Learn how to use kot in a Turkish sentence. Over 97 hand-picked examples.
İlk mavi kot pantolonlar 1853'te piyasaya çıktı.
Translate from Turkish to English
Franco'nun mavi bir kot pantolonu var.
Translate from Turkish to English
Tom mavi bir gömlek ve mavi kot pantolon giyiyordu.
Translate from Turkish to English
Meg kot pantolon giyen tek kızdı.
Translate from Turkish to English
Üzerinde kot pantolon vardı.
Translate from Turkish to English
O genellikle kot pantolon giyer.
Translate from Turkish to English
Kot pantolonlar her şeyle gider.
Translate from Turkish to English
Benim kot yıkamada küçüldü.
Translate from Turkish to English
Onu hiç kot pantolonla görmedim.
Translate from Turkish to English
Pazar günü genellikle kot giyerim.
Translate from Turkish to English
Kot pantolonla çalışmak kolaydır.
Translate from Turkish to English
Ben kot pantolon giyersem, tamam mı?
Translate from Turkish to English
Erkek kardeşim bana bir kot pantolon verdi.
Translate from Turkish to English
Kot pantolonlar popüler bir giyim ihracatıdır.
Translate from Turkish to English
O zamana kadar, Tom Mary'nin kot pantolon giydiğini hiç görmedi
Translate from Turkish to English
İtalya'da yapılmış bu kot pantolon oldukça pahalı.
Translate from Turkish to English
Tom genellikle kot pantolon ve deri ceket giyer.
Translate from Turkish to English
Tom genellikle kot pantolon giyer.
Translate from Turkish to English
Bisikletimden düşünce kot pantolonumda bir delik açtım.
Translate from Turkish to English
Tom kot giyiyordu.
Translate from Turkish to English
Sizde benim bedenimde kot pantolon var mı?
Translate from Turkish to English
Tom düşük belli kot pantolon giyiyor.
Translate from Turkish to English
Kot pantolonumun dikişleri yırtıldı.
Translate from Turkish to English
Kot pantolonunu nerede çıkardın?
Translate from Turkish to English
Tom kot pantolon ve bir kovboy şapkası giydi.
Translate from Turkish to English
Tom siyah kot ve beyaz t-shirt giyiyordu.
Translate from Turkish to English
Tom siyah kot giydi.
Translate from Turkish to English
Tom kot giymek istiyor.
Translate from Turkish to English
Bir sürü çocuk kot pantolon giyer.
Translate from Turkish to English
Onun yeni gömleğinin mavi kot pantolonu ile gideceğini bilmiyorum.
Translate from Turkish to English
Tom kot ve tişört giyiyordu.
Translate from Turkish to English
Öğretmen derslerinde hep kot pantolon ve gömlek giyiyor.
Translate from Turkish to English
Öğretmen derslerine hep kot pantolon ve gömlekle geliyor.
Translate from Turkish to English
Tom kot pantolonunu giymeye başladı.
Translate from Turkish to English
Benim kot küçüldü.
Translate from Turkish to English
Tom çamaşır ipine üç çift ıslak kot astı.
Translate from Turkish to English
Dan'ın son olarak mavi kot pantolon ve siyah bir deri ceket giydiği görüldü.
Translate from Turkish to English
O, düşük belli kot pantolon giyiyor.
Translate from Turkish to English
Tom genellikle mavi kot pantolon ve mavi bir gömlek giyer.
Translate from Turkish to English
Biraz kilo almış olmalıyım. Kot pantolonumum düğmesi gerçekten sıkıyor.
Translate from Turkish to English
Kot pantolonum olmuyor.
Translate from Turkish to English
Bugün üzerimde kot pantolonum var.
Translate from Turkish to English
Şüpheli en son mavi kot pantolon ve turuncu bir kazak giyerken görüldü.
Translate from Turkish to English
Kot şimdi kızlar arasında moda.
Translate from Turkish to English
Bu kot ceketi 15 yıldır giyiyorum.
Translate from Turkish to English
Mary kot giyen tek kızdı.
Translate from Turkish to English
Tişört ve kot bu ortam için uygun değildir.
Translate from Turkish to English
Kot pantolon erkekler için kısırlığa yol açabilir.
Meg kot giyen tek kızdı.
Tom'un üzerinde kot pantolon vardı.
İnsanların kot giydiğini gördüm.
Artık bu kot pantolona sığmam.
Tom bol kot pantolon giymişti.
O kot pantolonu satın almıyoruz. Parasını sokağa atıyoruz.
Üzerimde kot pantolonum vardı.
Genellikle mavi kot pantolon ve mavi bir gömlek giyerim.
Genellikle kot pantolon ve bir t-shirt giyerim.
Uzun kadın kot pantolon giyiyor.
Dün kot pantolon giymiyordum.
Dün kot pantolon giyiyordum.
Neredeyse her gün kot pantolon giyerim.
Sami dün kot pantolon giymiyordu.
Tom dün kot pantolon giymedi.
Tom dün kot pantolon giymiyordu.
Mavi kot pantolonum var.
Kız kardeşinin kot pantolonunu giydi ve aynaya baktı.
Kot pantolon giymek istiyorum.
Kot pantolonum çekti.
Tom kot pantolon giyiyor.
Tom kot giymiyor.
Tom kot pantolon giymiyordu.
Tom kot pantolon ve tişört giyiyor.
Tom kot pantolon giymek istiyordu.
Tom kot giymek istemedi.
Tom kot pantolon giymek istemiyor.
Tom ellerini kot pantolonuna sildi.
Sami kot pantolon giyiyordu.
Sami kot giyiyordu.
Mary kot pantolon ve tişört giyiyordu.
Tom yeni bir kot giyiyordu.
Kot giymek istemiyorum.
Tom kot giyiyor ve çıplak ayaklı.
Tom bir kot pantolon aldı.
Tom'un hiç kot pantolon giydiğini görmedim.
Tom o kot pantolonu sevdi.
Kot pantolonların kuruması çok uzun sürüyor.
Tom nadiren kot pantolon giyer.
Silikozis, kot taşlama işçilerinde çok görülen bir hastalık.
Dün kot pantolon giymedim.
Kot pantolonun modası hiç geçmez.
Kot pantolonum delinecek kadar eskidi.
Tom'un kot pantolonunun dizlerinde yamalar var.
Kot pantolonum çok dar. Eğilemiyorum.
Robert'ın kot ceket giydiğini net bir biçimde hatırlıyorum.
Kotumu dizinden yırttım. Şimdi yeni bir kot satın almak zorundayım.
Kotumun dizini yırttım. Şimdi yeni bir kot satın almak zorundayım.
Kot pantolon giyen bir çok genç görüyoruz