Learn how to use kolye in a Turkish sentence. Over 40 hand-picked examples.
Tom, Mary için bir kolye yaptı.
Translate from Turkish to English
Annem bana inci bir kolye verdi.
Translate from Turkish to English
Partide takmak için bir kolye aldım.
Translate from Turkish to English
Tom, Mary'ye bir kolye hediye etti.
Translate from Turkish to English
Hoş bir kolye.
Translate from Turkish to English
Kolye için teşekkür ederim.
Translate from Turkish to English
Bu gece ziyafette takmak için bir kolye ödünç aldım.
Translate from Turkish to English
Kadın bir inci kolye taktı.
Translate from Turkish to English
Mary çok pahalı bir kolye takıyor.
Translate from Turkish to English
Tom Mary için bir kolye satın almak istiyor.
Translate from Turkish to English
O, karısı için bir inci kolye satın almak istiyor.
Translate from Turkish to English
Bu kolye yeşim taşından yapılmış.
Translate from Turkish to English
O, boynuna altın bir kolye takıyor.
Translate from Turkish to English
O güzel bir kolye.
Translate from Turkish to English
Tom nişanlısı Mary için bir kolye satın aldı.
Translate from Turkish to English
O bir kolye sakladı.
Translate from Turkish to English
Tom, Mary'ye elmas bir kolye satın aldı.
Translate from Turkish to English
Ona 350.000 dolar değerinde bir inci kolye hediye etti.
Translate from Turkish to English
Ne zaman bir kaza olsa doktorların aradığı ilk şey hasta hakkında bazı bilgiler sağlayan bir bilezik, bir kolye, veya bir aksesuardır.
Translate from Turkish to English
Bu kolye Clara halanın taktığı kolyenin aynısı değil mi?
Translate from Turkish to English
Biz ona bir kolye satın aldık.
Translate from Turkish to English
Tom, John'un Mary'ye inci bir kolye vermesinin uygun olacağını düşünmedi.
Translate from Turkish to English
Kolye yüz dolarlık bir fiyatla ucuz.
Translate from Turkish to English
Bu kolye o kadar güzel ki, karım için satın almak istiyorum.
Translate from Turkish to English
Tom Mary için bir kolye aldı.
Translate from Turkish to English
Tom, Mary'ye bir inci kolye satın aldı.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'ye pahalı bir kolye aldı.
Translate from Turkish to English
Tom, Mary için bir kolye almak istedi.
Translate from Turkish to English
Kolye senin üzerinde harika görünüyor.
Translate from Turkish to English
Tom, Mary için bir inci kolye aldı.
Translate from Turkish to English
Tom bana Mary için bir kolye almak istediğini söyledi.
Translate from Turkish to English
Duygular incitmeye başladığında çıkarıp kenara koyabilmek için, kalpte değil bir kolye içinde taşınabilir olmalıydı.
Translate from Turkish to English
Mary'ye bir kolye almak istiyorum.
Translate from Turkish to English
Mary kristal taşlı bir kolye taktı.
Translate from Turkish to English
Karısını mutlu etme umuduyla ona bir inci kolye aldı.
Translate from Turkish to English
Gümüş bir kolye almak istiyorum.
Translate from Turkish to English
Ben gümüş kolye bakıyorum.
Translate from Turkish to English
Massi sokakta iki tane altın kolye buldu.
Translate from Turkish to English
Ne güzel bir kolye!
Translate from Turkish to English
Annesinin şifonyerinde bir kolye buldu.
Translate from Turkish to English