Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "kriz"

Learn how to use kriz in a Turkish sentence. Over 71 hand-picked examples.

Bu yılın sonunda bir ekonomik kriz olacak.
Translate from Turkish to English

Kara para skandalı, 11 Eylül, euronun yayılması, Eski Avrupa, IV. Hartz, Bayan Başbakan, vantilatör mili, iklim felaketi, mali kriz, enkaz primi ve kızgın vatandaş, Almanya'da yılın son 10 kelimesidir.
Translate from Turkish to English

Bir kriz anında sakin kalmak ve kontrolü kaybetmemek gereklidir.
Translate from Turkish to English

Kriz 1968 Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşmasına yol açtı.
Translate from Turkish to English

Biz nükleer kriz ile başa çıkmak için mümkün olan tüm çabaları harcıyoruz.
Translate from Turkish to English

Kriz zamanında nasıl para kazanıldığını bilen biri var mı?
Translate from Turkish to English

Küresel bir kriz yakındır.
Translate from Turkish to English

Kriz zamanı geçmişi idealize etmenin manası yok.
Translate from Turkish to English

2009 yılında mali bir kriz vardı.
Translate from Turkish to English

Fransa'daki bir kriz Amerika için kötü olabilir.
Translate from Turkish to English

1930'lardaki kriz sırasında, çok sayıda zengin insan borsanın iflasında her şeyini kaybetti.
Translate from Turkish to English

Kriz geçirdim.
Translate from Turkish to English

Kriz tehlikeli bir aşamaya giriyor.
Translate from Turkish to English

Kriz ekonomik ideolojide bir devrim başlatabilir.
Translate from Turkish to English

Avrupa için ekonomik kriz kapıda.
Translate from Turkish to English

Ekonomist, sürüp giden bir ekonomik kriz sezinledi.
Translate from Turkish to English

Menkul kıymetler borsası sürüp giden bir ekonomik kriz içindedir.
Translate from Turkish to English

Tom bunun bir kriz olduğunu söylüyor.
Translate from Turkish to English

O kriz milleti ikiye bölünmekle tehdit etti.
Translate from Turkish to English

Şimdiki ekonomik kriz için cumhuriyetçi parti suçlanacak mı?
Translate from Turkish to English

Bir kriz olduğunda biz Allah'a dua ederiz - sonra kriz bittiğinde Allah'ı unuturuz.
Translate from Turkish to English

Bir çeşit kriz geçiriyordu.
Translate from Turkish to English

Cumhuriyet hükümeti, kriz planını değiştirmeyi tartıştı.
Translate from Turkish to English

Bu önemli bir kriz.
Translate from Turkish to English

Kriz ülkemizi doğrudan etkiledi.
Translate from Turkish to English

Özellikle ekonomik kriz dönemlerinde, herhangi bir ürünü alıp almayacağımıza karar verirken fiyat baskın faktör haline gelir.
Translate from Turkish to English

İki ülke kriz için bir anlaşma görüşecekler.
Translate from Turkish to English

Bu kriz ne zaman bitecek?
Translate from Turkish to English

Kriz zamanında para kazanmasını bilen kimse var mı?
Translate from Turkish to English

Onun şirketi kriz sırasında iflas etti.
Translate from Turkish to English

Bir ekonomik kriz yıl sonunda vuracak.
Translate from Turkish to English

Başbakan uzun uzun mali kriz hakkında konuştu.
Translate from Turkish to English

Ekonomik kriz için sert önlemler uygulamamız gerekir.
Translate from Turkish to English

Tom bir kriz yaşıyor.
Translate from Turkish to English

Kriz ne kadar ciddi?
Translate from Turkish to English

Medya son birkaç ay içinde sadece bir şey tartışmıştır; ekonomik kriz.
Translate from Turkish to English

Fransa'daki bir kriz Amerika Birleşik Devletleri için kötü olabilir.
Translate from Turkish to English

Kriz atlatılabilir mi?
Translate from Turkish to English

Almanya finansal kriz tarafından çarpıldı.
Translate from Turkish to English

Mali kriz Almanya'yı vurdu.
Translate from Turkish to English

Ülke kriz içinde.
Translate from Turkish to English

Obama mali kriz üzerinde odaklandı.

Mali kriz sırasında milyonlarca Amerikalı evlerini kaybetti.

İki ülke arasında bir diplomatik kriz ortaya çıktı.

Rusya ile diplomatik kriz hükümetin istikrarını bozdu.

Sanırım evrende sonsuz sayıda finansal kriz var.

Evren hakkında düşünmek bende her zaman varoluşsal bir kriz yaratır.

Tom varoluşsal bir kriz geçiriyor.

Mali kriz Brezilya'ya geldi.

Kriz, Dünya Ekonomisi'nin gelişimi açısından büyük tehlike arz ediyor.

Kriz birçok kişinin ekmeğini kesti.

Kriz birçok kişiyi ekmeğinden etti.

Kriz geçiriyorum.

Eğer bu şehir çökerse, şu anki insani kriz tam bir felakete dönüşebilir.

Sizce yeni bir kriz tehlikesi var mı?

Televizyondaki her dört sözcükten birisi kriz.

Ekonomik kriz yüzünden yaz tatiline çıkamıyor musunuz?

Halk için asıl kriz sosyo-ekonomik.

Aylardır süren siyasi kriz artık sona mı eriyor?

Küresel kriz kapıda mı?

Bu kriz, bir mali krizin sınırlarını aşmıştır.

Sonuç olarak kriz şimdilik önlendi.

Siyasi kriz güvenlik durumu üzerinde herhangi bir etki yarattı mı?

Buna harcanan paraya değer, kriz ne kadar büyük olursa olsun!

Ancak sürmekte olan siyasi kriz, olası ziyaretçileri caydırabilir mi?

Bir kriz ufukta gözüktüğünde eylemlere odaklanmaya başlarım.

Bir kriz an meselesiyken, eylemlere odaklanmaya başlarım.

Kriz öngörülebilirdi.

Kriz esnasında sakinliğini korumak ve kontrolü kaybetmekten kaçınmak gereklidir.

Eğer Maria bunu öğrenirse kriz geçirecektir.

Finansal kriz ekonominin tüm alanlarını etkiledi.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English