Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "konuşmak"

Learn how to use konuşmak in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Açıkça konuşmak gerekirse, o güvenilmez biri.
Translate from Turkish to English

Almanca konuşmak istiyorum.
Translate from Turkish to English

Dayınla konuşmak istiyorum.
Translate from Turkish to English

Amcanla konuşmak istiyorum.
Translate from Turkish to English

İngilizce konuşmak kolay değildir.
Translate from Turkish to English

Hava hakkında konuşmak istemiyorum.
Translate from Turkish to English

Bu konuda sizinle konuşmak isterdim.
Translate from Turkish to English

Çinceyi iyi konuşmak zordur.
Translate from Turkish to English

İngilizce konuşmak zor değildir.
Translate from Turkish to English

Onun hakkında konuşmak için birinci olmak isteyen kimse olmadığı ortaya çıktı.Şimdi ne yaparız?
Translate from Turkish to English

Bu sorun hakkında seninle konuşmak istiyorum.
Translate from Turkish to English

Onunla bir konuşmak istiyorum.
Translate from Turkish to English

Seninle konuşmak istiyorum.
Translate from Turkish to English

Sevdiği genç onunla konuşmak için geldiğinde, o telaşlandı.
Translate from Turkish to English

Biz şirket başkanı ile konuşmak istedik, ama o bizimle konuşmayı reddetti.
Translate from Turkish to English

" Bay Smith ile konuşmak istiyorum." " Ben Smith."
Translate from Turkish to English

Çok yüksek sesle konuşmak zorunda değilsiniz.
Translate from Turkish to English

Ben sizinle konuşmak için bu fırsata sahip olduğuma çok memnunum.
Translate from Turkish to English

Tony ile konuşmak istiyorum.
Translate from Turkish to English

Grup, yaklaşmakta olan parti hakkında konuşmak için bir boğa oturumu planlıyordu.
Translate from Turkish to English

Hiçbir şey söylemeden uzun bir süre konuşmak mümkündür.
Translate from Turkish to English

Onun hakkında konuşmak için uygun bir zaman değil, değil mi?
Translate from Turkish to English

Tom kimseyle konuşmak istemiyordu.
Translate from Turkish to English

O bir yabancı ile konuşmak için cesaretini topladı.
Translate from Turkish to English

Ben sizinle özel olarak konuşmak istiyorum.
Translate from Turkish to English

Ben yönetici ile konuşmak istiyorum.
Translate from Turkish to English

O, o konu hakkında konuşmak istemiyor.
Translate from Turkish to English

Ben Tom. Ann'le konuşmak istiyorum.
Translate from Turkish to English

John Warner'la konuşmak istiyorum.
Translate from Turkish to English

Ben Tom. Mary ile konuşmak istiyorum.
Translate from Turkish to English

Hiç kimse bu konu hakkında konuşmak istemedi.
Translate from Turkish to English

Benimle ne hakkında konuşmak istiyorsun?
Translate from Turkish to English

Bir dakikan varsa, ben bazı sorunlar hakkında seninle konuşmak istiyorum.
Translate from Turkish to English

Mary ayrılmadan önce Tom onunla konuşmak istedi.
Translate from Turkish to English

Tom, bir şey hakkında Mary ile konuşmak istedi.
Translate from Turkish to English

Tom herhangi birini görmek ya da konuşmak istemediğini söyledi.
Translate from Turkish to English

Tom asla onun hakkında konuşmak istemedi.
Translate from Turkish to English

Tom konuşmak için Mary'yi eğlenceli buldu.
Translate from Turkish to English

Tom, Mary ile konuşmak istemiyor.
Translate from Turkish to English

Tom, özel hayatı hakkında konuşmak istemiyor.
Translate from Turkish to English

Tom'un şimdi seninle konuşmak için zamanı yok.
Translate from Turkish to English

Tom'un şu anda birisiyle konuşmak için vakti yok.
Translate from Turkish to English

Tom bana onunla konuşmak için bir fırsat vermedi.
Translate from Turkish to English

Tom'un canı konuşmak istemiyordu.
Translate from Turkish to English

Tom ve Mary'nin birlikte konuşmak için çok zamanı yok. Onların çocukları, her zaman onların ilgisini istiyorlar.

Yüksek sesle konuşmak zorunda değilsin. Seni çok net şekilde duyabiliyorum.

Muhabirler, belediye başkanının neden onlarla konuşmak istemediğini bilmek istediler.

Ben onun hakkında konuşmak istemiyorum.

Seninle konuşmak için daha fazla zamanım yok.

Almanca konuşmak için çok az fırsatımız var.

Benim birçok arkadaşlarla konuşmak için bol bol vaktim vardı.

Bill ve John konuşmak için ayda bir kez bir araya gelmekten hoşlanıyorlar.

John'la konuşmak istiyorum.

Tom Mary ile konuşmak için oraya gitti.

Tom herkesin önünde konuşmak zorunda olduğunda sinirlenir.

Konuşmak için durdular.

Sizinle konuşmak güzeldi.

Onunla konuşmak istiyorum.

Onunla konuşmak kolaydır.

O konuşmak üzereydi.

Tom'la konuşmak kolaydır.

O İngilizce konuşmak zorunda.

Sen hiç bunun hakkında konuşmak istemedin ki.

İngilizce konuşmak faydalılar.

İngilizce konuşmak faydalıdır.

Kimle konuşmak istiyorsun?

Sizinle konuşmak bir zevkti.

Konuşmak için birini istiyorum.

O onlarla konuşmak için durdu.

İngilizce konuşmak eğlencelidir.

İngilizce konuşmak zor mu?

Konuşmak için birine ihtiyacım var.

Ben seninle konuşmak istemiyorum.

Tom Mary ile konuşmak için durdu.

Onunla konuşmak faydasız.

Onun konuşmak için birine ihtiyacı var.

İngilizce konuşmak eğlenceli.

Tom'un konuşmak için birine ihtiyacı var.

İngilizce konuşmak zordur.

Onun hakkında onunla konuşmak istiyorum.

Burada İngilizce konuşmak zorundasın.

Sadece İngilizce konuşmak zorundasın.

Canım biriyle konuşmak istedi.

Şu an seninle konuşmak için çok meşgulüm.

İngilizceyi iyi konuşmak zordur.

O dinlemeyecektir. Onunla konuşmak tuğla bir duvarla konuşmak gibidir.

O, biriyle konuşmak istemiyordu.

Konuşmak istediğin kimdir?

Seninle bir şey hakkında konuşmak istiyorum.

İngilizceyi akıcı şekilde konuşmak istiyorum.

Baş hemşire ile konuşmak istiyorum.

Şu anda canım çok konuşmak istemiyor.

Sadece seninle biraz konuşmak istiyorum.

Benimle konuşmak istiyorsan, lütfen beni ara.

Fransızca konuşmak zordur.

Konuşmak için hiç arkadaşım yok.

Seninle tekrar konuşmak için geldim.

Kapıda seninle konuşmak isteyen bir adam var.

İngilizce konuşmak çok eğlenceli.

Japonca konuşmak benim için kolaydır.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English