Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "kritik"

Learn how to use kritik in a Turkish sentence. Over 49 hand-picked examples.

Dünyadaki tropikal yağmur ormanları, gezegende yaşamın ekolojik zincirine kritik bağlantılıdır.
Translate from Turkish to English

O öğretmenin sınavının kritik noktaları emin olarak tahmin ettin.
Translate from Turkish to English

Kritik anlarda en güçlülerin bile zayıflara ihtiyacı vardır.
Translate from Turkish to English

O, şimdi hastanede ve onun hayatı kritik.
Translate from Turkish to English

Bu kadar kritik olmayın.
Translate from Turkish to English

O, kritik durumdaydı.
Translate from Turkish to English

O kritik safhayı atlattı.
Translate from Turkish to English

Annen kritik durumda.
Translate from Turkish to English

Tom kritik durumda.
Translate from Turkish to English

Tom'un durumu kritik.
Translate from Turkish to English

Durum kritik.
Translate from Turkish to English

Michael Schumacher kritik durumda.
Translate from Turkish to English

İşte böylesine kritik bir aşamadayız.
Translate from Turkish to English

Durum son derece kritik.
Translate from Turkish to English

Senin tavsiyen kritik.
Translate from Turkish to English

Bilgisayar verilerine göre durumun kritik.
Translate from Turkish to English

Tom hâlâ kritik durumda.
Translate from Turkish to English

Tom'un durum hâlâ kritik.
Translate from Turkish to English

Tom kritik bir durumda apar topar hastaneye kaldırıldı.
Translate from Turkish to English

Hasta kritik durumda.
Translate from Turkish to English

Bu kritik.
Translate from Turkish to English

O neden kritik?
Translate from Turkish to English

Bu bitki kritik tehlike altında.
Translate from Turkish to English

Gebelikte ilk üç ay en kritik dönemdir.
Translate from Turkish to English

Tom'un durumu çok kritik.
Translate from Turkish to English

Tom kritik durumda kalıyor.
Translate from Turkish to English

O kritik bir durumda hastaneye geldi.
Translate from Turkish to English

Zamanlama kritik olacaktır.
Translate from Turkish to English

Öğrenci, yargıcın, konuşması üzerindeki kritik yorumlarıyla cesaretlendi.
Translate from Turkish to English

Durum hala kritik.
Translate from Turkish to English

Onun durumu kritik.
Translate from Turkish to English

Bir bilgisayarı çalıştırma yeteneği bu iş için kritik öneme sahiptir.
Translate from Turkish to English

Tom hâlâ kritik.
Translate from Turkish to English

Kurşun, onun göğsüne girdi, onu kritik durumda bıraktı.
Translate from Turkish to English

Sanatı kritik anda başarısız oldu.
Translate from Turkish to English

Leyla kalp yetmezliği için kritik bir riskteydi.
Translate from Turkish to English

Silahlı üç kurban kritik durumda.
Translate from Turkish to English

Bu hafta kritik.
Translate from Turkish to English

Ali kalesinden zamanında çıkıp kritik bir müdahaleyle pozisyonu önledi.
Translate from Turkish to English

Haber okuryazarlığı verilen haberleri değerlendirebilmek için kritik düşünceyi kullanabilme yeteneğidir. İnandırıcılar mı? Bu haberlerin doğru olduğuna güvenebilir misiniz?
Translate from Turkish to English

Ali yaptığı kritik faulle rakip takımın atağını başlamadan bitirdi.
Translate from Turkish to English

Rakamlar kritik seviyelere kadar düştü.
Translate from Turkish to English

Oranlar kritik alt seviyeleri gördü.
Translate from Turkish to English

Bu kritik zamanlarda kendi çıkarları için davadan vazgeçenlerin Uhud Savaşı'nda tepeyi terk eden okçulardan farkı yok.
Translate from Turkish to English

Bunu doğru şekilde yapmak kritik öneme haiz.
Translate from Turkish to English

Amerika'da başkanlık seçim sistemi bir eyalette oyların %50,01'ini alanın o eyaletteki tüm delegeleri kazanması saçmalığı üzerine kurulu olduğu için nüfusça %1 etkisi olan etnik lobiler bile seçim zamanı bol delege çıkaran kritik eyaletlerde haddinden çok daha büyük politik nüfuza sahip olabiliyor.

Durumunuz kritik.

Yabancılar, futbol kulüpleri gibi stratejik önemi olmayan çerez sektörlerdeki markaları Körfez'e iteleyip adamların petrodolarlarını sağarken, bizim aklıevveller telekom ve savunma sanayisi gibi kritik sektörlerden satış yapıyor.

Kritik derecede hasta.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English