Learn how to use kuşku in a Turkish sentence. Over 33 hand-picked examples.
Tom'un ilgileneceğinden çok kuşku duyuyorum.
Translate from Turkish to English
Tom'un o kadar aptal olacağından kuşku duyuyorum.
Translate from Turkish to English
Tom'un kabul edeceğinden kuşku duyuyorum.
Translate from Turkish to English
Tom'un onu yapacağından kuşku duyuyorum.
Translate from Turkish to English
Tom'un geleceğinden kuşku duyuyorum.
Translate from Turkish to English
Tom'un şaşıracağından kuşku duyuyorum.
Translate from Turkish to English
Tom'un yarın burada olacağından kuşku duyuyorum.
Translate from Turkish to English
Tom'un onu kabul edeceğinden kuşku duyuyorum.
Translate from Turkish to English
Tom'un balık tutmayı bildiğinden kuşku duyuyorum.
Translate from Turkish to English
Tom'un gerçekten o kadar salak olabileceğinden kuşku duyuyorum.
Translate from Turkish to English
Tom'un gerçekten bir doktor olduğundan kuşku duyuyorum.
Translate from Turkish to English
Tom'un onu yapmama izin verip vermeyeceğinden kuşku duyuyorum.
Translate from Turkish to English
Tom'un Fransızca konuşup konuşmadığından kuşku duyuyorum.
Translate from Turkish to English
Tom kuşku içinde Mary'ye baktı.
Translate from Turkish to English
Tom'un o tür bir şey yapacağından kuşku duyuyorum.
Translate from Turkish to English
Tom'un Mary'nin telefon numarasını bildiğinden kuşku duyuyorum.
Translate from Turkish to English
Buna hiç kuşku yok.
Translate from Turkish to English
Tom'un gerçekten yapılması gereken şeyleri Yapmak için cesareti olduğundan kuşku duyuyorum.
Translate from Turkish to English
Kuşku güçsüzlüğün bir işaretidir.
Translate from Turkish to English
Kuşku güvende olmanın annesidir.
Translate from Turkish to English
Bazıları benim Kırımtatar Türkçesi cümlelerime kuşku duyuyor olabilirler. Ama kaynaklardan yararlanıyorum.
Translate from Turkish to English
Yerli bir konuşmacının öyle söyleyip söylemediğinden kuşku duyuyorum.
Translate from Turkish to English
Kuşku içindeydim.
Translate from Turkish to English
Tom kuşku içinde baktı.
Translate from Turkish to English
Fadıl'ın ölümü kuşku uyandırıyordu.
Translate from Turkish to English
Kesinlikle hiç kuşku yoktu.
Translate from Turkish to English
Dünyamızdan kuşku duymamız için hiçbir sebebimiz yok, çünkü bize karşı değildir.
Translate from Turkish to English
Tom'un hâlâ meşgul olduğundan kuşku duyuyorum.
Translate from Turkish to English
Hiç kimse cesaretinizden kuşku duymuyor.
Translate from Turkish to English
Tom'un Avustralya'ya gitmeyi düşüneceğinden kuşku duyuyorum.
Translate from Turkish to English
Tom'un bunu yapmaya razı olduğundan kuşku duyuyorum.
Translate from Turkish to English
Yunanlıların İzmir'e gireceğinin açık belirtilerini Mayısın on üçünden beri gören, İzmir'de birtakım genç yurtseverler, ayın 14/15'inci gecesi, bu acıklı durumu aralarında görüşmüşler; bir olupbittiye geldiği kuşku götürmeyen bu girişin, ilhak ile sonuçlanmasını önlemek düşüncesinde birleşmişler ve ilhakı önleme ilkesini ortaya atmışlardır.
Translate from Turkish to English
Deniz veganlığı kuşku yaratan bir beslenme biçimi.
Translate from Turkish to English