Learn how to use kulağına in a Turkish sentence. Over 59 hand-picked examples.
Kulağına küpe olsun!
Translate from Turkish to English
O onun kulağına bir şey fısıldadığında, o sanki hipnotize olmuş gibi, tam onun söylediği gibi hareket etti.
Translate from Turkish to English
Delikanlı Tom'un üzerine abandı ve kulağına bağırdı.
Translate from Turkish to English
Jessie onun kulağına bir şey söylerken Charles'ın tarafında durdu.
Translate from Turkish to English
Tom bir müzik kulağına sahip değil.
Translate from Turkish to English
Onun kulağına bir şey fısıldadı.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'nin kulağına bir şeyler fısıldadı ve o, başını salladı.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'nin kulağına bir şeyler fısıldadı ve o gülümsedi.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'nin kulağına bir şeyler fısıldadı.
Translate from Turkish to English
Tom, Mary'nin kulağına fısıldadı.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'ye doğru yürüdü ve kulağına fısıldadı.
Translate from Turkish to English
Tom telefon ahizesini aldı ve onu kulağına koydu.
Translate from Turkish to English
Tom telefonunu kulağına bastırdı.
Translate from Turkish to English
Tom sonunda Mary'nin kulağına bağlı bir telefon olduğunu fark etti.
Translate from Turkish to English
Tom eğildi ve Mary'nin kulağına fısıldadı.
Translate from Turkish to English
O, dudaklarını onun kulağına yaklaştırdı ve mırıldandı: "Seni seviyorum."
Translate from Turkish to English
Ona sarılıp, kulağına dakikalarca ‘beni hiç bırakma’ diye fısıldamak istiyorum.
Translate from Turkish to English
Mary, Tom'un kulağına bir şey fısıldadı.
Translate from Turkish to English
Tom, Mary'nin kulağına bir şey fısıldadı.
Translate from Turkish to English
Tom öne doğru eğildi ve Mary'nin kulağına fısıldadı.
Translate from Turkish to English
Onun kulağına tatlı ama anlamsız şeyler fısıldadı.
Translate from Turkish to English
Kulağına güzel ama anlamsız sözler fısıldadı.
Translate from Turkish to English
Neden kulağına elliyorsun?
Translate from Turkish to English
Tom etrafa baktı ve sonra Mary'nin kulağına bir şey fısıldadı.
Translate from Turkish to English
Ve sonra Mary eğildi ve Tom'un kulağına bir şey söyledi.
Translate from Turkish to English
Kız arkadaşının kulağına bir şeyler fısıldıyor.
Translate from Turkish to English
Sanki kulağına su kaçmış gibi başını sallıyor.
Translate from Turkish to English
Sanki kulağına su kaçmış gibi kafasını sallıyor.
Translate from Turkish to English
O tekrar küpeyi kulağına takmaya çalıştı.
Translate from Turkish to English
Tom alısün ahizesini alıp kulağına koydu.
Translate from Turkish to English
Onun kulağına bir şeyler fısıldadı.
Translate from Turkish to English
Senin kulağına fısıldayayım.
Translate from Turkish to English
Tom ve Mary birbirlerine sarıldı ve Tom Mary'nin kulağına bir şey fısıldıyordu.
Translate from Turkish to English
Kulağına ne yaptın?
Translate from Turkish to English
Onun kulağına "Seni seviyorum" diye fısıldadı.
Translate from Turkish to English
O benim hiç başıma gelmedi, şeytan kulağına kurşun.
Translate from Turkish to English
Onun kulağına vurdum.
Translate from Turkish to English
Tom, Mary'nin yanında durdu ve onun kulağına fısıldadı.
Translate from Turkish to English
Tom müzik kulağına sahip.
Translate from Turkish to English
Leyla eğildi ve Sami'nin kulağına bir şey fısıldadı.
Translate from Turkish to English
Tom eğildi ve Mary'nin kulağına bir şeyler fısıldadı.
Translate from Turkish to English
Tom telefonu kulağına koydu.
Translate from Turkish to English
Kulağına küpe olsun.
Translate from Turkish to English
Şeytan kulağına kurşun.
Ali, Sami'nin kulağına ezan okudu.
Balığın kulağına kar suyu kaçtı.
Tom kulağına ne söyledi?
Onun kulağına fısıldarsan seni daha iyi duyabilir.
Eğilip kulağına bağırdı.
Bu insanların kulağına giderse ne olacak?
Bu söylediklerim kulağına küpe olsun.
Bu söylediklerimi kulağına küpe yap.
Ali'nin kulağına kar suyu kaçırmayalım.
Karanlıkta korkunç şekiller göreceksin, kötü sesler kulağına fısıldayacak, fakat sana zarar vermeyecekler, çünkü küçük bir çocuğun saflığına karşı cehennem güçleri üstün gelemez.
Tımarhanede kendini peygamber ilan eden delinin iddiası, karşı koğuşta ondan daha ağır durumdaki başka bir delinin kulağına gidince, "Ben o kuluma öyle bir vazife vermedim ki!" diye tepki gösterdi.
Bu sakın Ali'nin kulağına gitmesin, adımızı çıkartır.
Mary'nin genelevde çalıştığı senin de kulağına geldi mi?
Kulağına tanıdık geldi mi?
Bu tuhaf söylentiler kulağına nereden geldi?