Learn how to use konuya in a Turkish sentence. Over 95 hand-picked examples.
Konuya Fransız kaldım.
Translate from Turkish to English
Bu konuya farklı açılardan bakmalısın.
Translate from Turkish to English
Konuya başka bir yaklaşım deneyelim.
Translate from Turkish to English
Ben, dikkatimi konuya yoğunlaştırdım.
Translate from Turkish to English
O konuya daha sonra gelelim.
Translate from Turkish to English
Diğer insanlar her zaman konuya ilgisizler.
Translate from Turkish to English
Şimdi temel konuya dönelim.
Translate from Turkish to English
Ben bu konuya farklı bir bakış açısından bakıyorum.
Translate from Turkish to English
Bu konuya aşinayım.
Translate from Turkish to English
Lafı dolandırmak yerine, Jones doğrudan konuya girdi.
Translate from Turkish to English
Sonraki konuya geçelim.
Translate from Turkish to English
O, konuya aşinadır.
Translate from Turkish to English
Bu konuya başladım.
Translate from Turkish to English
Konuya ilişkin hiçbir şey bilmiyorum.
Translate from Turkish to English
Bu konuya aşina değilim.
Translate from Turkish to English
Bu konuya çok önem verdi.
Translate from Turkish to English
Konuya gayet aşinayım.
Translate from Turkish to English
Tom bu konuya aşina değil.
Translate from Turkish to English
Konudan konuya atladığımı biliyorum.
Translate from Turkish to English
Başka bir konuya geçelim.
Translate from Turkish to English
Düşündüm taşındım, konuya el atmam gerektiğinin farkına vardım.
Translate from Turkish to English
Konuya odaklanmaya çalışın.
Translate from Turkish to English
Daha ziyade konuya odaklanmayı tercih ediyorum.
Translate from Turkish to English
Konuya açığız.
Translate from Turkish to English
O, tartışmak istediğim başka bir konuya getirir.
Translate from Turkish to English
Konudan uzaklaştıktan sonra konuya geri döndü.
Translate from Turkish to English
Bu konuya hiç girmeyelim bence.
Translate from Turkish to English
Tom konuya aşina.
Translate from Turkish to English
Bu konuya yanlış yaklaşıyormuşum.
Translate from Turkish to English
Bu konuya yanlış yaklaşıyorsun.
Translate from Turkish to English
Bunu bana söylemene gerek yok. Bu konuya hiç ilgim yok.
Translate from Turkish to English
Konuya odaklanmamız gerek.
Translate from Turkish to English
Sorun konuya uygun değil.
Translate from Turkish to English
Burada konuya bağlı kalabilir miyiz?
Translate from Turkish to English
On dakika sonra başka bir konuya geçtiler.
Translate from Turkish to English
Sen tam da tartışmak istediğim konuya değindin.
Translate from Turkish to English
Tom hemen konuya girdi.
Translate from Turkish to English
Kitaplar konuya göre düzenlenir.
Translate from Turkish to English
Konuya sadık kal.
Translate from Turkish to English
O bu konuya önem vermektedir.
Translate from Turkish to English
Doğrudan konuya girelim.
Translate from Turkish to English
Konuya geri dönelim.
Translate from Turkish to English
Konuya geleyim.
Translate from Turkish to English
Hemen konuya geleceğim.
Translate from Turkish to English
Asıl konuya gelelim ve iş konuşalım.
Translate from Turkish to English
Ne kadar meşgul olduğunu biliyorum, bu yüzden hemen konuya gireceğim.
Translate from Turkish to English
Sanırım başka bir konuya geçmeliyiz.
Translate from Turkish to English
Bu konuya tamamen Fransız'dım.
Translate from Turkish to English
Ben konuya aşinayım.
Translate from Turkish to English
Onlar o konuya önem verdi.
Translate from Turkish to English
Konuya iyi tarafından bak.
Translate from Turkish to English
Ben zihnimi bu konuya kapatıyorum.
Translate from Turkish to English
Ben bu konuya tamamen ilgimi kaybettim.
Translate from Turkish to English
Ben o konuya ilgimi kaybettim.
Translate from Turkish to English
Bu konuya tamamen Fransız'ım!
Bu konuya aklım ermez!
Polis konuya ilgisizdi.
Polis konuya kayıtsızdı.
Hemen konuya gireceğim.
Hemen konuya gireceğim. Kovuldun.
Lütfen bu kitapları konuya göre sınıflandırın.
Dolandırmadan konuya gireceğim.
Meşgul olduğunu görebiliyorum, bu yüzden hemen konuya gireceğim.
Biz şimdi asıl konuya geliyoruz.
Konuya aşina.
Sanırım bundan bahsetmeyi bırakmalıyız ve başka bir konuya geçmeliyiz.
O konuya girmeyelim lütfen.
Hepimiz o konuya güldük.
Konuya biraz ışık tutalım.
Bu konuya girmiyoruz.
Hemen konuya girmek istiyorum.
Doğrudan konuya giriyoruz.
Konuya güzelce hazırlandı.
Konuya güzel bir şekilde hazırlandı.
Bu konuya kısaca bir göz atalım.
Bu konuya asla değinmedi.
Ali konuya bodoslama daldı.
Sorunuz tartışılan konuya ait değil.
Obama bu konuya da değindi.
Komite'nin bu konuya ilişkin görüşleri ne yönde?
Şimdi Budapeşte de konuya müdahale etti.
Blog yazarları ise konuya şüpheyle yaklaşıyor.
Sırp halkının konuya yaklaşımı ise çok olumlu.
Konuya ihtiyatlı yaklaşmamız gerektiği kanaatindeyim.
Derginin son sayısında bu konuya geniş yer ayrıldı.
Konuya çok uzaksın.
Lütfen konuya gel.
Konuya dair hiçbir şey söylenmedi.
Kısa bir yazının en iyi ihtimalle bu konuya değinebileceğine şüphe yok.
Her zamanki gibi direk konuya giriyorsun.
Konuya bağlı olarak.
Konuya odaklanmam kayboldu.
Bu konuya değinmeme izin veriniz.
Bu konuya açıklık getirmeme izin veriniz.
Bu konuya daha sonra tekrar döneceğiz.