
Translate from Turkish to English
Sanırım yanan bir şeyin kokusunu alıyorum.
Translate from Turkish to English
Berbat bir şeyin kokusunu alıyorum.
Translate from Turkish to English
Taze ekmeğin kokusunu seviyorum.
Translate from Turkish to English
Yağmurdan nefret ederim ama kokusunu severim.
Translate from Turkish to English
Mary'nin parfümünün kokusunu aldım, böylece odada bulunmuş olduğunu anladım.
Translate from Turkish to English
Taze pişmiş ekmek kokusunu severim.
Translate from Turkish to English
Yeni pişmiş ekmeğin kokusunu severim.
Translate from Turkish to English
Fırından yeni çıkmış ekmeğin kokusunu seviyorum.
Translate from Turkish to English
Tom odaya girer girmez Mary'nin parfümünün kokusunu aldı.
Translate from Turkish to English
Tom yanan bir şeyin kokusunu aldığını düşündüğünü söyledi.
Translate from Turkish to English
Bisküvilerin kokusunu alabiliyorum.
Translate from Turkish to English
Yeni demlenmiş kahve kokusunu seviyorum.
Translate from Turkish to English
Onun kokusunu buradan alabiliyorum.
Translate from Turkish to English
Onun saçının kokusunu unutamıyorum.
Translate from Turkish to English
Odaya girer girmez sadece tütün kokusunu değil aynı zamanda benzin kokusunu da fark ettim.
Translate from Turkish to English
Mary'nin parfümünün kokusunu alabiliyorum. O daha önce burada olmalı.
Translate from Turkish to English
Siz arkadaşlar bir şeyin kokusunu alıyor musunuz?
Translate from Turkish to English
Bir şeyin kokusunu alıyor musun?
Translate from Turkish to English
Bugün Mary'nin kullandığı parfümün kokusunu sevmiyorum.
Translate from Turkish to English
Pis bir şeyin kokusunu alıyorum.
Translate from Turkish to English
Yan odada yanan bir şeyin kokusunu almıyor musun?
Translate from Turkish to English
O, kapıyı açar açmaz yanan bir şeyin kokusunu aldı.
Translate from Turkish to English
Tom herhangi bir şeyin kokusunu almadı.
Translate from Turkish to English
Olağan dışı bir şeyin kokusunu alıyor musun?
Translate from Turkish to English
Tuhaf bir şeyin kokusunu alıyor musun?
Translate from Turkish to English
Nerede onların kokusunu aldın?
Translate from Turkish to English
O, çam ağaçlarının kokusunu sever.
Translate from Turkish to English
Mutfakta yanan bir şeyin kokusunu almıyor musun?
Translate from Turkish to English
Burnum gerçekten tıkanmış, bu yüzden mutfaktan gelen herhangi bir şeyin kokusunu alamıyorum.
Translate from Turkish to English
Herhangi bir şeyin kokusunu almıyorum.
Translate from Turkish to English
Kokusunu sevmiyorum.
Translate from Turkish to English
Ben özellikle leylağın kokusunu severim.
Translate from Turkish to English
Sabahleyin napalmın kokusunu severim.
Translate from Turkish to English
Sabahleyin kahvenin kokusunu severim.
Sabahleyin krebin kokusunu severim.
Yanan lastik kokusunu alıyor musun?
Onun saçının kokusunu hala hatırlıyorum.
Senin saçının kokusunu seviyorum.
Ben taze pişmiş ekmek kokusunu severim.
Tom'un sincabı bir mil öteden fındık kokusunu alabiliyor.
Akbabaların ölünün kokusunu alabildikleri söylenir.
Kurabiyelerin kokusunu alabiliyorum.
Kedi bir farenin kokusunu yakaladı gibi görünüyor.
Sarımsağın kokusunu sevmiyorum.
Yemeğin kokusunu satan, paranın sesini alır.
Tom pişen bir şeyin kokusunu alıyordu.
Ağız kokusunu gidermek için sadece diş değil, dil temizliği de önemli.
Eliyle fesleğeni sıvazlayıp kokusunu ciğerlerine çekti.
Kitap kokusunu çok severim.
Brendi kokusunu alabilirim.
"Biri mangal yapıyor. Kokusunu alıyorum." -" Sen nerdesin ki?"
Sigara kokusunu sevmiyorum.