Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "kolay"

Learn how to use kolay in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Her zaman dürüst olmak kolay değildir.
Translate from Turkish to English

O onun İngilizce öğrenmesi için kolay değil.
Translate from Turkish to English

Bu metni çevirmek çok kolay olacak.
Translate from Turkish to English

İngilizce konuşmak kolay değildir.
Translate from Turkish to English

Kilo almak, kişisel gelişimin en kolay metodudur.
Translate from Turkish to English

Bu kitabı okumak benim için kolay.
Translate from Turkish to English

Gençken yeni bir dil öğrenmek daha kolay.
Translate from Turkish to English

Kitap kolay.
Translate from Turkish to English

Yapılması kolay ve ucuzdur.
Translate from Turkish to English

Öğrenim yapmak gerçekten kolay bir şey değildir.
Translate from Turkish to English

Matematik ev ödevi beklediğimden daha kolay çıktı.
Translate from Turkish to English

O kolay pes eden bir tip değildir.
Translate from Turkish to English

Bu kolay.
Translate from Turkish to English

Muhtemelen sorunun kolay bir çözümü vardır.
Translate from Turkish to English

İngilizce, onu öğrenmesi için kolay değildir.
Translate from Turkish to English

Yağmur yağarsa ve toprak nemli olursa, otları çekmek daha kolay olur.
Translate from Turkish to English

Fransızca konuşmayı İngilizceden çok daha kolay buluyorum.
Translate from Turkish to English

Bunun kolay olacağını düşünmüştüm, fakat bütün gün çalışıyoruz ve hâlâ bitirmedik.
Translate from Turkish to English

Bunu yapmanın kolay olacağını düşündüm.
Translate from Turkish to English

Köpekleri eğitmek kolay değil.
Translate from Turkish to English

O kokteyl tatlı ve içmesi kolay.
Translate from Turkish to English

Babasının ölüm şoku kolay kolay geçmedi ve onun canı hiç dışarı gitmek istemedi.
Translate from Turkish to English

İngilizce öğrenmek onun için kolay değil.
Translate from Turkish to English

Sigarayı bırakmak kolay değildir, fakat sağlığının uğruna bırakmalısın.
Translate from Turkish to English

Senin söylemen kolay.
Translate from Turkish to English

O metni çevirmek çok kolay olacak.
Translate from Turkish to English

Karar kolay değildir.
Translate from Turkish to English

Peynirin sindirimi kolay değil.
Translate from Turkish to English

Kötü bir alışkanlıktan kurtulmak kolay değildir.
Translate from Turkish to English

O süper kolay!
Translate from Turkish to English

Sorunu çözmek kolay değildir.
Translate from Turkish to English

Edison'un yeni şeyler icat etmesi her zaman kolay değildi.
Translate from Turkish to English

Tom genellikle anlaşılması kolay açıklamalar yapar.
Translate from Turkish to English

Sevmek kolay fakat sevilmek zordur.
Translate from Turkish to English

Bu kolay bir egzersiz.
Translate from Turkish to English

Ben ilk başta onun kolay olduğunu düşündüm.
Translate from Turkish to English

Havaalanına kolay erişimi olan bir yerde kalalım.
Translate from Turkish to English

Benim soruyu cevaplamam kolay.
Translate from Turkish to English

Aslanların şahinler üzerinde kolay bir galibiyeti vardı.
Translate from Turkish to English

Kolay İngilizce olarak yazılıdır.
Translate from Turkish to English

Tom İngilizce konuşmayı Fransızca konuşmaktan çok daha kolay buluyor.
Translate from Turkish to English

Teknelerdeki askerler kolay hedefler olacaktı.
Translate from Turkish to English

Tom görünmeden Mary'yi izlemeyi oldukça kolay buldu.
Translate from Turkish to English

Birinci Dünya Savaşı, çabuk ve kolay sona ermedi.
Translate from Turkish to English

Yorum eklemek kodu okumayı daha kolay hale getirir.
Translate from Turkish to English

Yorum eklemek şifreyi okumayı daha kolay hale getirir.
Translate from Turkish to English

Onunla birlikte yaşamanın o kadar kolay olmadığı çıktı.

Onun yolu bulması kolay olmalı.

Tom Mary'ye kolay olmayacağını söyledi.

Tom kilo vermek için kolay bir yol arıyor.

Tom kolay şekilde bizi bekleyebilirdi.

Tom Mary'den kesinlikle geçinmesi daha kolay gibi görünüyor.

Tom kesinlikle hokkabazlığı kolay gösterir.

Mary'yi gitmeye ikna etmek kolay olmayacak.

Tom'un Mary'ye ne duyması gerektiğini söylemesi kolay değildi.

Tom'un kıt kanaat geçinmesi kolay değildi.

Tom'un tekrar nasıl yürüyeceğini öğrenmesi kolay değildi.

Tom'un büyük ailesini desteklemek için yeterli para kazanması kolay değildi.

Tom'un Mary'nin sağlık problemleri ile ilgilenmesi kolay değildi.

Bu kitap, kolay İngilizce ile yazılmış.

Bu kitabı okumak kolay.

Bu kitap, yeni başlayanların anlaması için kolay İngilizce ile yazılmıştır.

Bu kitap yeni başlayanların anlaması için çok kolay İngilizce ile yazılmış.

Bu kitap bana kolay gibi görünüyor.

Bu kitap benim okumam için kolay.

Bu kitap çocukların okuması için yeterince kolay.

O, çok kolay tenifi.

Almanca kolay bir dil değildir.

Hangisi daha kolay, bu kitap mı ya da şu kitap mı?

Bu kolay İngilizce ile yazılmış bir hikaye.

Bu zor bir sorundur ve herhangi birinin karar vermesi kolay değil.

Parka giden yolu bulmak kolay değildir.

Ben, bu soruya cevap vermeyi kolay buldum.

Tom kolay pes etmez, değil mi?

Sizin işiniz kolay değil.

O kolay bir zafer.

Ben kitabı kolay buldum.

Cevap kolay değil mi?

Ben oyunu kolay buldum.

Bu kumaş kolay yırtılır.

O çok kolay kızar.

Plastik kolay kırılmaz.

Bu soru kolay değildir.

Bu kitap kolay okunur.

Onun evini bulmak kolay.

İngilizce bizim için kolay değildir.

İngilizce benim için kolay değil.

İşi kolay bulacaksın.

O, düşündüğümden daha kolay.

Kolay gelsin.

O, kolay bir İngilizce kitabı aldı.

O çok kolay bir şekilde üşütür.

Altın bulmak kolay değildi.

Hayat Gürcistan'da kolay değildi.

Sizin web sitesini çökertmenin bu kadar kolay olacağını hiç düşünmemiştim.

Onu yapmak çok kolay.

Bana daha kolay bir şey sor.

Onu çok kolay almayacaksın.

Bu araba çok kolay kullanılır.

O, nefes alışı kadar çok kolay yalan söyler.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English