Learn how to use kraliçe in a Turkish sentence. Over 72 hand-picked examples.
Kraliçe önümüzdeki sene Çin'i ziyaret edecek.
Translate from Turkish to English
Her kovanda sadece bir kraliçe olabilir.
Translate from Turkish to English
Ona kraliçe tarafından üç gemi verildi.
Translate from Turkish to English
Kraliçe Victoria, Büyük Britanya'ya egemen oldu.
Translate from Turkish to English
Kraliçe I. Elizabeth 1603 yılında vefat etti.
Translate from Turkish to English
Kraliçe kralın yanında durdu.
Translate from Turkish to English
Kraliçe ile karşılaştığımı hatırlıyorum.
Translate from Turkish to English
Kraliçe Buckingham Sarayında yaşamaktadır.
Translate from Turkish to English
Kraliçe Liliuokalani geri çekilmek zorunda kaldı.
Translate from Turkish to English
Bir kraliçe görüyorum.
Translate from Turkish to English
Bu kraliçe.
Translate from Turkish to English
Kraliçe Victoria evlendiğinde kaç yaşındaydı?
Translate from Turkish to English
Bir dakika önce biz kraliçe görmüş olabiliriz.
Translate from Turkish to English
Kraliçe mutlu bir biçimde gülümsüyor. İngiltere, İskoçya'nın bir parçası olarak kalabilir.
Translate from Turkish to English
Kraliçe Buckingham Sarayı'nda oturuyor.
Translate from Turkish to English
Victoria ne zaman kraliçe oldu?
Translate from Turkish to English
Bir cumhuriyet başında bir kral ve kraliçe yerine bir başkanı olan bir devlettir.
Translate from Turkish to English
Bir zamanlar bir kral ve kraliçe ve de Sigurd adında çok güçlü ve aktif ve de yakışıklı oğulları varmış.
Translate from Turkish to English
Kraliçe Anne 1705'te Newton'u şovalye ilan etti. O, işi için şovalyö ilan edilen ilk bilim adamıydı.
Translate from Turkish to English
Kraliçe Elizabeth'in herhangi bir doğrudan varisi yoktu.
Translate from Turkish to English
Önümüzdeki hafta kraliçe parlamentoya hitap edecek.
Translate from Turkish to English
Kraliçe çok yaşa!
Translate from Turkish to English
Kraliçe İsabella tarafından Colomb'a üç gemi verildi.
Translate from Turkish to English
Kraliçe Elizabeth'i taklit etmek istiyorum.
Translate from Turkish to English
Kovanda sadece tek bir kraliçe olabilir.
Translate from Turkish to English
Kraliçe denizde yaklaşıyor gibi görünen siyah bir şey gördü.
Translate from Turkish to English
Yahudi Mordecai Kraliçe Esther'in kuzeniydi.
Translate from Turkish to English
Kraliçe Vashti Kral Ahasuerus'un ilk karısıydı.
Translate from Turkish to English
Bizr zamanlar, üç çok güzel kızı olan bir kral ve kraliçe yaşardı.
Translate from Turkish to English
Kraliçe muhteşem bir gümüş elbise giyiyordu.
Translate from Turkish to English
Kral ve kraliçe geliyor.
Translate from Turkish to English
Kraliçe Victoria nerede evlendi?
Translate from Turkish to English
Kraliçe maçtan sonra her oyuncu ile tokalaştı.
Translate from Turkish to English
İyi yürekli kraliçe onu reddedemedi.
Translate from Turkish to English
Bir zamanlar birlikte mutlu bir şekilde yaşayan ve on iki çocuğu olan fakat onların hepsi erkek olan bir kral ve kraliçe vardı.
Translate from Turkish to English
Kralın ölümünden sonra, Elsa kraliçe oldu.
Translate from Turkish to English
Kraliçe çok güzel bir gümüş elbise giydi.
Translate from Turkish to English
O, kraliçe Elizabet'in tahta çıkışının ellinci yıl dönümü için bir hediyeydi gibi görünüyor.
Translate from Turkish to English
Kraliçe Victoria ne zaman doğdu?
Translate from Turkish to English
Ben kral olduğumda sen kraliçe olacaksın.
Translate from Turkish to English
Ve o konuşurken uzun pelerinini attı ve herkes onun kraliçe olduğunu gördü.
Translate from Turkish to English
O her zaman hava atıyor, sanki bir kraliçe gibi davranıyor.
O bir kraliçe gibi hareket eder ve kanında ritmi olduğunu gösterir.
Kraliçe ve Kral tekrar güçlerini birleştirdiler.
Tom bana bir kraliçe gibi davranır.
Kraliçe Marie Antoinette giyotinle edildi.
Kraliçe kral için bir erkek varis üretemekte başarısız oldu.
Kraliçe 1. Elizabeth 1603 yılında öldü.
İngiltere demek; futbol, balık ve patates kızartması ve de kraliçe demektir.
Kraliçe zihinsel olarak yetersizdir.
Kraliçe Elizabeth kimdi?
Tom Mary'ye bir kraliçe gibi davrandı.
Kraliçe olduğum zaman, Tom'u zindana kilitleyeceğim.
Ben kraliçe olduğum zaman, sen kral olacaksın.
Ben kraliçe olduğumda, seni hapse atacağım.
O, Kraliçe Victoria'nın soyundan geliyor!
O, Kraliçe Victoria'nın soyundandır!
Kraliçe müzeyi ziyaret etti.
Biz zamanlar kocası yıllar önce ölmüş olan yaşlı bir kraliçe vardı ve onun da güzel bir kızı vardı.
Beyoncé bir kraliçe.
Kraliçe, Londra Kulesine hapsedildi.
Tom, Kraliçe Mary tarafından şövalye ilan edildi.
Prenses bakır kale'den çıktı ve Kraliçe oldu; ve bu onu çok memnun etti.
Kraliçe bizi davet etmek için yeterince nazikti.
Kraliçe ölmeli.
Herhangi bir kraliçe biliyor musun?
Sami, Leyla'yı bir kraliçe gibi hissettirdi.
Kraliçe Elizabeth'in uzun ve başarılı bir hükümdarlığı vardı.
Genç kraliçe yirmili yaşlardaydı. Uykudayken geçen yüz sene ona etki etmemişti.
Her bir arı kovanında sadece bir kraliçe olabilir.
İngiltere; futbol, balık ve patates kızartması ve de kraliçe demektir.
Bir zamanlar bir kral ve bir kraliçe varmış.