Learn how to use konserve in a Turkish sentence. Over 15 hand-picked examples.
Bazen bir konserve açacağı olarak makas kullanırım.
Translate from Turkish to English
Yeni konserve açacağım eskisinden daha sağlam, böylece umarım bezelyelerime kavuşmak artık 2 dakikamı almayacak.
Translate from Turkish to English
Tom elektrikli konserve açacağını çalıştıramadı.
Translate from Turkish to English
Tom her gün konserve ton balığı yediği için civa zehirlenmesi oldu.
Translate from Turkish to English
Toptan konserve ürünler alırım.
Translate from Turkish to English
Konserve açacağının nerede olduğunu biliyor musun?
Translate from Turkish to English
Tom her gün konserve ton balığı yemekten civa zehirlenmesi oldu.
Translate from Turkish to English
Konserve açacağı olan biri var mı?
Translate from Turkish to English
Mağazada konserve balık al.
Translate from Turkish to English
İki kutu konserve domates istiyorum.
Translate from Turkish to English
O bir konserve fabrikasında çalışıyor.
Translate from Turkish to English
Konserve meyveleri seviyorum.
Translate from Turkish to English
Örneğin bir konserve fabrikası çöpünü nereye dökecek?
Translate from Turkish to English
Süzme peynirle konserve şeftali şahane bir ikili olur.
Translate from Turkish to English
Süzme peynir konserve şeftaliyle çok iyi gider.
Translate from Turkish to English